Lernen Sie, wie man ha in einem Türkisch Satz verwendet. Über 64 handverlesene Beispiele.
Çünkü biz sizi seviyoruz, daha iyi bir kullanıcı deneyimi getirmek için Tatoeba'yı güncelleştiriyoruz. Gördünüz mü? Biz sizi seviyoruz ha?
Translate from Türkisch to Englisch
Bir şemsiyeyi paylaşan iki erkek öğrenci ha? Bu oldukça tuhaf bir durum.
Translate from Türkisch to Englisch
Sizi seviyoruz, çünkü biz daha iyi bir kullanıcı deneyimi sunmak için Tatoeba'yı güncelliyoruz. Anlıyor musunuz? Sizi seviyoruz ha?
Translate from Türkisch to Englisch
Al-Saib sordu: Çöplükte uyumak ha? Kötü kokulu bir tecrübe olmalı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen yenisin, ha?
Translate from Türkisch to Englisch
Bunu ha bire yapıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Ha, şimdi hatırladım. Kütüphane yarın kapalı.
Translate from Türkisch to Englisch
Vay, iki tane kız arkadaşın var ha? Biri seni diğeriylekyen görmese iyi.
Translate from Türkisch to Englisch
"Çalışman müşterilerin birçok şikayetine neden oluyordu.; Buradan hemen ayrılmanı emrediyorum." "Defol git ha! Ben zaten burada çalışmak istemedim"
Translate from Türkisch to Englisch
Ha şöyle!
Translate from Türkisch to Englisch
Ha? Anahtarları nereye koydum?
Translate from Türkisch to Englisch
Demek öyle ha!
Translate from Türkisch to Englisch
Kötü bir şeye karıştın, ha?
Translate from Türkisch to Englisch
Ha, evet, haklısın.
Translate from Türkisch to Englisch
Ha gayret!
Translate from Türkisch to Englisch
"Ne söylediklerimi dinlemiyorsan Tom, sırrını herkese derim!" "Ha? Ne sırrı?"
Translate from Türkisch to Englisch
"Söylediklerimi dinlemezsen Tom, sırrını herkese anlatırım!" "Ha? Ne sırrı?"
Translate from Türkisch to Englisch
Eskiyi unutsak, yeni tanışmış gibi başlasak ha... O zaman sevemez misin beni!
Translate from Türkisch to Englisch
Acılar ha demeyle dinmez.
Translate from Türkisch to Englisch
"Ha, ha!" diye güldü Scrooge'un yeğenini. "Ha, ha, ha!"
Translate from Türkisch to Englisch
"Selam, Harry!" "Tom.. Tom Riddle!" "Ha, hayır!" "Ne?" "Ben senim!" "Hayalet misin?" "Hayır, ben bir aşçıyım!" "Ne?"
Translate from Türkisch to Englisch
Amma da çok soru soruyorsun, ha!
Translate from Türkisch to Englisch
Ha, tamam!
Translate from Türkisch to Englisch
Ha ha ha! Tüm sinekleri öldürmek mi istiyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch
Sakın ha bunu ona sormayın.
Translate from Türkisch to Englisch
Ha! ha! ha! Sarhoş bir sincap! bu çok komik olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen de uyuyamadın, ha?
Translate from Türkisch to Englisch
Senin planın iyi değil. - Ha, yani şimdi o "benim" planım!
Translate from Türkisch to Englisch
Mua, ha, ha, ha, ha! Senin ruhun benim olacak!
Translate from Türkisch to Englisch
Oh, yani sen, sert bir adam olduğunu düşünüyorsun, ha?
Translate from Türkisch to Englisch
Ha siktir!
Translate from Türkisch to Englisch
Ha şunu bileydin.
Translate from Türkisch to Englisch
Ha! Seni döverim.
Translate from Türkisch to Englisch
Güzel yer, ha?
Translate from Türkisch to Englisch
Bugünkü hava çok bulutlu, ha!
Translate from Türkisch to Englisch
Ha? Toniğimiz bitti mi? Peki, kusra bakma ama personal odasına gidip biraz getirebilir misin, Katou?
Translate from Türkisch to Englisch
Sakın ha, kendini fazla yorma!
Translate from Türkisch to Englisch
Ha Ali Hoca, ha Hoca Ali.
Translate from Türkisch to Englisch
Ha Hoca Ali, ha Ali Hoca.
Translate from Türkisch to Englisch
Ha şunu bileydin!
Translate from Türkisch to Englisch
Demek öyle ha?
Translate from Türkisch to Englisch
Bana ha?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu işler öyle ha deyince olmaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Amma safmışım ha.
Translate from Türkisch to Englisch
Amma dandik organizasyonmuş ha!
Translate from Türkisch to Englisch
Sen hangi şarkıyı söylüyorsun ha?
Ha şöyle.
Ha sen ha ben.
Ha bitti ha bitecek derken akşamı ettik.
Günlerdir ha geldi, ha gelecek diye Ali'yi bekliyoruz.
Hey dostum! Burada çevrilmesi gereken cümleler varmış ha, öyle mi?
Amma geceydi ha.
Ha gayret, bitmek üzere.
Ha, evet!
Yanni ha babam bekledi.
"Şarap içmiyorsun ha?" "Hayır, araba sürdüğüm için elma suyu içiyorum."
Temel doktor olan Dursun'a gidip sağ ayağının ağrımasından şikâyet etmiş. Dursun muayenede bir anormallik bulamayınca ağrının sebebinin yaşlılıktan olabileceğini söylemiş. Bunun üzerine Temel "Ula uşağım, ha bu sol ayağım da aynı yaştadır. O zaman o niye ağrımyor da!" diye tepki göstermiş.
Temel yeni aldığı şemsiyenin bir yerini delmeye çalışırken onu gören Dursun bunun yanlış olduğunu ve şemsiyeyi işlevsizleştireceğini söyleyip engel olmaya çalışmış. Bunun üzerine Temel "Ula ne kafasız adamsın? Ha bu delik olmazsa yağmurun durduğunu nereden anlayacağım da!" diye cevap vermiş.
Temel on katlı binanın çatısında uydu montajı yaparken ayağı kayıp aşağı düşmüş. 10, 9, 8, 7 derken 1. kata geldiğinde "Şükürler olsun. Ha bu kata kadar ölmeden geldim. Artık birinci kattan düşsem de ölmem da" demiş.
Paranı ha forekse yatırdın, ha kriptoya; ikisi de aynı bokun laciverdi.
Demek sen ve Tom çok yakın arkadaşsınız, ha?
Niye öyle bana gebertecekmiş gibi bakıp duruyorsun sen, ha?
Ha öyle ha böyle, ikisi de bir; hangi yolu seçersek seçelim aynı sonuca varır.
ha cesaret!