Lernen Sie, wie man hatalı in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Korkarım ki koliyi hatalı şekilde adresledim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu defa hatalı olan benim gibi görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Hatalı olduğunuzu kabul ettiğiniz için çok büyüksünüz.
Translate from Türkisch to Englisch
Ya sen ya da arkadaşın hatalı.
Translate from Türkisch to Englisch
Hatalı olduğunu kabul edene kadar, seninle konuşmayacağım.
Translate from Türkisch to Englisch
Herkes hatalı olduğumu söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Motorda hatalı bir şey olmalı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom hatalı olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom hatalı olduğu ihtimalini düşünmeye bile isteksiz görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'ye araba sürmeyi öğretmede hatalı bir şey görmüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben hatalı mıydım?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom daha hatalı olamazdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Birinin haklı diğerinin hatalı olduğunu gerçekten söyleyebileceğimizi sanmıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Kaç kişi ona hatalı olduğunu söylerse söylesin Tom hâlâ haklı olduğu konusunda ısrar ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O, hatalı olduğu gerçeğini göz ardı ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Hepimiz onun hatalı olduğunu bilsek bile, Tom her zaman haklı olduğunu iddia eder.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, hatalı olduğunu kabul etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom hatalı olduğunu itiraf etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un İngilizcesi zaman zaman oldukça iyi görünsede, o sınırlarını biliyor gibi görünmüyor ve o bir hata yaptığında onu hatalı olduğuna ikna etmek imkansızdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu bilgiyi başkasından aldım, bu yüzden hatalı olabilirim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un hatalı olduğuna asla ikna edemeyeceğimize inanmaya başlıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'yi hatalı olduğu konusunda ikna etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom hatalı olduğunu kabul edecek nezakete sahip değildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben hatalı olabilirim.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben hatalı olduğumu itiraf ederim.
Translate from Türkisch to Englisch
Açıkçası o hatalı.
Translate from Türkisch to Englisch
Hatalı olan benim.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun hatalı olduğu açıktır.
Translate from Türkisch to Englisch
Asla hatalı değilsin.
Translate from Türkisch to Englisch
O, hatalı gibi görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bence, o hatalı.
Translate from Türkisch to Englisch
O, tamamen hatalı.
Translate from Türkisch to Englisch
Senin hatalı olduğun bellidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Ona hatalı olduğunu söyledim.
Translate from Türkisch to Englisch
Hatalı olduğun apaçık.
Translate from Türkisch to Englisch
O, hatalı olduğunu itiraf etti mi?
Translate from Türkisch to Englisch
O, hatalı olduğunu itiraf etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'yi hatalı olduğuna ikna etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Kim hatalı?
Translate from Türkisch to Englisch
O, onun hatalı olduğunu anladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Senin hatalı olduğunu düşünüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Ya o hatalı ya da ben.
Translate from Türkisch to Englisch
O, hatalı görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'ye hatalı olduğunu söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu hatalı olduğuna ikna ettim.
Translate from Türkisch to Englisch
Her zaman beni hatalı buluyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin hatalı olduğu hakkında pozitif.
Translate from Türkisch to Englisch
Ya siz ya da erkek kardeşiniz hatalı.
Translate from Türkisch to Englisch
Hatalı olduğunu söylediğime pişmanım.
O bana hatalı gibi geliyor.
Hatalı olduğunu kabul etmiyor.
Tom Mary'nin hatalı olduğuna ikna oldu.
Her zaman beni hatalı buluyorsun.
Sonunda hatalı olduğunu fark etti.
Rapor onların hatalı olmadığını söylüyordu.
Onun hatalı olduğunu düşünüyorsan yanılıyorsun.
O konuda hatalı olduğunuzdan oldukça eminim.
Aksilikler ve hatalı başlangıçlar olacak.
Hatalı olabilirim.
O hatalı değil.
Hatalı olduğumu itiraf ediyorum.
Dikkatli değildim ve yanlışlıkla hatalı otobüse bindim.
İçimizden biri hatalı.
Hatalı olduğumu itiraf etmeliyim.
O muhtemelen hatalı.
Tom hatalı.
Hatalı olduğu kesin.
Ben asla hatalı değilim.
Hatalı olduğundan kuşkulanıyorum.
Sanırım Tom hatalı.
Hâlâ hatalı olduğumu sanmıyorum.
Hatalı olduğumu şimdi anlıyorum.
Hatalı olduğumu anlıyorum.
Tom doğru mu yoksa hatalı mı olduğunu bilmiyordu.
Tom'un hatalı olduğundan kesinlikle eminim.
Tom'un hatalı olduğunu hiç fark etmedim.
Bunu hakkında hatalı olduğunu umalım.
Hatalı ve suçlu görmeyin artık beni, lütfen.
Tom tamamen hatalı.
Hatalı değildin.
Onlar her zaman hatalı.
Çok hatalı.
Siz beni hatalı ve suçlu konuma düşürmek için çok uğraşmadınız mı?
Hatalı değilim.
Bence orada hatalı karar verdiniz.
Hatalı değildim.
Ben sadece beni sevmesini istemiştim hatalarımla eksiklerimle; bu durumda ikimiz de hatalı değil miydik?
Hatalı değiliz.
Tom hatalı değil.
Hatalı değilsin.
Hatalı olduğuna eminim.
Hatalı olduğunuza eminim.
Tom hatalı olduğunu kabul etmek istemez.
Hepinizin hatalı olduğunu düşünüyorum.
Tom hatalı olmalı.
Onun hatalı olduğu açık.
Tom'un Mary hakkında tamamen hatalı olduğunu düşünüyorum.
Tom'un hatalı olduğundan eminim.
Genellikle hatalı değilim.
Tom hatalı olduğunu fark etti.