Lernen Sie, wie man haddinden in einem Türkisch Satz verwendet. Über 11 handverlesene Beispiele.
Tom bilgisayar başında haddinden çok zaman geçiriyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Yapılacak haddinden çok şey var.
Translate from Türkisch to Englisch
Haddinden çok mütevazısın.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bana haddinden çok yediğini söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Dün gece haddinden fazla içmişim.
Translate from Türkisch to Englisch
Mülteci kampları haddinden fazla kalabalık.
Translate from Türkisch to Englisch
Amerika'da başkanlık seçim sistemi bir eyalette oyların %50,01'ini alanın o eyaletteki tüm delegeleri kazanması saçmalığı üzerine kurulu olduğu için nüfusça %1 etkisi olan etnik lobiler bile seçim zamanı bol delege çıkaran kritik eyaletlerde haddinden çok daha büyük politik nüfuza sahip olabiliyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom spor salonunda haddinden fazla vakit geçiriyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Sence dünyada haddinden fazla mı insan var?
Translate from Türkisch to Englisch
Bazen haddinden fazla uyuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Haddinden fazla hata yaptım.
Translate from Türkisch to Englisch