Lernen Sie, wie man hayati in einem Türkisch Satz verwendet. Über 21 handverlesene Beispiele.
Bir gökdelendeki asansörler hayati sistemlerdir.
Translate from Türkisch to Englisch
İyi beslenme bir bebeğin büyümesi için hayati önem taşımaktadır.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu hayati önem taşıyan bir konu.
Translate from Türkisch to Englisch
Hayati tehlikesi var mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu hayati derecede önemli.
Translate from Türkisch to Englisch
Su hayati bir önem taşıyan doğal bir kaynaktır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom hayati yaralar aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Hiçbir hayati organ hasar görmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Hayati önemi olmayan şeylere boşa para harcama.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu, ülkemizin geleceği için hayati bir karar.
Translate from Türkisch to Englisch
O hayati tehlikeyi atlattı.
Translate from Türkisch to Englisch
Caribou ultraviyole ışığı görebilir. Bu yetenek sert Arktik ortamda yaşamaları için hayati önem taşımaktadır.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun yardımı, bu planın başarısı için hayati önem taşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun hayati bulguları yakından izleniyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Leyla, Sami'nin hayati organlarını kontrol etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Leyla bütün bir günü hayati ilaç olmadan geçirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom iyileşmeye başladı, ama henüz hayati tehlikeyi atlatmış değil.
Translate from Türkisch to Englisch
İyi değildim ama hayati tehlikem de yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch
Eğitim, bu toplum için hayati önem taşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Yaralıların çoğunun hayati tehlikesi yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Hayati bir tehdit var mı?
Translate from Türkisch to Englisch