Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "hasta"

Lernen Sie, wie man hasta in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Onun geçen aydan beri hasta olduğunu duydum.
Translate from Türkisch to Englisch

Kız hasta görünüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Sanırım dinlensen iyi olur; hasta görünüyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch

O, hasta olduğu için yürüyüşe gidemedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Aslında o hasta.
Translate from Türkisch to Englisch

Çok fazla içki içmek seni hasta eder.
Translate from Türkisch to Englisch

O, hasta.
Translate from Türkisch to Englisch

Bekleme salonunda beş hasta vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Köpek hasta gibi görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Hasta olmak çok sıkıcı.
Translate from Türkisch to Englisch

Sanırım o hasta. Onun ateşi var.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun yatakta hasta olduğunu bilmen gerekirdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Jack hasta görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Hasta hissettim.
Translate from Türkisch to Englisch

Hasta olmuş olmalı.
Translate from Türkisch to Englisch

Köpek hasta görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

O, genç olduğu için, hasta büyük annesine özveriyle hizmet etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Üzgünüm ama Paul hasta olduğunu bildirmek için aradı ve benim sana onun vardiyasını çalışman için ihtiyacım olacak.
Translate from Türkisch to Englisch

O, öğle yemeğinden önce çok iyiydi, ama sonrasında hasta hissetti.
Translate from Türkisch to Englisch

O, yatakta hasta yattığını söyledi, bu bir yalandı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, hasta olduğundan dolayı gelemedi.
Translate from Türkisch to Englisch

O, New Orleans'a vardığında hasta bir adamdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Derhal doktoru çağır, yoksa hasta daha kötü olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Derhal doktoru çağır, yoksa hasta daha kötü olacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben hasta olduğum için işe gidemedim.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben, hasta olduğum için evde kaldım.
Translate from Türkisch to Englisch

Hasta olduğum için, okula gitmedim.
Translate from Türkisch to Englisch

Hasta olduğum için, gitmedim.
Translate from Türkisch to Englisch

Hasta olduğum için, toplantıya gidemedim.
Translate from Türkisch to Englisch

Hasta olduğum için daveti geri çevirmek zorunda kaldım.
Translate from Türkisch to Englisch

Hasta kız kardeşime baktım.
Translate from Türkisch to Englisch

Hasta arkadaşımın sağlık durumunu sordum.
Translate from Türkisch to Englisch

Hasta arkadaşımın hatırını sormak için Osaka'ya gittim.
Translate from Türkisch to Englisch

Annem ağır hasta.
Translate from Türkisch to Englisch

Annem kötü bir soğuk algınlığından dolayı hasta.
Translate from Türkisch to Englisch

O, hasta olduğundan dolayı bize katılamadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Hasta olduğu için sınava giremedi.
Translate from Türkisch to Englisch

O hasta olduğu için gelemedi.
Translate from Türkisch to Englisch

O hasta olamaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Her gün hasta arkadaşını görmeye geliyor.
Translate from Türkisch to Englisch

O, hasta gibi görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

O, hasta olmuş görünüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Kaza resmi beni hasta ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom hasta olduğunu söyledi, fakat o bir yalandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Hasta olma sana en azından evde kalmak ve film izlemek için mükemmel bir bahane verir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom yatakta hasta yatıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom yatakta hasta.
Translate from Türkisch to Englisch

O geçen haftadan beri hasta.
Translate from Türkisch to Englisch

O geçen Çarşambadan beri hasta.
Translate from Türkisch to Englisch

O, tatilde hasta oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar onun bir haftadır yatakta hasta olduğunu söylüyorlar.

Onun hasta olduğu bile bilmiyordu.

Babam hayatında hiç hasta olmadı.

Bir hasta geç dönem kürtaj yapılabilir mi?

Onun hasta olduğunu bilmiyordum.

Aşırı yemekten hasta oldu.

Bu sabah Tom kız kardeşinin hâlâ yatakta hasta olduğunu söyledi.

Hastanın hasta numarası yapmadığını nasıl biliyorsunuz?

Hasta olduğum için, ben gitmedim.

Hasta gözleri kapalı yatakta yatıyordu.

Hasta her gün toparlanıyordu.

Hasta her gün iyileşiyordu.

Hasta sürekli iyileşiyor.

Hasta hastaneden taburcu edildi.

Hasta azar azar iyileşti.

Hasta şimdi tehlikeyi atlattı.

Hasta yakında sağlığına kavuşacak.

Hasta yakında hastalığını atlatacak.

Hasta yardım almanın ötesindeydi, onun için doktorlar daha fazlasını yapamadı.

Hasta ümitsiz bir hasta.

Hasta tehlikede.

Hasta yeni ilaçlar almasına rağmen daha iyi hissetmiyor.

Hasta ilaçları almasına rağmen kötü hissediyordu.

O hasta herhangi bir zamanda ölebilir.

Hasta herhangi bir anda ölebilir.

Hasta her zaman bir baş ağrısından şikayetçi.

Hasta dünkü durumuyla hemen hemen aynı.

Sabah kalktığım zaman hasta hissediyorum.

Tom hasta olduğunu söyledi, bu bir yalandı.

Tom hasta, ama ciddi değil.

Tom yatakta hasta uzanıyor.

Tom hasta olmuş olabilir.

Tom hasta olduğu için iş dönüşü evde kaldı.

Tom hasta.

Hasta şu an tehlikeyi atlattı.

Tom hasta gibi görünüyor.

Tom asla hasta gibi görünmüyor.

Tom hasta annesine baktı.

Tom son zamanlarda çok hasta.

Tom'un Mary'nin hasta olduğu hakkında hiçbir fikri yoktu.

Babasının hasta olduğunu söyledi, o bir yalandı.

Korkarım ki o hasta.

Onun hasta olduğu söyleniyor.

O hasta olmuş olabilir.

O, hasta olması nedeniyle okulda yoktu.

O hasta olmuş gibi görünüyor.

Ben onun hasta olduğunu duyuyorum.

Hasta olduğunu söyledi, o bir yalandı.

O hasta. Burada olmamasının nedeni budur.

Ben onun hasta olduğunu sanıyorum.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch