Lernen Sie, wie man hap in einem Türkisch Satz verwendet. Über 24 handverlesene Beispiele.
Her altı saatte iki hap almalıyım.
Translate from Türkisch to Englisch
Kaç tane hap aldın?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom şişeden bir hap aldı ve onu içti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom reçete şişesinden bir hap aldı ve onu ağzına koydu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom cebinden bir hap şişesi çıkardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom yatağın altında boş bir hap şişesi buldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, Mary'ye bir şişe hap verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir gün için hap almayı unutursanız, ertesi gün iki hap alın.
Translate from Türkisch to Englisch
Kaç tane hap kaldı?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu hap al. Uyumana yardımcı olacaktır.
Translate from Türkisch to Englisch
Kediye bir hap veriyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom cebinden pembe bir hap şişesi çıkardı.
Translate from Türkisch to Englisch
İki kez iki hap almama rağmen, baş ağrım hâlâ geçmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Soğuk algınlığı tedavisi için yatmadan önce üç tane hap aldım.
Translate from Türkisch to Englisch
İki kez bir çift hap almış olmama rağmen baş ağrım geçmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Doktor onun mor hap almasını tavsiye etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Fabrikanın kapatılması şehrin sakinlerine yutmak için zor bir hap oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami düzinelerce hap ve bir şişe tekila yuttu.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami, Leyla'ya bir hap verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami hiç hap almadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom acıyı hafifletmek için birkaç hap aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Hap çıkarma.
Translate from Türkisch to Englisch
Baskında 100 kilo esrar ve binlerce uyuşturucu hap ele geçirildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali konuyu hap gibi anlattı.
Translate from Türkisch to Englisch