Lernen Sie, wie man hakkına in einem Türkisch Satz verwendet. Über 76 handverlesene Beispiele.
Her şahıs tek başına veya başkalarıyla birlikte mal ve mülk sahibi olma hakkına sahiptir.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu icat eden profesör, üniversiteden makul bir ücret hakkına sahip
Translate from Türkisch to Englisch
Biz oy hakkına sahip özgür vatandaşlarız.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom oy verme hakkına sahiptir.
Translate from Türkisch to Englisch
Gerçeği bilme hakkına sahipsin.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunu yapma hakkına sahip olduğumdan eminim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom gerçeği bilme hakkına sahip.
Translate from Türkisch to Englisch
Daha iyi tedavi hakkına sahiptir.
Translate from Türkisch to Englisch
Amerikalılar silah taşıma hakkına sahiptir.
Translate from Türkisch to Englisch
Diğerlerinin hakkına saygı göstermeliyiz.
Translate from Türkisch to Englisch
Sanırım bilme hakkına sahipsin.
Translate from Türkisch to Englisch
Herkes benim geçmişimi biliyorsa o zaman ben de herkesin geçmişini bilme hakkına sahip değil miyim?
Translate from Türkisch to Englisch
Sessiz kalma hakkına sahipsin.
Translate from Türkisch to Englisch
Sessiz kalma hakkına sahipsiniz.
Translate from Türkisch to Englisch
Kurallar bana öğretilmedi ve serbest bir yaşam hakkına sahip olmadım.
Translate from Türkisch to Englisch
Kimse birbirini kandırmadığı sürece herkes özgürce yaşama hakkına sahip olmalı.
Translate from Türkisch to Englisch
Böyle davranma hakkına sahibim çünkü sen aşka olan inancımı öldürdün.
Translate from Türkisch to Englisch
Böyle davranma hakkına sahibim çünkü sen yaşama sevincimi öldürdün.
Translate from Türkisch to Englisch
Fikrimi ifade etme hakkına sahibim.
Translate from Türkisch to Englisch
Yalnızca kulüp üyeleri bu odayı kullanma hakkına sahiptir.
Translate from Türkisch to Englisch
Kendimi savunma hakkına sahibim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tüm mükellefler paralarının nereye gittiğini bilme hakkına sahiptir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tüm insanlar sağlıklı ve kültürlü yaşam minimum standartlarını koruma hakkına sahip olacaktır.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben özel yaşam hakkına sahibim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir avukat tutma hakkına sahipsin.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar kendileri için karar verme hakkına sahip olmalıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
O kendisi için karar verme hakkına sahip olmalı.
Translate from Türkisch to Englisch
Hiç kimse bana farkı söyleme hakkına sahip değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Kamu bilme hakkına sahip.
Translate from Türkisch to Englisch
Gerçeği bilme hakkına sahibim.
Translate from Türkisch to Englisch
Herkes eğitim hakkına sahiptir.
Translate from Türkisch to Englisch
Hepimiz mutlu olma hakkına sahibiz.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu gemide olma hakkına sahipsin.
Translate from Türkisch to Englisch
Polisle konuşmadan önce bir avukata danışma hakkına sahipsin.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunu yapma hakkına sahibim.
Translate from Türkisch to Englisch
Yaratıcı olma hakkına sahipsin.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu benim hayatım ve kimse bana onu nasıl yaşayacağımı söyleme hakkına sahip değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Dan sonuçta burada kalmak hakkına sahiptir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir avukata danışmanız hakkına sahipsin.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben eleştirme hakkına sahibim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sana onun hakkına her şeyi söyleyebilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Herkes ara sıra karamsar olma hakkına sahiptir.
Translate from Türkisch to Englisch
Burada olma hakkına sahip olduğumu düşündüm.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu hikaye bir telif hakkına sahiptir.
Onlar kendi fikirlerinde hareket etme hakkına ve gücüne sahiptir.
Biz gizlilik hakkına sahibiz.
Burada çalışma hakkına sahibiz.
Biz silah taşıma hakkına sahibiz.
Herkes hiçbir hakkının olmaması hakkına sahiptir.
Hiç kimse onların yaşamının seninkinden daha zor olduğunu söylemek hakkına sahip değildir.
Biz kendimiz ve gelecek kuşaklar için güvenli bir gelecek talep etme hakkına sahibiz.
Çalışmayan yemek hakkına sahip değildir.
Ben de mahremiyet hakkına sahibim.
Her çalışan, yılda iki haftalık ücretli bir tatil yapma hakkına sahiptir.
Ne yazık ki Tom bu konuda söz hakkına sahip değil.
Ne zamandan beri bana ne yapacağımı söyleme hakkına sahipsin?
Tom kendini savunma hakkına sahiptir
Tom kendini savunma hakkına sahipti.
Oy verme tercihlerimi gizli tutma hakkına sahibim.
Düşüncemi ifade etme hakkına sahibim!
Kendi düşüncelerimi ifade etme hakkına sahibim.
Bir avukat bulundurma hakkına sahipsiniz.
İsviçre'deki kadınların 1970'lere kadar oy hakkına sahip olmadıklarına inanabilir misiniz?
Tom, koruma hakkına sahip değil.
Fazla fedakârlık kişinin kendi kul hakkına girmesidir.
Bu yapılan kul hakkına girer.
Filistin, tartışılmaz bir şekilde topraklarını savunma hakkına sahiptir.
Katkılarım telif hakkına uygundur.
"Filistinlilerin kendilerini savunma hakkına sahip olduklarına katılıyor musunuz?" "Kesinlikle."
Filistinlilerin kendilerini savunma hakkına sahip olduklarında ısrar ediyoruz.
Mülkün yasal sahibi orayı nasıl kullanacağına karar verme hakkına sahiptir.
Her kültürün kendine ait benzersiz değerleri ve bakış açıları vardır, ve hiç kimse kendininkini diğerlerine dayatma hakkına sahip değildir.
İnsanların yaptığı yaygın bir hata, sadece kendi sevdikleri sanat türünün var olma hakkına sahip olduğunu düşünmeleridir.
Her çocuk yaşama hakkına sahiptir.
Her çocuk eğitim görme hakkına sahiptir.
Her çocuk, haklarını tanıma hakkına sahiptir.