Lernen Sie, wie man has in einem Türkisch Satz verwendet. Über 13 handverlesene Beispiele.
Sizin ne düşündüğünüz beni alakadar etmez bayım. Benim kendime has düşüncelerim hiçbir zaman değişmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Hepimizin kendimize has bir kokusu vardır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom çok kendine has.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un çok kendine has bir konuşma üslubu var.
Translate from Türkisch to Englisch
Sende kendine has olan nedir?
Translate from Türkisch to Englisch
Sibiu'nun kendine has bir ortaçağ havası var.
Translate from Türkisch to Englisch
Her odanın kendine has banyosu bulunur.
Translate from Türkisch to Englisch
Sahafların kendine has efsunlu bir atmosferi vardır.
Translate from Türkisch to Englisch
Biri sana hak etmediğin şekilde hakaret etmişse ya üstüne alınıp canını sıkma ya da o lafı gerçekten hak edeceğin şekilde pozisyonunu güncelle. Birincisi elbette daha erdemli ama ikincisinin de kendine has bir zevki yok değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Ali'nin kendine has bir tarzı var.
Translate from Türkisch to Englisch
Haberleri radyodan dinlemenin kendine has bir zevki var.
Translate from Türkisch to Englisch
Has torunların gelmesi tezkere habercisidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Her bir ülkenin kendine has örf ve âdetleri vardır.
Translate from Türkisch to Englisch