Lernen Sie, wie man harekete in einem Türkisch Satz verwendet. Über 83 handverlesene Beispiele.
AIDS sadece her birey buna karşı harekete geçmeye karar verirse durdurulabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Yalnızca her birey ona karşı harekete geçmeye karar verirse, AIDS durdurulabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Şimdi harekete geçmeliyiz.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun konuşması bizi harekete geçirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Sanırım benim için harekete geçme zamanıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Derhal harekete geçmeliyiz.
Translate from Türkisch to Englisch
Tokyo harekete geçmede boşa zaman geçirmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Sonunda, harekete geçeceğimiz gün geldi.
Translate from Türkisch to Englisch
Durumu değerlendirdi ve derhal harekete geçti.
Translate from Türkisch to Englisch
Harekete geçmek zorundayız.
Translate from Türkisch to Englisch
Harekete geçelim.
Translate from Türkisch to Englisch
Ağlamak yerine harekete geçmelisin!
Translate from Türkisch to Englisch
Seninle son konuşmamda mı harekete geçtin?
Translate from Türkisch to Englisch
Onun bekaret kemeri havaalanındaki metal detektörünü harekete geçirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Şimdi çok geç. Tren harekete geçti.
Translate from Türkisch to Englisch
Harekete geçmeden önce düşün!
Translate from Türkisch to Englisch
Pekala, Tom, harekete geçelim.
Translate from Türkisch to Englisch
Sosyal Demokratlar seçim günü yeterince seçmeni harekete geçirmeyi başaracak mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Harekete geçseniz iyi olur.
Translate from Türkisch to Englisch
Siz harekete geçseniz iyi olur.
Translate from Türkisch to Englisch
Harekete geçmelisin.
Translate from Türkisch to Englisch
Harekete geç.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir an bile tereddüt etmeden , komploya karşı şiddetle harekete geçtiler.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar Tom olmadan harekete geçmeyecekler.
Translate from Türkisch to Englisch
Ülkemiz iklim değişikliğine karşı harekete geçmeli.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ebeveynlerine danışmadan harekete geçmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Şimdi harekete geçme zamanı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom harekete geçmek istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir an önce harekete geçmeliyiz.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom harekete geçirilmiş gibi görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Harekete geçsem iyi olur.
Translate from Türkisch to Englisch
Seni harekete geçireyim.
Translate from Türkisch to Englisch
Çok teşekkür ederim. Öğürme refleksimi harekete geçirdiğin için teşekkür ederim.
Translate from Türkisch to Englisch
Harekete geçmeden önce düşünün!
Translate from Türkisch to Englisch
Bu benim korkularımı harekete geçirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir kadının arzusunu nasıl harekete geçirirsin?
Translate from Türkisch to Englisch
Ve böylece, onlar hemen harekete geçmeye karar verdiler.
Translate from Türkisch to Englisch
O birlikler harekete geçecekler.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom artık harekete geçmek zorunda.
Translate from Türkisch to Englisch
Polis isyanla başa çıkmak için hemen harekete geçti.
Translate from Türkisch to Englisch
Konuşmak için zaman yok. Harekete geçme vakti geldi!
Translate from Türkisch to Englisch
Hemen harekete geçtiler.
Translate from Türkisch to Englisch
Harekete geçsek iyi olur.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun oynak alayı onu harekete geçirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Politikacı işçileri harekete geçirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Diğer taraf daha fazla harekete geçinceye kadar ilerleyemeyiz.
Translate from Türkisch to Englisch
Harekete geçtikleri için memnun oldum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom harekete geçti.
Tom harekete geçecek mi?
Osmanlı İmparatorluğu'nun en büyük padişahlarından Kanuni Sultan Süleyman, Viyana'yı kuşatmak için harekete geçmiş ancak başarılı olamamıştı. Eğer Süleyman Viyana'yı ele geçirebilseydi, Avrupa'nın büyük bir bölümü Türk olacaktı.
Sabah güneşinin ışınları ruhumun ateşini harekete geçirdi.
O masada daha önce söylediğin şey beni gerçekten harekete geçirdi.
Fadıl harekete geçti.
Fadıl harekete geçmek zorunda olduğuna karar verdi.
Hırsızlar güvenlik görevlileri tarafından fark edilmeden veya alarm sistemini harekete geçirmeksizin kocaman altın madeni paraları çaldılar.
Okul harekete geçiyor.
Tom harekete oy kullanmadı.
Tom derhal harekete geçti.
Bir anlamda, böyle bir siyasi harekete bir devrim denilebilir.
Leyla hayatını kurtarmak için harekete geçmek zorunda kaldı.
Son olaylar bizim harekete geçmemizi teşvik etti.
Leyla harekete geçti.
Sami'nin şiddet içeren cinsel istekleri porno siteleri tarafından harekete geçirildi.
Her şeyin daha da kötüleşmemesi için hemen harekete geçtik.
Kendimi savunmak için harekete geçtim.
Tom bunu yapmak için harekete geçirilmiş olduğumu biliyordu.
Hiç harekete geçmeyen, kölelik zincirlerini de fark etmez.
Sami ve Leyla harekete geçmeye hazırdılar.
Sami ölümcül bir fırtınayı harekete geçirdi.
Sami harekete geçmeye karar verdi.
Sami hayatını kurtarmak için harekete geçmek zorundaydı.
Hemen harekete geçebilirsiniz.
Peki Brüksel'den gelen olumsuz haberler yerel siyasileri harekete sevk edecek mi?
Yumurta kapıya dayanmadan harekete geçmez o.
Ali harekete geçmek için boşluğumu arıyor.
Hemen harekete geçmelisin.
Çok geç harekete geçmişiz.
Harekete geçmeliyiz.
Harika şeyler başarmak için harekete geçmek yeterli değildir; hayal etmek de lazım; hesap yapmak yetmez; inanmak da gerekir.
Kimse harekete geçmedi.
Tabii ki, halk savaş istemez. Nedeni ise, neden bir çiftçinin hayatını riske atmak istesin ki? En iyi senaryoda bile, sağ salim geri dönmek dışında kazanabileceği bir şey yok. Tabii ki, basit insanlar Rusya'da, İngiltere'de, Amerika'da ve Almanya'da da savaş istemezler. Bu açık. Ancak sonuçta, bir ülkenin liderleri politikayı belirleyen kişilerdir ve demokrasi, faşist diktatörlük, parlamento veya komünist diktatörlük olsun, halkı katılıma teşvik etmek her zaman kolaydır. [...] Halk, oy hakkı olsun olmasın, liderlerin emirlerini izlemek için her zaman harekete geçirilebilir. Bu çok kolay. Tek yapmanız gereken halka saldırıldığını söylemek ve barışçıllara vatanseverlik eksikliği atfetmek ve ülkeyi tehlikeye soktuklarını iddia etmektir. Bu yöntem her ülkede işe yarar.
Hükümet vergilerin düşürülmesiyle ekonomiyi harekete geçirecek.
Kendimi harekete hazır hissediyorum.