Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "hayran"

Lernen Sie, wie man hayran in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Onun perfomansına hayran kaldım.
Translate from Türkisch to Englisch

Ona hayran olmayan hiç kimse yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch

Bizim onun yeteneğine hayran olmamamız elimizde değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Evet. Onun tarafından yapılan resimlere herkes hayran.
Translate from Türkisch to Englisch

Herkes onun cesaretine hayran kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Benim yeni arabana hayran olmamam elimde değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir aptal her zaman kendisine hayran olacak daha büyük bir aptal bulur.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, kamyon yeni arabama çarptığı zaman ona hayran oluyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ve Mary el ele tutuşurken manzaraya hayran kaldılar.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, Mary'nin şarkı söyleme yeteneğine hayran.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom onun dürüstlüğünden dolayı Mary'ye hayran.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom cesaretinden dolayı Mary'ye hayran.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom onun cesareti için Mary'ye hayran.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'nin cesaretine gerçekten hayran kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'nin cesaretine hayran oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Ona hayran oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben onun yeni arabasına hayran oluyordum.
Translate from Türkisch to Englisch

Ona hayran olmak elimde değildi.
Translate from Türkisch to Englisch

Güzel gün batımına hayran kaldık.
Translate from Türkisch to Englisch

Fuji Dağı'nın manzarasına hayran kaldık.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar güzel manzaraya hayran kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, benim yeni arabama hayran kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun yeteneğine hayran olmamak elimde değil.
Translate from Türkisch to Englisch

Kendisi en hayran olduğum romancıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Kimse benden daha fazla ona hayran değildir.
Translate from Türkisch to Englisch

En çok hayran olduğum romancıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Manzaranın güzelliğine hayran kaldık.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun cesaretine hayran olmamak elimde değildi.
Translate from Türkisch to Englisch

İsviçre'ye gelen ziyaretçiler Alp dağlarına hayran kalırlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Tepeden güzel manzaraya hayran kaldılar.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun cesaretine hayran olduğum için, ona güvendim.
Translate from Türkisch to Englisch

Bütün rengarenk çiçeklerin güzelliklerine hayran kaldım.
Translate from Türkisch to Englisch

Sana her zaman hayran kaldım.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un sabrına hayran olmaktan kendimi alamadım.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, Mary'ye hayran kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'a hayran oldum.
Translate from Türkisch to Englisch

Çocuğa hayran olmayan kimse yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'nin işine hayran kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, aynadaki görüntüsüne hayran kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Yabancılar Fuji dağına hayran kalıyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar Ayten’e hayran.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un cesaretine hayran kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Her zaman Tom'a hayran oldum.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom gerçekten hayran olduğum bir kişi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom gerçekten hayran olduğum biri.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben bir hayran değilim.
Translate from Türkisch to Englisch

Birçok hayran şarkıcının arabasının önünde toplanıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Sana her zaman çok hayran oldum.
Translate from Türkisch to Englisch

Hayran bir çocuk değilim.

Her zaman sana hayran oldum.

Aşk tarafından kör edilen biri, canavara bile hayran olabilir.

Ona hayran olan birçok kişi var.

Sen bir hayran mısın?

Ben her zaman ona açıkça hayran oldum.

Ona hayran oldum.

Hayran kitlesi alkışladı.

Herkes Henry' ye hayran.

Pek çokları ona hayran.

Pek çok insan Nikko' ya hayran.

Yabancılar Fuji' ye hayran olur.

Dışardan gelenler Fuji' ye hayran olur.

Her zaman sabrına hayran kaldım.

Kim onlara hayran olmaz?

Tom kumaşın inci beyazlığına hayran kaldı.

Marika neden Japonlara bu kadar hayran kalmış?

Tom çiçek aranjmanına hayran kaldı.

Tom çiçek düzenlemesine hayran kaldı.

Bizim hayran kitlemiz büyüyor.

Ben hayran bir kız değilim.

Gelecek nesiller senin heykeline hayran kalacaklar.

Kim ona hayran değil?

Onu nasıl hayran bırakacağım?

Onları nasıl hayran bırakacağım?

Benim onu hayran bırakmam gerekir.

Ben gerçekten onu hayran bırakmak istiyorum.

Ben gerçekten onları hayran bırakmak istiyorum.

Dansçının zarif eylemi seyirciyi hayran bıraktı

Herkes ona hayran.

Ben onlara hayran oldum.

O, hayran olmaya değer bir kadın.

O hayvanlara hayran.

Onlar senin cesaretine hayran.

Tom sincaplara hayran.

Tom Mary'ye bir hayran mektubu yazdı.

Senin ruhuna hayran olduğumu söylemek zorundayım.

Tom benim hayran olduğum bir kişidir.

Bu file, küçük çocuklar tarafından hayran olunur.

Tom hayran olduğum birisi.

O, aynada kendine hayran kaldı.

Ben ona hayran kaldım.

Bir süredir Tom'a hayran oldum.

Gizli bir hayran ona her sabah çiçek gönderdi.

Onlar birbirlerine hayran kaldılar.

Arkadaşının işine hayran kaldı.

Kim Tom'a hayran kalmıyor?

Senin cesaretine hayran.

Kadın çok güzel, o geçtiğinde, erkekler onun güzelliğine hayran kaldı.

Onlar tepeden doğal görünüme hayran oldu.

Güzel gün batımına hayran olmamıza yardımcı olamadık.

Tom'un bir hayran kitlesi var.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch