Lernen Sie, wie man hızla in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Uçak saatte beş yüz kilometre hızla uçar.
Translate from Türkisch to Englisch
Seyahat acentelerinin karları hızla arttı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tartışma hızla kontrolden çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Haber hızla yayıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar hızla evlerini terk ettiler.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir gün hayatın gözlerinin önünde hızla akıp gidecektir. Emin ol, izlemeye değer.
Translate from Türkisch to Englisch
O hızla merdivenlerden yukarı gitti.
Translate from Türkisch to Englisch
O, hızla yaşlanıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun İngilizcedeki yeterliliği hızla gelişti.
Translate from Türkisch to Englisch
Işık saniyede 186.000 millik bir hızla hareket eder.
Translate from Türkisch to Englisch
O, treni kaçırmamak için hızla istasyona gitti.
Translate from Türkisch to Englisch
O hızla hareket etti ve yangını söndürdü.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu malzemelerin fiyatı hızla arttı.
Translate from Türkisch to Englisch
Amerikan Senatosu hızla antlaşmayı onayladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Zaman hızla geçti ve iş hiç ilerlemedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Zaman hızla geçti.
Translate from Türkisch to Englisch
Elektronik ticaret hızla yayılmaya başladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bazı bitkiler hızla soğuktan etkilenir.
Translate from Türkisch to Englisch
O hızla hareket eder.
Translate from Türkisch to Englisch
Üretim hızla düştü.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu araba saatte 60 km hızla gidiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O büyük bir hızla yürüdü.
Translate from Türkisch to Englisch
O hızla arkaya döndü.
Translate from Türkisch to Englisch
İşsizlik hızla artmıştır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir kedi odadan dışarıya hızla koştu.
Translate from Türkisch to Englisch
Sanayi hızla büyüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Spiker hızla konuşabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Broşüre hızla göz atmak.
Translate from Türkisch to Englisch
Kalbimin hızla çarptığını hissettim.
Translate from Türkisch to Englisch
Hızla ve yavaşça gelişen yetenekler vardır, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Babam gazeteye hızla göz gezdirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Son zamanlarda, ekonominin hızla geliştiğine dair sinyaller bulunmaktadır.
Translate from Türkisch to Englisch
O, hızla yürüdü.
Translate from Türkisch to Englisch
Fareler hızla ürerler.
Translate from Türkisch to Englisch
O, merdivenlerden aşağı hızla koştu.
Translate from Türkisch to Englisch
Müsveddeme hızla göz attı.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu fark etmeden hızla geçti.
Translate from Türkisch to Englisch
Parmakları klavyenin üzerinde hızla hareket etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Roosevelt'in durumu hızla düzeldi.
Translate from Türkisch to Englisch
Japon ekonomisi hızla gelişti.
Translate from Türkisch to Englisch
Çantanı alıp hızla eve gitmelisin.
Translate from Türkisch to Englisch
Savaş hızla şiddetli ve kanlı oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Arabayı saatte seksen kilometre hızla sürdü.
Translate from Türkisch to Englisch
Saatte üç mil hızla yürüdüler.
Translate from Türkisch to Englisch
Dünya hızla değişiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'ye su aygırlarının saatte yaklaşık 30 kilometrelik bir hızla koşabileceğini düşündüğünü söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tavşanlar hızla ürerler.
Translate from Türkisch to Englisch
Hırsız hızla koştu.
Translate from Türkisch to Englisch
Koko, hızla öğrenmeye devam etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Saklanan zemin köpek balıklarından biri onu uyluğun üst kısmından hızla yakalamadan önce o birkaç yardadan daha fazla yüzmemişti.
Tom hızla döndü.
Tom hızla iyileşti.
Tom hızla başını salladı.
O inanılmaz hızla İngilizce öğrendi.
Hızla zengin oldu.
19. yüzyılda göçmenlerin sayısı hızla yükseldi.
Tom hızla perdeleri kapattı.
Tom perdeleri hızla açtı.
Tom hızla tabancasını yeniden yükledi.
Tom sivrisinekler içeri giremeden önce kapıyı hızla kapattı.
Tom hızla masadaki fotoğrafa baktı.
Tom hızla çekmeceyi açtı ve bir silah çıkardı.
Tom hızla hatasını fark etti.
Tom bavuluyla merdivenlerden aşağıya hızla indi.
Tom'un durumu hızla kötüleşiyor.
Evin içinden hızla odasına fırladı ve arkasından kapıyı kapattı.
Dünya gitgide artan bir hızla değişiyor.
Tom kapıyı hızla kapattı.
Tom hızla kapıyı açtı.
Tom caddede hızla yürüdü.
Onun kitabı hızla çok satanlara girdi.
Onun kitabı hızla bestseller oldu.
Onun kitabı hızla çoksatar oldu.
Bu belgeleri hızla gözden geçirmeni istiyorum.
Göçmen sayısı 19.yy'da hızla arttı.
Lüks ürün pazarı hızla büyüyor.
O, hızla Fransızca öğrendi.
Bu ay hızla geçip gitti.
Noel hızla yaklaşıyor.
Biyolojik çeşitlilik dünya çapında hızla azalıyor.
Bu ülkede doğum oranı hızla düşüyor.
Genç hayvanlar hızla yeni bir çevreye uyum sağlarlar.
Çoğu insan hızla yer ve yiyecek hemen yok olur.
Polis beni durdurduğunda saatte 120 kilometre hızla sürüyordum.
Değişen koşullara hızla uyum sağla.
Yardım malzemeleri felaket bölgesine hızla ulaştırılmıştır.
Hızla tepki göstermek zorundaydık.
Hızla iyileşti.
Tom hızla kapıya yöneldi.
Tom hızla mektubu açtı.
Tom hızla odayı terk etti.
Söylenti hızla yayıldı.
Söylentiler hızla yayıldı.
Tom Mary'nin peşinden hızla koştu.
Buna hızla alışacaksın.
Trafik hafif olduğu sahile giden yolu hızla katettik.
Kuşlar hızla uçarken yüksek sesle cıvıltı yaparlar.
Tom hızla zengin oldu.
Evinizden 10 km uzaktaki bir mağazaya gitmek istiyorsanız ve saatte 50 km hızla sürüyorsanız oraya varmak 12 dakikanızı alır.
Evinizden 10 km uzaktaki bir mağazaya gitmek istiyorsanız ve saatte 50 km hızla sürüyorsanız oraya varmak kaç dakikanızı alır?