Lernen Sie, wie man herhalde in einem Türkisch Satz verwendet. Über 17 handverlesene Beispiele.
Beni ağabeyimle karıştırdınız herhalde.
Translate from Türkisch to Englisch
Çağrıldıysa gelir herhalde.
Translate from Türkisch to Englisch
Herhalde yine cümle değişikliği yapmışlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Herhalde ebeveynlerimi aramayacaksın, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu kadar itham karşısında, herhalde benim iki çift laf daha etme hakkım vardır.
Translate from Türkisch to Englisch
Herhalde değil.
Translate from Türkisch to Englisch
"Saşimi sevmiyorsundur herhalde, öyle değil mi?" "Ne diyorsun sen, saşimiye bayılırım!"
Translate from Türkisch to Englisch
Senin yaşın epeyce eski herhalde. Memlekette kara tahta kaldı mı? Artık yeşil ve beyaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Şimdi çıkarsak herhalde başarırız.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana gergin olmamamı söylemeyi kesseydin herhalde bu kadar gergin olmazdım.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben herhalde Tom'un yaptığı aynı şeyi yapardım.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sizinle hemen hemen aynı yaşta, herhalde.
Translate from Türkisch to Englisch
Bulutların üstünde özgürlük herhalde sınırsız olmalı. Derler ki tüm korkular tüm endişeler bulutların altında saklı kalırlarmış. Ve sonra bize büyük ve önemli görünenler, birden boş ve küçük olurlarmış.
Translate from Türkisch to Englisch
Uyuyor herhalde.
Translate from Türkisch to Englisch
Yani bir eczaneyle döndürmüyorsunuz herhalde hayatınızı, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Sen bu filmi herhalde artık ezberlemişsindir.
Translate from Türkisch to Englisch
En saçma ölüm şekli, ölümsüzlük iksiri içerken boğulmak olurdu herhalde.
Translate from Türkisch to Englisch