Lernen Sie, wie man helal in einem Türkisch Satz verwendet. Über 28 handverlesene Beispiele.
Helal yoldan kazanılmayan kazanç, kazanç değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Helal olsun sana! Ailen seninle gurur duyuyor olmalı.
Translate from Türkisch to Englisch
Rahip bana hakkını helal etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu et helal.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir daha benim kalbimi kırıp beni üzersen seni affetmem hakkımı da helal etmem.
Translate from Türkisch to Englisch
Hakkını helal et baba.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom hakkını helal etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Hakkım varsa sana helal olsun.
Translate from Türkisch to Englisch
Kim dediyse, helal olsun.
Translate from Türkisch to Englisch
Yemek helal midir?
Translate from Türkisch to Englisch
Nerede bir helal restoran var?
Translate from Türkisch to Englisch
Restorandaki yiyecek helal mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Fadıl helal gıda yedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Allah helal, bol kazanç versin.
Translate from Türkisch to Englisch
Hakkını helal et.
Translate from Türkisch to Englisch
Hakkınızı helal edin.
Translate from Türkisch to Englisch
Helal olsun.
Translate from Türkisch to Englisch
Helal!
Translate from Türkisch to Englisch
Helal olsun!
Translate from Türkisch to Englisch
Hakkımı helal etmiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Hakkınızı helal ettiniz mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Ölüm Hak, miras helal.
Translate from Türkisch to Englisch
Hakkım varsa benden yana helal olsun.
Translate from Türkisch to Englisch
Çok alametler belirdi, vakit tamamdır. Haram helal oldu, helal haramdır. Kendi kendimizle yarışmaktayız gülüm. Ya ölü yıldızlara götüreceğiz hayatı ya da dünyamıza inecek ölüm.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana attığın kazıktan dolayı uğradığım zarar çok da önemli değil ama içimdeki insanlara karşı iyi niyet ve iyilik yapma isteğini yaraladığın için hakkımı helal etmiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Faiz haram da dolar helal mi it?
Translate from Türkisch to Englisch
Temel Amerika'ya gidip ana dili gibi İngilizce öğrenmiş. Orada ayrıca burnunu ameliyat ettirip küçülttürmüş ve konservatuvar okuyup çok becerikli bir piyanist olmuş. Bir gün konser verip seyircileri selamladığında o sırada Amerika'da olup tesadüfen en ön sırada onu izleyen Dursun "Ula hemşerim, helal olsun çok iyi çaldın da!" diye bağırmış. Bunun üzerine şaşıran Temel kendisini nasıl tanıdığını sorunca Dursun "Piyanistler otururken tabureyi piyanoya doğru çekip ayarlarlar, sense önce tabureye oturup sonra piyanoyu kendine çektin. Oradan anladım da!" diye cevaplamış.
Translate from Türkisch to Englisch
Helal olsun, ne soğuk kanlı davrandı.
Translate from Türkisch to Englisch