Lernen Sie, wie man haftalık in einem Türkisch Satz verwendet. Über 61 handverlesene Beispiele.
Biz iki haftalık bir tatil yapacağız.
Translate from Türkisch to Englisch
İki haftalık süre içinde geri döneceğim.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary 36 haftalık hamile.
Translate from Türkisch to Englisch
Yeni bir yavru köpeğin var. O yaklaşık 12 haftalık.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana haftalık ödeme yapılır.
Translate from Türkisch to Englisch
Fransa'da işçiler her yıl dört haftalık ücretli izin alırlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom istasyonda haftalık bir dergi aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'ye iki haftalık maaş avansı verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un yüzünde bir haftalık sakalı vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ona haftalık ödenir.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlara haftalık ödenir.
Translate from Türkisch to Englisch
Haftalık apartman dairesi kiraladık.
Translate from Türkisch to Englisch
Yönetici ona iki haftalık ücreti avans verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
İki haftalık şiddetli yağmur sel ile sonuçlandı.
Translate from Türkisch to Englisch
Babam bana haftalık on dolar harçlık verir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un patronu ona bir haftalık ücreti avans verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom üç haftalık toplum hizmeti cezasına çarptırıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Der Spiegel haftalık Alman dergisidir ve aynı zamanda "ayna" anlamına gelir.
Translate from Türkisch to Englisch
O on sekiz haftalık.
Translate from Türkisch to Englisch
Haftalık bir dergi satın aldım.
Translate from Türkisch to Englisch
Haftalık alışverişini rahat yapman için, arabaya ihtiyacın var.
Translate from Türkisch to Englisch
Dört haftalık sömestir tatilimiz var.
Translate from Türkisch to Englisch
Maaşımı haftalık alıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Üç haftalık aramadan sonra iyi ücretli bir iş buldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Ekonomi bakanı haftalık açıklama yapar.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen şimdiden bir haftalık bir nişanlanma partisine davetlisin.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un gerçekten istediği şey iki haftalık bir tatildi.
Translate from Türkisch to Englisch
John iki haftalık hastane ikametinden sonra işe geri döndü.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'a 20 haftalık hapis cezası verildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben Tatoeba'da haftalık olarak oturum açarım.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom tam üç haftalık.
Translate from Türkisch to Englisch
Haftalık bir dergi için aboneyim.
Translate from Türkisch to Englisch
İşte haftalık bir dergi.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen iki kişi için üç haftalık bir tatil kazandın.
Translate from Türkisch to Englisch
Verdun on haftalık bir kuşatmaya direnmişti.
Translate from Türkisch to Englisch
Her çalışan, yılda iki haftalık ücretli bir tatil yapma hakkına sahiptir.
Translate from Türkisch to Englisch
Hizmetlerim için haftalık iki bin dolar sabit ücret talep ediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un komisyonları haftalık maaşını sıklıkla aşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O bana bir haftalık ücreti avans verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Patron bir haftalık ücretimi yükseltti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un köşe yazısı haftalık olarak çıkıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Kızımla haftalık alışveriş yapacagiz.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un üç haftalık ücretli tatili var.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un iki haftalık ücretli tatili var.
Translate from Türkisch to Englisch
Üç haftalık hapis cezası aldım.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sadece bir öğleden sonra üç haftalık çalışma yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir öğleden sonra bir haftalık iş yaptım.
Anadoluspor dört haftalık zorlu bir maç maratonuna girdi.
Haftalık otuz dolarla geçinemem.
Maaşını haftalık olarak alıyor.
İstasyonda haftalık bir dergi aldı.
Dört haftalık hamileyim.
Bölgeden önemli haberlerin haftalık derlemesi.
Bu haftalık bu kadar.
Pazardan haftalık mutfak alışverişini yaptım.
Bu zürafa yavrusu daha birkaç haftalık.
Beş haftalık bir fetüsün kalbi yoktur.
Bir fetüs bebek değildir ve beş haftalık bir fetüsün kalbi yoktur.
Kalman bir haftalık kamp macerasına başlamak için evinden ayrıldı.
Kendime haftalık bir program hazırladım.
Bir haftalık ücretsiz izin alacağım.