Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "hastalık"

Lernen Sie, wie man hastalık in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Hastalık onun dışarıya çıkmasını engelledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Her şahsın, gerek kendisi gerekse ailesi için, yiyecek, giyim, mesken, tıbbi bakım, gerekli sosyal hizmetler dahil olmak üzere sağlığı ve refahını temin edecek uygun bir hayat seviyesine ve işsizlik, hastalık, sakatlık, dulluk, ihtiyarlık veya geçim imkânlarından iradesi dışında mahrum bırakacak diğer hallerde güvenliğe hakkı vardır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu hastalık kanser olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Birçok hastalık yoksulluktan kaynaklanır.
Translate from Türkisch to Englisch

Benim kendi deneyimlerinden, hastalık çoğunlukla uykusuzluktan kaynaklanıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Hastalık iznindeyim.
Translate from Türkisch to Englisch

Hastalık nedeniyle partiye gidemedim.
Translate from Türkisch to Englisch

Hastalık okula gitmemi engelledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Hastalık nedeniyle ödevimde erkek kardeşime yardım ettirmek zorunda kaldım.
Translate from Türkisch to Englisch

Hastalık partiye katılmamı engelledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Hastalık nedeniyle okulda yoktum.
Translate from Türkisch to Englisch

O, hastalık nedeniyle okulda yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch

Hastalık onun işini yapmasını engelledi.
Translate from Türkisch to Englisch

O, hastalık nedeniyle yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch

O, hastalık nedeniyle görevinden istifa etti.
Translate from Türkisch to Englisch

O hastalık nedeniyle yoktur.
Translate from Türkisch to Englisch

Büyükbabam seksen yaşında bir hastalık nedeniyle hayatını kaybetti.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu hastalık nasıl yayılır?
Translate from Türkisch to Englisch

Hastalık Mike'ı yürüyemez durumda bıraktı.
Translate from Türkisch to Englisch

Hastalık Jane'in okula gitmesini engelledi.
Translate from Türkisch to Englisch

O, hastalık yüzünden gelemedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Hastalık yolculuğa çıkmamı engelledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Birçoğu bu hastalık yüzünden hayatta kalmaz.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu hastalık körlüğe neden olur.
Translate from Türkisch to Englisch

Hastalık çeşitli şekillerde yayıldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Hastalık ne oranda yayıldı.
Translate from Türkisch to Englisch

İlaç hastalık için bir tedavidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Hastalık onun dışarı çıkmasını engelledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Hastalık onun geziye çıkmasını engelledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Şimdi bir aydır hastalık izninde.
Translate from Türkisch to Englisch

Hastalık onun partiye katılmasını engelledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Salgın hastalık sırasında binlerce insan öldü.
Translate from Türkisch to Englisch

Hastalık çoğunlukla çok yemekten kaynaklanır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bazı açılardan, eğitim bir hastalık gibidir: Onun üstesinden gelmelisin.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom iş yerinden hastalık izni aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Önemli bir hastalık geçirdin mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Ani bir hastalık onu randevusunu iptal etmeye zorladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Hiç ciddi bir hastalık geçirdiniz mi?
Translate from Türkisch to Englisch

Ani bir hastalık oraya gitmesini engelledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Ateş hastalık gösterir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom hastalık izninde.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom bir hastalık hastası.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu hastalık için hiç tedavi yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Hastalık yüzünden toplantıya katılamadım.
Translate from Türkisch to Englisch

Hastalık, organizmanızı zayıf düşürdü.

Hastalık onun gezi planlarını engelledi.

Tom hastalık düzeyinde bir yalancıdır.

Bir hastalık yüzünden o yoktu.

Bir salgın hastalık patlak verdi.

Sebep bir hastalık değildir.

Hastalık, beni toplantıya katılmaktan alıkoydu.

Hastalık, Jim'in toplantıya katılmasına mâni oldu.

Hastalık, onun toplantıya katılmasına mâni oldu.

O, hastalık ve yaralanma ile zayıfladı.

Hastalık nedeniyle çalışmalarımda çok geri kaldım, yetişmek için çok çalışmam gerekiyor.

Hastalık genellikle yoksulluktan kaynaklanır.

Yaklaşma. Bana hastalık bulaştıracaksın.

Bu kötü bir hastalık.

Hastalık gelene kadar sağlığın kıymeti bilinmez.

Bu hastalık tedavi edilemez.

Yarın işten hastalık izni alıyorum.

Hastalık beni okula gelmekten alıkoydu.

Hastalık aniden başladı.

Neden işten hastalık izni almıyorsun?

Gerçekten hastalık izni aldın mı?

Hastalık gelene kadar sağlık değerli değildir.

Tom son üç gün işten hastalık izni aldı.

Yalnızlık artık beni mutlu etmeyen bir hastalık.

Bu hastalık geçti.

Bahsettiğimiz hastalık kalıtsal.

Hastalık cüzdanı boşaltır.

Neden sadece hastalık izni almadın?

Bir hastalık yüzünden gelemedi.

Bu çok sinsi bir hastalık. Çok geç olana kadar onu fark etmezsiniz.

Azgın hastalık birçok ülkeye yayıldı.

O, hastalık bahanesiyle gelmedi.

Hastalık izni alacağını düşündüm.

Tom'un hastalık maaşı, ücretli tatili ve ücretli mesaisi yok.

Bu ciddi bir hastalık.

Hastalık yurt dışına gitmemi engelledi.

Hastalık dışarı çıkmamı engelledi.

Hastalık onu okuldan vazgeçmesi için zorladı.

Bu bir hastalık değil.

Potansiyel olarak, bu hastalık binlerce kişiyi öldürebilir.

Hiç ciddi bir hastalık geçirmediğin doğru mu?

Sivrisinekler hastalık taşıyıcılarıdır.

Bahar yorgunluğu bir hastalık değildir.

Hastalık ve kıtlık birlikte giderler.

Bu hastalık kontrolsüz yangın gibi yayılıyor.

Dan hastalık bulaşmış tüm koyunları öldürdü.

Hastalık ve iş nedeniyle yorgunum.

Biz bulaşıcı bir hastalık bahsediyoruz.

Hastalık yüzünden partiye katılamadım.

Hastalık bulaşmasaydı, öksürüğe tutulmazdım.

Bu hastalık nadir bir genetik mutasyon tarafından oluşur.

Hastalık uydurmak anlamsızdır.

Açlık ve hastalık en alt sınıflar arasında yaygındır.

O bir hastalık nedeniyle istifa etti.

Hastalık nedeniyle, o bizimle gelemedi.

Bar-mitzvah partisi hastalık nedeniyle iptal edildi.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch