Lernen Sie, wie man hevesli in einem Türkisch Satz verwendet. Über 55 handverlesene Beispiele.
Kızı onunla her yere gitmeye hevesli.
Translate from Türkisch to Englisch
Oraya gitmeye çok hevesli.
Translate from Türkisch to Englisch
O, Amerika'ya gitmek için hevesli.
Translate from Türkisch to Englisch
O, herkesi memnun etmeye hevesli.
Translate from Türkisch to Englisch
O yurt dışına gitmek için hevesli.
Translate from Türkisch to Englisch
O bilime hevesli.
Translate from Türkisch to Englisch
Ken hevesli bir öğrenci.
Translate from Türkisch to Englisch
George yeni işi hakkında çok hevesli.
Translate from Türkisch to Englisch
O seni görmek için hevesli.
Translate from Türkisch to Englisch
O bilgiye çok hevesli.
Translate from Türkisch to Englisch
Gençler yurt dışına gitmekte çok hevesli.
Translate from Türkisch to Englisch
O hastaneye gitmeye hevesli.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom hevesli görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary kadar hevesli görünmüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Evini satın almaya hevesli birini buldum sanırım.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom çok hevesli değil, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom çok hevesli değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom çok hevesli.
Translate from Türkisch to Englisch
Çok hevesli görünmüyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom çok hevesli görünmüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom çok hevesli değildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, hevesli bir bisikletçidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar çok hevesli.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom hevesli değildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom çok hevesli görünmüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen çok hevesli görünüyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch
Ağabeyim çok hevesli bir futbol fanatiğidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom projenin hevesli bir destekçisiydi.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz hevesli Hanshin Tigers taraftarlarıyız.
Translate from Türkisch to Englisch
O, hevesli bir sanat koleksiyoncusu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom tarihin hevesli bir okuyucusudur.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary hevesli bir yazar.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, hevesli bir yazar.
Translate from Türkisch to Englisch
O hevesli bir Stephen King hayranıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom onu yapmaya hevesli olduğunu söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Çok hevesli görünüyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch
Hevesli bir yazar mısınız?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom hevesli bir sanat destekçisidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu tür müziğe hevesli değilim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom her zaman hevesli.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, bunu yapmak için çok hevesli olduğunu söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom seni görmek için hevesli.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un bunun hakkında daha hevesli olacağını düşündüm.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un göründüğü kadar hevesli görünmüyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom gitmeye hevesli, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Ziyaretin hakkında çok hevesli.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom çok hevesli görünmemeye çalıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
Amerika'ya gitmeye hevesli.
Translate from Türkisch to Englisch
Ancak herkes bu kadar hevesli değildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Pek çok vatandaş bu hamle konusunda hevesli.
Translate from Türkisch to Englisch
İş örgütleri konuyla ilgili oldukça hevesli.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un bu konuda daha hevesli olacağını düşünmüştüm.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary, bunu yapmak için hevesli olduğunu söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Eğer dans etmeye hevesli değilseniz bile en azından şarkı söyleyin!
İstanbul'u ziyaret etmek için çok yaşlı, ama Türkçe öğrenmeye çok hevesli.