Lernen Sie, wie man havuz in einem Türkisch Satz verwendet. Über 22 handverlesene Beispiele.
O havuz gerçekten davetkar görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Havuz yüzülemiyecek kadar çok sığ.
Translate from Türkisch to Englisch
"Bu haftadan itibaren havuz sezonu değil mi?" "Ah evet. O zaman gidip bir mayo almalıyım."
Translate from Türkisch to Englisch
Havuz mahallede tüm çocuklar tarafından ortak kullanılır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir sauna ve bir havuz var.
Translate from Türkisch to Englisch
Eski bir havuz var. Kurbağa içine atlar ve sudan ses çıkar.
Translate from Türkisch to Englisch
Ken'nichi Geneva gölü şeklinde bir havuz yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Burada bir havuz olduğunu bilmiyordum.
Translate from Türkisch to Englisch
Havuz boş.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar kırılan fayansları değiştirdikleri için havuz kapalı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben bir havuz istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Havuz temiz su dolu.
Translate from Türkisch to Englisch
Bahçede küçük bir havuz var.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary bir havuz tipidir ve Tom bir okyanus tipidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Çoğu kez barbekü ve havuz partileri veriyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu havuz ne kadar derin?
Translate from Türkisch to Englisch
Havuz ısıtılıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Hey sen ! Havuz başında koşmak yok !
Translate from Türkisch to Englisch
Havuz, teras ile aynı seviyededir.
Translate from Türkisch to Englisch
Havuz teras katında.
Translate from Türkisch to Englisch
Havuz medyasının işler tıkırındaymış gibi yansıtmaya çalıştığı haberlere rastlayınca savaşın son zamanlarındaki Die Deutsche Wochenschau bültenlerindeki havayı alıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Havuz tekrar suyla doldu.
Translate from Türkisch to Englisch