Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "haberi"

Lernen Sie, wie man haberi in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Haberi duyunca hayal kırıklığına uğradık.
Translate from Türkisch to Englisch

Haberi herkes duymuş.
Translate from Türkisch to Englisch

Haberi söylentilerden duydum.
Translate from Türkisch to Englisch

Haberi duysa, şoka girer.
Translate from Türkisch to Englisch

O, haberi anlattı.
Translate from Türkisch to Englisch

Haberi duyduğunda, o şaşırmış olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Birinin anneme haberi söylediğini duydum.
Translate from Türkisch to Englisch

Sanırım, haberi duymuş olacaksın.
Translate from Türkisch to Englisch

Annem haberi duyunca sarardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Kaza haberi benim için büyük bir şok oldu
Translate from Türkisch to Englisch

Kaza haberi kamu alarmına neden oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Oğlunun kazada yaralandığı haberi ona büyük bir şoktu.
Translate from Türkisch to Englisch

Haberi duydunuz mu?
Translate from Türkisch to Englisch

Haberi duyar duymaz, o gözyaşlarına boğuldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Haberi duyduğunda, o mutlu değildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben, haberi duyduğum için üzgünüm.
Translate from Türkisch to Englisch

Haberi duyduğumda hayal kırıklığından başka bir şey hissedemedim.
Translate from Türkisch to Englisch

Haberi duyduğumda çok üzgün hissettim.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben haberi radyoda duydum.
Translate from Türkisch to Englisch

Haberi yüz kelimeye kadar kısalt.
Translate from Türkisch to Englisch

O, haberi duyduğunda mutlu değildi.
Translate from Türkisch to Englisch

O, haberi duyar duymaz gözyaşlarına boğuldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Şüphesiz haberi duydun.
Translate from Türkisch to Englisch

Üzücü haberi duyduktan sonra, o, gözyaşları içinde yıkıldı.
Translate from Türkisch to Englisch

O haberi dinlediğinde titriyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

O, haberi duyunca şaşırdı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, haberi duyunca çok şaşırdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bayan White ona haberi söylediğimde gözyaşlarına boğuldu.
Translate from Türkisch to Englisch

O, John haberi duyduğu için çok memnun olması gerektiğini söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom haberi duyduktan sonra yüksekten uçuyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'yi yalnız bulur bulmaz, ona kötü haberi söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Üzücü haberi duyduğunda, gözyaşlarına boğuldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, Mary'ye kötü haberi söylemeyi mümkün olduğu kadar uzun süre erteledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'nin haberi bilmek isteyeceğini düşündü.
Translate from Türkisch to Englisch

Radyodaki haberi duydun mu?
Translate from Türkisch to Englisch

Ona o haberi söylediğimi hatırlıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Haberi ona söyleyen kişi ben olmak istemem.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom haberi duyduğunda şaşkına döndü.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'ye kötü haberi söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Haberi size kim söyledi?
Translate from Türkisch to Englisch

Koko'ya haberi söylediğimde, o yaklaşık on dakika boyunca sessiz kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom haberi duymak için güçlükle sabrediyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'ye üzücü haberi söylemek istemiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Büyük haberi ona söyledim.
Translate from Türkisch to Englisch

O haberi nasıl aldı?
Translate from Türkisch to Englisch

Haberi duyduğuma memnun oldum.
Translate from Türkisch to Englisch

Haberi duydun mu?
Translate from Türkisch to Englisch

O, haberi duyduğuna memnun.
Translate from Türkisch to Englisch

Haberi duyduğuma mutlu oldum.
Translate from Türkisch to Englisch

O, henüz haberi duymadı.

Onun ölüm haberi yayıldı.

Haberi duyduğumda bağırdım.

Haberi radyoda duydu.

O haberi Hashimoto'dan aldım.

O, haberi duyduğuna memnun oldu.

O haberi duyduğuna şaşırdı.

Haberi duyduğumda çok rahatladım.

Haberi duyduğuma çok memnun oldum.

Radyodaki haberi dinledin mi?

Bazı gazeteler haberi çarpıttılar.

Biz haberi duyduğumuza şaşırdık.

Haberi ne zaman duydun?

O, haberi yokmuş gibi davrandı.

Kötü haberi duyduktan sonra ağladı.

Kötü haberi duymaya hazır mısın?

Kusura bakmayın ama ona bu haberi yüz yüze söylemek istiyorum.

Temmuz ayı başlarında, onlar haberi aldılar.

Haberi duymak istedi.

Haberi duyduğuma şaşırdım.

Gazeteler bu haberi vermedi.

Karşılaştığım herkese haberi anlattım.

Haberi duyduğuma çok mutlu oldum.

Haberi duyduğunda ağladı.

Bana söyleyecek biraz acil haberi vardı.

Kocasının bir kazada hayatını kaybettiği haberi ona büyük bir şok oldu.

Haberi duyduklarında ağladılar.

Haberi dinlemek için güçlükle bekleyebildim.

Tom haberi Mary'ye söyleyeceğine söz verdi.

Haberi duymak için güçlükle bekleyebildi.

Haberi güvenilir bir kaynaktan aldım.

Haberi duyduğuma çok şaşırdım.

Saatler içinde, dünya haberi öğrendi.

Haberi duyduğunda sapsarı kesildi.

Birkaç gazete haberi yayınladı.

Haberi duyduğunda ruhen yıkıldı.

Onu kenara aldı ve ona haberi anlattı.

Haberi duyunca çok mutlu oldum.

Onun ölüm haberi beni şok etti.

Haberi duyduklarına şaşıracaklar.

Kötü haberi duyduğunda ruhen yıkıldı.

Haberi duyduğumda ağlayacak gibi hissettim.

Haberi duymamızdan uzun süre önce değildi.

Haberi duyduğunda benzi sarardı.

Haberi duyunca, benzi sarardı.

Orada tanıştığı herkese haberi anlattı.

Ebeveynlerim haberi duyduğuna şaşırdı.

Haberi biliyordu ama kendisine sakladı.

Haberi daha dün duydum.

Haberi duyunca, herkes sessizdi.

Haberi duyduğunda, gözyaşlarına boğuldu.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch