Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "hayal"

Lernen Sie, wie man hayal in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Bir zaman makinen olduğunu hayal et.
Translate from Türkisch to Englisch

Haberi duyunca hayal kırıklığına uğradık.
Translate from Türkisch to Englisch

Elektriksiz ve susuz bir dünya hayal edemeyiz.
Translate from Türkisch to Englisch

Sensiz bir hayat hayal edemem.
Translate from Türkisch to Englisch

Hayal edebilir misin?
Translate from Türkisch to Englisch

John'a güvenebilirsin. O seni asla hayal kırıklığına uğratmayacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu dünyadaki eğitim beni hayal kırıklığına uğratıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Olmayı hayal ettiğimiz kadar mutlu ya da mutsuz değiliz.
Translate from Türkisch to Englisch

İnsanoğlunun hayatında niçin hayal kırıklıkları vardır?
Translate from Türkisch to Englisch

Claude; sınıfımda klorofil dolayısıyla yeşil tenli olan ototrofik bir çocuk, ayın ormanlaşmasını hayal ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Litvanya'ya gitmeyi ve yaşamayı hayal ediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

O beni hayal kırıklığına uğrattı.
Translate from Türkisch to Englisch

Horatio, Cennette ve Dünyada sizin felsefenizde hayal edilenden çok daha fazla şeyler vardır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bilmek bir şey değildir, hayal gücü her şeydir.
Translate from Türkisch to Englisch

Linda'nın hayal kırıklığı öylesine fazlaydı ki gözyaşlarına boğuldu.
Translate from Türkisch to Englisch

O, kimsenin hayal edemeyeceği en büyük sıkıntıya katlandı.
Translate from Türkisch to Englisch

Seni asla hayal kırıklığına uğratmayacağım.
Translate from Türkisch to Englisch

Bazen evi hayal ederim.
Translate from Türkisch to Englisch

Kitabın tamamını okursanız hayal kırıklığına uğramazsınız.
Translate from Türkisch to Englisch

Kaybolacağını asla hayal etmedim.
Translate from Türkisch to Englisch

Bunu hayal bile edemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Müzik bizim hayal gücümüzü besler.
Translate from Türkisch to Englisch

Haberle ilgili hayal kırıklığından dolayı iç çekti.
Translate from Türkisch to Englisch

Haberi duyduğumda hayal kırıklığından başka bir şey hissedemedim.
Translate from Türkisch to Englisch

Gerçekten bir Alice vardı, fakat Harikalar Diyarı hayal gücünün bir uydurmasıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Burada seninle buluşmayı asla hayal etmedim.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom beni hayal kırıklığına uğrattı.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun davranışı arkadaşlarının çoğunu hayal kırıklığına uğrattı.
Translate from Türkisch to Englisch

O aşkta hayal kırıklığına uğradı.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar hayal kırıklığına uğradılar.
Translate from Türkisch to Englisch

O, yeni pozisyonundan vazgeçerek karısını hayal kırıklığına uğratmak istemedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir roman yazarken, hayal gücümüzü çalıştırırız.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'nin zaten evli olduğunu duyduğu için hayal kırıklığına uğradı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'nin performansında hayal kırıklığına uğradı.
Translate from Türkisch to Englisch

Mary bir gün bir prensle karşılaşacağını ve onların evleneceklerini hayal etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben onun evlilik yaşamına hayal kırıklığına uğradım.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun hayal edebileceğinden daha değerli bir yüzüğü var.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Boston'un merkezinde bir ev sahibi olmayı hayal ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Piknik bir hayal kırıklığıydı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben böylesine sakin bir yer olduğunu asla hayal etmedim.
Translate from Türkisch to Englisch

John'un zamanında geldiğini hayal bile edemiyorum.

Tom'un vize alamadığını duymak bizi hayal kırıklığına uğrattı.

Mary, Tom hakkında hayal kurardı.

Mary, Tom'la evlenmeyi hayal ederdi.

Mary evlenme hakkında hayal kurardı.

Tom biraz hayal kırıklığı uğramış gibi görünüyordu.

Tom kendini birini vururken hayal edemedi.

Tom her zaman bir kelle avcısı olmayı hayal etti.

Seni hayal kırıklığına uğratmamak için elimden geleni yapacağım.

Tom seni hayal kırıklığına uğratmayacaktır.

Hayal kırıklığına uğramayın.

Yokluğun beni hayal kırıklığına uğrattı.

Büyükannemi hayal meyal hatırlıyorum.

Oğlum hayal kırıklığına uğrattı.

Tom'un etkili bir hayal gücü var.

Tom hayal kırıklığına uğramış hissetti.

Tom bir rock yıldızı olmayı hayal etti.

Tom hayal kırıklığına uğramak istemiyor.

Tom kesinlikle izleyiciyi hayal kırıklığına uğratmadı.

Yapılacak çok az şey olması beni hayal kırıklığına uğrattı.

Tam olmanı hayal ettiğim insan tipisin.

Hayal gücüne egzersiz yaptırmalısın.

Hayal gücü, tüm uygarlığın köküdür.

Ben hayal gücümü kullandım.

Sonuçlarda hayal kırıklığına uğramış gibi görünüyor.

Arkadaşımın burada olmaması beni hayal kırıklığına uğrattı.

Eğer o onların ona beş günlük ücretli izin vermelerini umuyorsa, hayal kırıklığına uğrayacaktır.

Mary, onun ilkokul günlerinde, bir öğretmen olmayı hayal ediyordu.

Mary'nin onu gerçekten söyleyeceğini hayal edemedi.

Tom Mary'yi hayal kırıklığına uğratmak istemedi.

Tom Mary'yi hayal kırıklığına uğrattı.

O hayal kırıklığına uğradı.

Tom hayal görüyordu.

Onu hayal kırıklığına uğratma.

Tom hayal kırıklığına uğradı.

Seninle hayal kırıklığına uğradım.

O her zaman hayal kuruyor.

O, evi hakkında hayal kurdu.

Nasıl hissettiğini hayal edebiliyorum.

Ben öyle bir hayatı hayal edemiyorum.

Biz onunla hayal kırıklığına uğradık.

Biraz hayal kırıklığına uğradım.

Sanki hayal görüyormuşum gibi hissettim.

Sanki hayal görüyormuş gibi hissediyorum.

Ben oğlumla hayal kırıklığına uğradım.

Ben onu senin hayal gücüne bırakıyorum.

Onunla karşılaştığımı hayal meyal hatırlıyorum.

Onun yeni filmi hayal kırıklığına uğratıcıdır.

Onun çok canlı bir hayal gücü var.

Beni hayal kırıklığına uğratma.

Mary sık sık düğününü hayal eder.

O, sonuçlarla ilgili hayal kırıklığına uğramış gibi görünüyor.

Böyle bitireceğimizi asla hayal etmedim.

Onda hayal kırıklığına uğradım.

Onu hayal edemezsiniz, değil mi?

Onun burada olmaması beni hayal kırıklığına uğrattı.

O, sonuçtan dolayı hayal kırıklığına uğramış gibi görünüyordu.

Senin aramaman beni hayal kırıklığına uğrattı.

Yemek kötü olduğunda, gerçek bir hayal kırıklığıdır.

Seninle burada karşılaşacağımızı asla hayal etmedim.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch