Lernen Sie, wie man hardal in einem Türkisch Satz verwendet. Über 13 handverlesene Beispiele.
Tom yaşlandı ve artık hardal kesemiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom genellikle sosisli sandviçlerinin üzerine hardal ve ketçap koyar.
Translate from Türkisch to Englisch
Ayrıca hardal almak istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tanrı'nın alemi nasıl bir yer? Neyle kıyaslayacağım onu? Bir adamın alıp bahçesine ektiği hardal tohumu tanecikleri gibi. Büyüyüp kocaman bir ağaç oldu, ve sonra göğün kuşları dallarına misafir oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu hardal tohumunun bir kilosu ne kadar?
Translate from Türkisch to Englisch
Hiç hardal ile biberi karıştırdın mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Bir dilim ekmek üzerine hardal sürüştürüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen bana hardal ve ketçaplı iki sosisli sandviç verin.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu hardal gerçekten dili ısırır.
Translate from Türkisch to Englisch
Hardal almayı unuttum.
Translate from Türkisch to Englisch
Sandviçime hiç hardal koyma.
Translate from Türkisch to Englisch
Benim sandviçime fazla hardal koymayın.
Translate from Türkisch to Englisch
Sandviçime fazla hardal koyma.
Translate from Türkisch to Englisch