Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "havaya"

Lernen Sie, wie man havaya in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Çiçeklerin ve ağaçların temiz havaya ve taze suya ihtiyacı vardır.
Translate from Türkisch to Englisch

Yapraklar havaya uçtu.
Translate from Türkisch to Englisch

Kısa sürede kendini soğuk havaya alıştırdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Güneşli havaya rağmen, hava oldukça serindi.
Translate from Türkisch to Englisch

Güzel havaya sahip olacağımızı düşünüyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ellerini havaya doğru fırlattı ve vazgeçtiğini söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kötü havaya rağmen gitmeyi planlıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tren hareket ederken havaya siyah duman bulutları püskürttü.
Translate from Türkisch to Englisch

Bana havaya kimin keşfettiğini söyle.
Translate from Türkisch to Englisch

Yarın için planlarımız havaya bağlı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu sıcak havaya katlanamam.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kazara kendini havaya uçurdu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom köprüyü havaya uçurdu.
Translate from Türkisch to Englisch

Bizim temiz havaya ihtiyacımız var.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu lastiğin biraz havaya ihtiyacı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Teröristler bir otobüsü havaya uçurdular.
Translate from Türkisch to Englisch

O, elini havaya kaldırmadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu sıcak havaya dayanamıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

O, kötü havaya rağmen geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu sıcak havaya daha fazla katlanamıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben soğuk havaya alışkınım.
Translate from Türkisch to Englisch

O, tamamen havaya bağlıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Sanırım havaya bağlı.
Translate from Türkisch to Englisch

Yeni perdeleri bugün havaya kaldırdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Gezimiz havaya bağlı.
Translate from Türkisch to Englisch

Dinamitle büyük bir kayayı havaya uçurduk.
Translate from Türkisch to Englisch

Barutla köprüyü havaya uçurdular.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu soğuk havaya çabuk alışırsınız.
Translate from Türkisch to Englisch

Yakında buradaki havaya alışacaktır.
Translate from Türkisch to Englisch

Ulusal bayramlarda bayrakları havaya kaldırmalıyız.
Translate from Türkisch to Englisch

Gidip gitmeyeceğimiz havaya bağlı.
Translate from Türkisch to Englisch

Kazayı kötü havaya bağladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Sanırım biraz temiz havaya ihtiyacım var.
Translate from Türkisch to Englisch

Havaya toprağa isyan etmişim.
Translate from Türkisch to Englisch

O kağıtları havaya atıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Soğuk havaya alışkınım.
Translate from Türkisch to Englisch

Parti kötü havaya bakılmaksızın düzenlendi.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben soğuk havaya alışığım.
Translate from Türkisch to Englisch

Biraz havaya ihtiyacım var.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom topu aldı ve sonra onu havaya fırlattı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu soğuk havaya alışkınım.
Translate from Türkisch to Englisch

Kötü havaya aldırmadan dışarı çıkmaya karar verdim.
Translate from Türkisch to Englisch

O, kötü havaya rağmen yine de geldi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu sıra, bizim onu havaya kaldırabileceğimizden ağır.
Translate from Türkisch to Englisch

Havaya alışacaksın.
Translate from Türkisch to Englisch

Sanırım biraz havaya ihtiyacım var.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom onun önünde ellerini havaya kaldırdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Hayalim havaya uçtu.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar kötü havaya rağmen arabayla gitmeye karar verdiler.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ellerini havaya kaldırdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu havaya ihtiyacımız vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Sadece biraz temiz havaya ihtiyacın var.

Tom sağ elini havaya kaldırdı.

Sana biraz havaya ihtiyacım olduğunu söyledim.

Ona biraz havaya ihtiyacım olduğunu söyledim.

Sadece biraz havaya ihtiyacım vardı.

Biraz havaya ihtiyacın var.

İşimizin başarısı havaya bağlıdır.

Tom topu havaya attı.

Tom çok açık havaya çıkmaz.

Ellerini havaya kaldır!

"Ne zaman geri döneceksin?" "Bu tamamen havaya bağlı."

Yumruklarını havaya kaldır.

"Ne zaman geri geleceksin?" "Bu tamamen havaya bağlı."

Soğuk havaya rağmen hala bahçede.

Elini havaya kaldır.

Bizim temiz havaya ihtiyacımız olduğu gibi, balıkların da temiz suya ihtiyacı var.

Polis: "Ellerini havaya kaldır!" diye bağırdı.

Havaya ihtiyacım var.

Adam kaçıranlar Tom'un binayı havaya uçurmasını söyledi.

Çiçeklerin ve ağaçların temiz havaya ve suya ihtiyacı vardır.

Yarın tenis oynayıp oynamayacağımız havaya bağlı.

Temiz havaya ihtiyacım var.

Ne zaman geri geliyorsun? Bu tamamen havaya bağlı.

Tom'a biraz havaya ihtiyacım olduğunu söyledim.

Ellerini havaya kaldır.

Tom biraz taze havaya izin vermek için pencereyi açtı.

Ne tür spor yaptığımız havaya ve mevsime bağlı.

Hiçbir şey havaya uçmadı!

Sadece biraz havaya ihtiyacım var.

Yaşlıların ruhları kötü havaya rağmen yüksekti.

Biraz temiz havaya ihtiyacım var.

Havaya bağlı.

Bira bahçelerinin çok müşteri alıp almadığı havaya bağlı.

Ellerinizi havaya kaldırın.

Biraz temiz havaya ihtiyacın var.

Tom bozuk parayı havaya attı ve sonra onu yakaladı.

Planör havaya yükseldi.

O onu havaya kaldırdı.

Onun purosundan bir duman halkası havaya doğru uçtu.

Duman havaya yükseldi.

Onlar şapkalarını havaya fırlattı.

Ben küçükken babam beni havaya atardı.

Pencereyi açmak istiyorum: Biraz temiz havaya ihtiyacım var.

Havaya atılan hedefi vurman gerekiyor.

İnsanların ne kadar bira içtikleri havaya bağlıdır.

İnsanların ne kadar bira içtiği genelde havaya bağlıdır.

Ben havaya biraz alıştım.

Henüz buradaki havaya alışmadım.

Sadece biraz temiz havaya ihtiyacım vardı.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch