Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "hayli"

Lernen Sie, wie man hayli in einem Türkisch Satz verwendet. Über 85 handverlesene Beispiele.

O, bu sabah bir hayli mektup aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir hayli öğrenci bugün yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben hayli yorgunum.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun yeni romanı hayli övüldü.
Translate from Türkisch to Englisch

Fransa'da sanatçlara hayli saygı gösterilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben bir hayli etkilendim.
Translate from Türkisch to Englisch

George hayli geveze.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'a bir hayli hayranım.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir hayli üyemiz var.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom zaten hayli tehlikede.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un mali durumunun hayli farkındayım.
Translate from Türkisch to Englisch

Bilgisayarda bir hayli deneyimin var, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch

japon telefon sistemi hayli etkindir.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun öğretim yöntemleri alışılmışın hayli dışında.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir hayli mücevher satın aldın.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun haklı olduğundan bir hayli eminim.
Translate from Türkisch to Englisch

Ne yazık ki bu boynu bükük, fasfakir, sersefil, harap ve bitap, perişan ve de zavallı İngilizcemle çevirmem bir hayli zor.
Translate from Türkisch to Englisch

Burası bir hayli kalabalık. Haydi başka bir yere gidelim.
Translate from Türkisch to Englisch

Bunun hakkında bir hayli düşündüm.
Translate from Türkisch to Englisch

Onu bir hayli düşündüğünü biliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un seni görmek istediğinden hayli şüpheliyim.
Translate from Türkisch to Englisch

Sana söyleyecek bir hayli şeyim var.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Boston'da bir hayli arkadaşı olduğunu söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch

O konuda bir hayli bilgi ve tecrübe sahibiyim.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu yolda bir hayli trafik var.
Translate from Türkisch to Englisch

Akvaryumda bir hayli nadir balık var.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben hayli motive oldum.
Translate from Türkisch to Englisch

Hayli meşgulüm.
Translate from Türkisch to Englisch

Fransızcan bir hayli gelişti.
Translate from Türkisch to Englisch

Şiddetli yağmur bir hayli zarara yol açtı.
Translate from Türkisch to Englisch

İlk yerleşimciler hayli eğitimliydiler ve Püritenizm'i ilk Amerikan ilkesi olarak belirlediler.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom geldiğinde saat bir hayli ilerlemişti.
Translate from Türkisch to Englisch

Mademki Tom işsiz onun bir hayli boş zamanı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Hava bir odada sıkıştırıldığında hayli ısı yalıtımı sağlar.
Translate from Türkisch to Englisch

O bir hayli sabır gösterdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un hayli seçeneği var.
Translate from Türkisch to Englisch

İstifa etmek için hayli baskı altındayım.
Translate from Türkisch to Englisch

Aile serveti bir hayli artmıştır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu konuda bir hayli kitap var.
Translate from Türkisch to Englisch

Dan hayli eğitimli profesyonel bir araştırmacıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar bir hayli çok kitap satın aldılar.
Translate from Türkisch to Englisch

Onu hayli nitelikli bir çalışan olarak düşünüyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch

O hayli nitelikli bir çalışan olarak düşünülüyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Termosfer içinde sıcaklıklar sürekli olarak 1.000 derece Celsius'un hayli ötesine yükselir.
Translate from Türkisch to Englisch

Öğretmenlerimiz hayli niteliklidirler.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir çekirge ve bir hayli karınca bir tarlada yaşadı.
Translate from Türkisch to Englisch

O bir hayli çok.
Translate from Türkisch to Englisch

Hâlâ okul günlerimle ilgili bir hayli anım var.

Tom bir çocuk olarak hayli utangaçtı.

Tom bir hayli para kazandı.

Orada bir hayli iyi arkadaşları vardı.

Bir hayli Kanadalı arkadaşım var.

Tom'u bir hayli özleyeceğiz.

Bu hayli tavsiye edilir.

Suçlu silahlı ve hayli tehlikeli.

Hayli zekiyim.

Hayli akıllıyım.

Bu ülkede bir hayli ciddi sorunlar var. Yasadışı göç onlardan biri değil.

O kitap hayli yanıltıcıdır.

Onun müziği hayli çok seslidir.

Bu müzik hayli çok seslidir.

Tom bir hayli olgunlaştı.

Onu hayli şüpheli buluyorum.

Tom'un tasarımı hayli orijinaldi.

Bu kitap hayli tavsiye ediliyor.

Aşk hayli bağımlılık yapıcı bir ilaçtır.

Yapacak bir hayli işim var.

Tarih hayli siyasallaştırılmış bir konudur.

Sami hayli endişeliydi.

Sami, Leyla'yı hayli oynak bir kişi olarak tanımladı.

Sami, Leyla'yı hayli dengesiz biri olarak tanımlıyordu.

Sami hayli para kazandı.

Kendimi bir hayli şanslı hissettim.

Tom onun hayli eğlenceli olduğunu düşündü.

Maşallah, Türkçeni bir hayli ilerletmişsin.

Bu konudaki liste hayli uzun.

O gazetecenin yabancı bağlantıları bir hayli fazla.

Birlikte hayli zaman geçirdik.

Sigorta şirketleri her yerde zor zaman geçiriyor ve artık ödemeler konusunda elleri bir hayli sıkı.

Mevcut siyasi iklim ve pandemi kısıtlamaları gençler arasında Kara Dörtleme'yi bir hayli popülerleştirdi.

Ali yaptıysa ben hayli hayli yaparım.

Problem çözme insan kafasını hayli geliştiren bir işlemdir.

Hamas'ın 7 Ekim 2023'teki saldırısı hayli planlı bir operasyondu.

Hayli özgüvenin var.

Hayli özgüvenlisin.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch