Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "hayatına"

Lernen Sie, wie man hayatına in einem Türkisch Satz verwendet. Über 70 handverlesene Beispiele.

Çiftlik hayatından şehir hayatına geçiş çoğunlukla zordur.
Translate from Türkisch to Englisch

Kısa sürede kendini köy hayatına alıştırdı.
Translate from Türkisch to Englisch

Kaza neredeyse hayatına mal oluyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar şehir hayatına can atıyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch

O, bir köprüden atlayarak hayatına son verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun yüzsüzce meydan okuma hareketi neredeyse hayatına mal oluyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kısa sürede kendini okul hayatına alıştırdı.
Translate from Türkisch to Englisch

O kendi hayatına son verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

O, kendini yeni hayatına uydurdu.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir hata bir insanın hayatına mâl olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Ölüm, yaşadığımız bu fani hayatın sona ermesi ve ebedi olan ahiret hayatına açılan kapıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

İnsanın hayatına giren insanlar onun hakkında ondan daha çok şey bilince insan bazen biraz buruklaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir askerin kaçması hayatına mal olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom şehir hayatına alışkın değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Evlilik hayatına alışmak uzun zaman alır.
Translate from Türkisch to Englisch

İhtiyacın olan şey hayatına bir adam sokmak.
Translate from Türkisch to Englisch

İkinci Dünya Savaşı, 70 milyondan fazla insanın hayatına mal oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Geciktiğimiz her dakika insan hayatına mal olur.
Translate from Türkisch to Englisch

Şehir hayatına hiç alışamadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir anlık tereddüt, bir pilotun hayatına mal olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

O hayatına devam etti, ben de edebilirim.
Translate from Türkisch to Englisch

Geri gidebilsen ve hayatına tekrar başlayabilsen, hangi yaştan başlamak istersin?
Translate from Türkisch to Englisch

Hayatına tekrar başlayacak olsan, hayatında hangi zamana geri gitmek istersin?
Translate from Türkisch to Englisch

"Sen hiç kendini öldürmeyi düşündün mü?" "Hayır ben kendi hayatına son verecek bir kişi değilim."
Translate from Türkisch to Englisch

Tom şehir hayatına hala alışamadı.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun özel hayatına ilişkin belgeler soygunda çalındı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un direksiyondaki dikkatsizliği onun hayatına mal oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Benim özel hayatına burnunu sokma.
Translate from Türkisch to Englisch

Hayatına çekidüzen verme zamanı.
Translate from Türkisch to Englisch

Yurt hayatına oldukça hızlı bir şekilde alışacaksın.
Translate from Türkisch to Englisch

Neredeyse onun hayatına mal oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben özel hayatına burnumu sokmak istemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu trajik olay Tom'un bütün hayatına takıldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben Frida Kahlo'nun hayatına ve çalışmalarına derinden hayranlık duyuyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu onun hayatına mal oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Aşk hayatına özellikle dikkat etmen önemlidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Dalış arzusunu onun hayatına mal oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Uçak kazası 200 kişinin hayatına mal oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu, Fadıl'ın hayatına mal oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Fadıl, Leyla'nın hayatına tekrar girdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Sami kendi hayatına anlam vermek istedi.
Translate from Türkisch to Englisch

O senin hayatına mal olacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom hayatına devam etmek istiyordu.

Sami'nin hayatına yeni bir kadın geldi.

Hayatına kimin gireceğine kader karar verir, ama kimin kalacağına sen karar verirsin.

Hayvanların hayatına saygı göstermeyen, insan gibi yaşayamaz.

Bazen kader yüzüne güler ve harika bir insanı hayatına yollar.

Sami, Leyla'nın hayatına egemen oluyordu.

Sami kendi hayatına son vermek istedi.

Sami, Mısır'da hayatına yeniden başladı.

Sami kendi hayatına son verdi.

Sami, Leyla'nın hayatına geri geldi.

Sami hapiste kendi hayatına kıydı.

Sami hayatına devam etti.

Sami 2006'da Leyla'nın hayatına girdi.

Sami serbest bırakıldı ve günlük hayatına devam etti.

Tom, hayatına yön vermeye çalışan bir genç adam.

Tom hayatına lanet ediyor.

Bu Tom'un hayatına mal oldu.

Tom, hayatına mal olan bir hata yaptı.

Tom hayatına son vermek istedi.

Okul hayatına kısa sürede uyum sağladı.

Tom'un hayatına mal olan bir hataydı.

Hayatına objektif olarak baktığında nasıl bir tablo görüyorsun?

Tom, 10'uncu kattan atlayarak hayatına son verdi.

Öyle geceler vardır ki insan sabahına bambaşka biri olarak hayatına devam eder.

Bunu unut ve hayatına devam et.

Bilim insanları yaban hayatına, özellikle de nesli tükenmekte olan koala popülasyonlarına verilen zararı değerlendirmeye başlıyor.

Onun özel hayatına müdahale etme.

Kızımın hayatına karışmaya devam etmenize izin vermeyeceğim.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch