Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "hakem"

Lernen Sie, wie man hakem in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Hakem, tenis kortunun yan tarafında yüksek bir sandalyede oturuyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Hakem oyunu faul olarak nitelendirdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Hakem her iki tarafı da desteklememelidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Hakem maçı bitirmek için düdüğünü çaldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Hakem topa vuran oyuncuya seslendi.
Translate from Türkisch to Englisch

Hakem onun atıldığını söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bugün bir hakem olmak kolay değildir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir hakem.
Translate from Türkisch to Englisch

Titiz bir hakem maçı bozabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Futbol kulübünün hakem hatası konusunda sıfır tolerans politikası vardır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu bir hakem kararıydı.
Translate from Türkisch to Englisch

Hakem ona sarı kartı gösterdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Hakem düdüğünü üfledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir hakem iki takıma da adil olmalıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Hakem doğru karar verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir futbol maçında kaç tane hakem vardır?
Translate from Türkisch to Englisch

Hakem oyunu iki dakika içinde bitirecek.
Translate from Türkisch to Englisch

Kaleci topa dokunduğunda hakem diğer takıma bir köşe vuruşu verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Hakem maçı erteledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Hakem oyunu askıya aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Hakem sportmenlik dışı davranışı nedeniyle Tom'u gönderdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Hakem kavgayı durdurdu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom deneyimli bir hakem.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir hakem olmak kolay değildir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom çok tecrübeli bir hakem.
Translate from Türkisch to Englisch

Hakem Anadoluspor'un buz gibi penaltısını yedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Hakem maçı katletti.
Translate from Türkisch to Englisch

Hakem Anadoluspor'u yaktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Hakem kendisine itiraz eden Ali'ye sarı kart gösterdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Hakem hiç tereddüt etmeden penaltı noktasını gösterdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Hakem elini cebine götürüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Ali yerde kaldı. Hakem oynayın diyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Hakem maçta birçok hatalı karar verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Hakem doksan dakikayı başlatan düdüğü çalıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Hakem saatini kontrol ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Hakem seyircinin etkisinde kalıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Hakem belli ki maça "görevli" çıkmış.
Translate from Türkisch to Englisch

Hakem takdir haklarını hep Yıldızspor'dan yana kullandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Hakem Ali'yi yanına çağırıp uyardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Hakem santra noktasını gösteriyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Anadoluspor-Yıldızspor maçını yönetecek hakem belli oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Anadoluspor-Yıldızspor maçında düdük çalacak hakem belli oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Hakem elle oynama diyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Hakem elle oynama değil, çarpma olduğu görüşünde.
Translate from Türkisch to Englisch

Hakem atışın yerinden kullanılmasını istedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Hakem endirekt serbest vuruş kararı verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Hakem topa en son müdahaleyi Ali'nin yaptığına hükmetti.
Translate from Türkisch to Englisch

Yan hakem ofsayt bayrağını kaldırdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Hakem golü verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Hakem santrayı yaptırmadan maçı bitirdi.

Hakem yavaş hareket eden Ali'ye sarı kart gösterdi.

Hakem barajı dokuz on beşe çekti.

Hakem sprey ile barajın yerini çizdi.

Hakem rakibine taban gösteren Ali'yi uyardı.

Ali'nin ayağını fazla kaldırmasını hakem tehlikeli hareket olarak nitelendirdi.

Hakem sağlık görevlilerini çağırdı.

Hakem maçı durdurdu ve sağlık ekiplerini sahaya davet etti.

Oyun durunca hakem Ali'nin oyuna girmesini işaret etti.

Hakem avantaja bıraktı.

Hakem avantaj kaybolunca faulü verdi.

Pozisyonu avantaja bırakan hakem oyun durunca Ali'ye sarı kart gösterdi.

Sahada iki top var. Hakem oyunu durduruyor.

Hakem tekmelik ve tozlukları nizami biçimde olmayan Ali'yi uyardı.

Hakem kötü tezahürat nedeniyle anons yaptırdı.

Hakem hava sıcaklığı nedeniyle oyunculara su molası verdi.

Hakem kar yağışı sebebiyle kapanan çizgilerin temizlenmesi için oyunu durdurdu.

Hakem maçı tatil etti.

Maç hakem atışıyla tekrar başladı.

Hakem saatini durdurdu.

Hakem maçı durdurdu.

Hakem oyunu durdurdu.

Hakem pozisyona yakın.

Yan hakem pozisyonun gerisinde kaldı.

Hakem Ali ve Orhan'ı yanına çağırıp ikisine de sarı kart gösterdi.

Hakem Ali'yi tribüne yolladı.

Hakem saatine bakıyor. Bu belki de Anadoluspor için son gol fırsatı.

Ali karara itiraz etti, ama hakem hiç oralı olmadı.

Hakem, Ali'nin hareketini on kusurlu hareketten biri olarak değerlendirdi.

Hakem pozisyonu omuz omuza mücadele olarak değerlendirdi.

Ali'nin ortasında hakem topun dışarıdan içeri girdiğini belirterek aut kararı verdi.

Hakem golden önce topun dışarıdan çevrildiğini belirterek golü geçersiz saydı.

Hakem "Düdüğümü bekleyin." diyor.

Hakem golü verdi mi?

Hakem kaç dakika uzatma verdi?

Hakem maçta kaç kart gösterdi?

Hakem maçın önüne geçti.

Hakem yanlış karar verdi.

Hakem pozisyonu değerlendirmek için VAR hakemleriyle görüştü.

Hakem pozisyonu süzememiş.

Hakem kendine ayrılan alanı ihlal edip saha kenarına gelen Ali'yi uyardı.

Hakem Ali'yi tribüne gönderdi.

Oyuncuların ceza sahasına erken girmesi nedeniyle hakem penaltıyı tekrar ettirdi.

Hakem atışı yerinden kullanmayan Ali'ye sarı kart gösterdi.

Oyun hakem atışıyla başladı.

Hakem atışı tekrar ettirdi.

Video yardımcı hakem, yani VAR sistemi ligde bu sezon uygulanmaya başladı.

Hakem VAR incelemesinden sonra kararını değiştirdi.

Hakem Yıldızspor'u doğradı.

Hakem işaretini verdi.

Hakem hataları maça damgasını vurdu.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch