Lernen Sie, wie man halı in einem Türkisch Satz verwendet. Über 70 handverlesene Beispiele.
Ben bu oda için yeni bir halı satın almak zorundayım.
Translate from Türkisch to Englisch
Mor bir halı bu kırmızı perde ile gitmeyecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz yeni bir halı istiyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch
Halı güzel.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu halı gerçek bir kelepirdir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu oda için yeni bir halı almalıyız.
Translate from Türkisch to Englisch
Karımla konuşup yeni bir halı almamaya ikna ettim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu halı perdeye uymuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Zemin kalın bir halı ile kaplıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Karımı yeni bir halı almaktan caydırdım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu halı konut kullanımı için tasarlanmıştır.
Translate from Türkisch to Englisch
Şarap halı üzerinde kalıcı bir leke bıraktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Halı yapmak için ihtiyacın olan gerekli şeyler var mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu halı kalite olarak ondan üstündür.
Translate from Türkisch to Englisch
Güzel bir halı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu halı çok uzun.
Translate from Türkisch to Englisch
Perdelerle halı uyuşmuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom halı üzerinde kan fark etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Park Caddesinde bir halı mağazasına sahipti.
Translate from Türkisch to Englisch
Halı fiyatı üç etken tarafından belirlenir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu halı en güzellerden biridir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu oda için yeni bir halı satın almak zorundayız.
Translate from Türkisch to Englisch
Oda için yeni bir halı almak zorundayım.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir ipek halı satın aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu halı temizlendi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu halı bütün yeri kaplamak için yeterince büyük.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu mavi perdelerle yeşil bir halı güzel gitmez.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu halı el yapımı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu halı güzel.
Translate from Türkisch to Englisch
Şimdiye kadar ilk defa bir halı tamir ettim.
Translate from Türkisch to Englisch
O bir halı dokuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir halı dokuyorsun, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Biz bir halı dokuyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch
Biri onlara yeni bir halı getirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Oturma odasında uzun tüylü bir halı var.
Translate from Türkisch to Englisch
Kahretsin, ben sadece yeni bir halı aldım ve kedi zaten onun üstüne kustu.
Translate from Türkisch to Englisch
Oteller genellikle duvardan duvara halı döşerler.
Translate from Türkisch to Englisch
Otellerde duvardan duvara halı yerleştirmek gelenekseldir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom halı üzerinde bağdaş kurup oturdu.
Translate from Türkisch to Englisch
O bir halı yıkadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tabanda büyük bir halı var.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve Mary el yapımı bir halı aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu halı ne kadardır?
Translate from Türkisch to Englisch
Sorun sonraki toplantıda halı üzerinde olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben bir halı dokuyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir halı dokuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar bir halı dokuyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Zemin tamamen büyük bir halı ile kaplıydı
Translate from Türkisch to Englisch
Halı almadan önce odayı ölçmek zorunda kalacağız.
Translate from Türkisch to Englisch
Kurbanın vücudu halı üzerinde yüzü aşağıya bakacak şekilde yatıyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Halı mavi mi, yeșil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Halı yıpranmış ve değiştirilmesi gerekiyordu.
Tom beyaz halı üzerine mavi boya kutusunu döktü.
Perdeler ve halı iyi bir eşleşmedir.
Bu oda için yeni bir halı satın almamız gerekiyor.
Bu halı, tüm zemini kaplayacak kadar büyük.
Tom bir halı üzerinde yüzükoyun uzanıyor.
Leyla Sami'yi bir halı dükkânına götürdü.
Tom bir halı aldı.
Odanda halı var mı?
Halı yıkama işine girmek varken ben ne yapıyorum.
Halı tozlu, çırpmak lazım.
Halı tozlu, silkmek lazım.
Halı tozlanmış, silkelemek gerek.
Ali salona gülkurusu bir halı aldı.
Birkaç halı ve yorganı halı yıkamaya verdik.
Arkadaşlarla halı saha maç yaptık.
Mariya Elke'nin götüne halı dövme sopasıyla vurdu.
Yeni halı istiyorum.
Tom farklı bir halı istiyordu.