Lernen Sie, wie man hafife in einem Türkisch Satz verwendet. Über 79 handverlesene Beispiele.
Onu hafife almasan iyi olur.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'yi hafife almamak için daha dikkatli olmalıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Asker yaralarını hafife aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Beni hafife almayın.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu hafife almayın.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun yeteneğini hafife almış olabiliriz.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'u hafife alıyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch
Bazen beni hafife alıyorsun. Neden böyle yaptığını anlayamıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Neden beni çok hafife alıyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch
Beni hafife aldınız ne acı sizin için.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'u hafife alma.
Translate from Türkisch to Englisch
Beni hafife almanız sizin hatanızdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu şeyleri hafife almamalısın.
Translate from Türkisch to Englisch
Öteki takım bizi hafife aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Kanunu kim hafife alırsa, cezalandırılır.
Translate from Türkisch to Englisch
Hafife alınacak cinsten değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Seni hafife aldım.
Translate from Türkisch to Englisch
Beni oldukça hafife almışsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu çok hafife almışız.
Translate from Türkisch to Englisch
Düşmanı hafife aldık.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen bizi hafife aldın.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen onları hafife aldın.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen beni hafife aldın.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen onu hafife aldın.
Translate from Türkisch to Englisch
Onları hafife aldım.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu hafife aldım.
Translate from Türkisch to Englisch
Siz hepiniz onları hafife aldınız.
Translate from Türkisch to Englisch
Siz hepiniz onu hafife aldınız.
Translate from Türkisch to Englisch
Sanırım bizi hafife alıyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch
Sanırım onları hafife alıyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch
Sanırım beni hafife alıyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch
Sanırım onu hafife alıyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch
Onları hafife alma.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu hafife alma.
Translate from Türkisch to Englisch
Onları asla hafife alma.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu asla hafife alma.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom’u fazla hafife aldın.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben seni hafife aldım, Tom.
Translate from Türkisch to Englisch
Sorunu hafife alma.
Translate from Türkisch to Englisch
Gençlerin sık yaptığı bir hata da; zorluklarını hafife alıp, kendi yeteneklerini de gözlerinde büyütürek aynı anda birçok dili birden öğrenmeye başlamaları.
Translate from Türkisch to Englisch
Sorunu hafife almamak için dikkatli olun.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu hafife alıyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch
Kimse, meteor düşmesi gibi küresel bir doğal afeti hafife alamaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom zor bir durumu hafife aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom hafife alınacak biri değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Almanya'da İtalyan Mafyası hafife alınan bir sorundur.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben hafife aldım.
Translate from Türkisch to Englisch
Kendini hafife alma.
Translate from Türkisch to Englisch
Rakibini hafife alma.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun duygularını hafife almamalısın.
Translate from Türkisch to Englisch
O, hafife alacak bir adam değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun kararlılığını hafife almayın.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunu hafife almamalıyız.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben işimi hafife almam.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu konu hafife alınmamalıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Hayatı hafife almam.
Kendilerini kandırmak için gençlerin yeteneğini hafife aldım.
Rakibimin gücünü hafife almıştım.
İnsanlar gelecekteki ihtiyaçlarını hafife alma eğilimindedir.
Düşmanı hafife alma.
Tom rakibini hafife aldı.
Asla ataletin gücünü hafife alma.
Tom hafife alınacak bir adam değildir.
Biz kesinlikle onları hafife almadık.
İnsan aptallığının gücünü hiçbir zaman hafife alma.
Tom'un kararlılığını hafife alma.
O adam hafife alınmaması gereken biri.
Tom her şeyi hafife alıyor.
Tom'un yeteneğini hafife almış olabiliriz.
Bu halkın cahilliğini fazla hafife alıyorsunuz.
Bizi hafife alma.
Basit bir tebessüm ve nezaket sözünün yaratacağı muazzam etkiyi hafife alma.
Belgrad bu son hayal kırıklığını hafife alıyor.
Kabilenin flood konusundaki kabiliyetleri hafife alınmamalı.
O hafife alınmaması gereken bir adamdır.
İsrail, Hamas'ın askeri yeteneklerini hafife aldı.
Bence Tom'u hafife alıyorsunuz.
Bence, sizler Tom'u hafife alıyorsunuz.
O tehlikeyi hafife aldı.