Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "havası"

Lernen Sie, wie man havası in einem Türkisch Satz verwendet. Über 54 handverlesene Beispiele.

Otelin ev gibi havası var.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun herkesi rahatlatan alçakgönüllü bir havası vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

New York havası yaz mevsiminde sıcak ve nemlidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Şehrin bir Avrupa havası var.
Translate from Türkisch to Englisch

Odanın sıcacık bir havası vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Kır havası sana iyi gelecektir.
Translate from Türkisch to Englisch

Japonya'nın havası İngiltere'den daha sıcaktır.
Translate from Türkisch to Englisch

Öğretmenimizin havası yerinde.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu odanın havası kirli.
Translate from Türkisch to Englisch

Lastiğin çok az havası var.
Translate from Türkisch to Englisch

Tekerin çok az havası var.
Translate from Türkisch to Englisch

Bugün, Güneydoğu'da göreceli bir barış havası vardır.
Translate from Türkisch to Englisch

Soğuk ve kuru, parlak güneş, ne güzel kış havası!
Translate from Türkisch to Englisch

Gökyüzü karanlık ve gri - Tipik bir yağışlı mevsim havası.
Translate from Türkisch to Englisch

Dalgıçların havası tükeniyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu yılın havası çok tipik değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Sıkı giyin, gece havası çok soğuk olur.
Translate from Türkisch to Englisch

Otomobiller sokakları doldurmadan önce şehrin havası temizdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Sonbahar havası değişkendir.
Translate from Türkisch to Englisch

Pekin'in dumanlı havası keyfimi kaçırıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Temiz dağ havası solumayı seviyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu arabanın lastiklerinin yeterli havası yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Kış havası bu alanda son derece serttir.
Translate from Türkisch to Englisch

Madrid'in havası benim için kötüdür.
Translate from Türkisch to Englisch

Madrid'in havası beni hasta ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Madrid'in havası bana kötü geliyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Otelin lüks bir havası var.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun hakkında gizemli bir havası var.
Translate from Türkisch to Englisch

Toplantıda bir heyecan havası vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Yaramaz kız bir masum havası üstlendi.
Translate from Türkisch to Englisch

Deniz havası saf ve sağlıklıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu yılın havası oldukça sıradışıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Lastiğin havası düşük.
Translate from Türkisch to Englisch

"Urumçi'nin havası ne için soğuk?", "Urumçi, Tanrı Dağları'nın kuzeyine yerleşmiş."
Translate from Türkisch to Englisch

Serin sonbahar havası yüzüne çarparken rahatlayarak gülümsedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bugün Tom'un havası yerinde.
Translate from Türkisch to Englisch

Sonbahar havası var.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu lastiğin biraz havası inmiş.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu hava tam grip havası.
Translate from Türkisch to Englisch

Ali'nin asil bir havası var.
Translate from Türkisch to Englisch

Tekerlerinden birinin havası inmiş.
Translate from Türkisch to Englisch

Oranın havası nasıl?
Translate from Türkisch to Englisch

Buranın eski havası kalmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Orman havası çok faydalıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Birleşik Almanya'da kutlama havası hakimdir.
Translate from Türkisch to Englisch

Sibiu'nun kendine has bir ortaçağ havası var.
Translate from Türkisch to Englisch

Tiran'da bayram havası vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Sol arka lastiğinin havası inmiş.
Translate from Türkisch to Englisch

Deniz havası ciğerlerine iyi gelmiş.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu lastiğin havası iniyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Gençliğinde kibirli bir havası vardı.

Buraların havası pusludur.

Aç bir oyun havası da neşemiz yerine gelsin.

Bu şehrin havası burada bulunan çeşitli fabrikalar nedeniyle zehirli.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch