Lernen Sie, wie man hey in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Hey, hâlâ burada mısın?
Translate from Türkisch to Englisch
Hey! Scott! Faturamı öde!
Translate from Türkisch to Englisch
Hey, külotlu şakalardan vazgeçmenin zamanı geldi.Okuyucuları soğutacaksın,seni sürüngen.
Translate from Türkisch to Englisch
Hey, babalık! Ne yapıyorsun!
Translate from Türkisch to Englisch
Hey,teslimat tarihine az zaman kaldı,biliyor musun?Etrafta şaşkın şaşkın gezmeyi bırak.
Translate from Türkisch to Englisch
Hey, sen!
Translate from Türkisch to Englisch
Hey, ne yapıyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch
Hey, ne dolaplar çeviriyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch
Hey, Tom, endişelerini unut.
Translate from Türkisch to Englisch
Hey Tom, dedikodu vasıtasıyla senin Susie ile çıktığını duydum. Tebrikler.
Translate from Türkisch to Englisch
O benim arkadaşımdır. Hey millet onu tanıyor musunuz?
Translate from Türkisch to Englisch
Hey, biliyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch
Hey, hiç param olmayabilir ama benim hâlâ bir gururum var.
Translate from Türkisch to Englisch
Hey siz! Lütfen bekleyin.
Translate from Türkisch to Englisch
Hey! Burada Uygurca konuşan bir Amerikalı var. Bilgisayarını araştırmak için çabuk buraya gel.
Translate from Türkisch to Englisch
Hey beyler, lütfen biraz sakin olun.
Translate from Türkisch to Englisch
Hey, Ayako. Lütfen yüksek sesle konuş.
Translate from Türkisch to Englisch
Hey, sen! Ne yapıyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch
Hey, bekleyin!
Translate from Türkisch to Englisch
Hey, rahatla.
Translate from Türkisch to Englisch
Hey, ne oldu?
Translate from Türkisch to Englisch
Hey, Ayako! Lütfen daha yüksek sesle konuş.
Translate from Türkisch to Englisch
Hey, lütfen bana burada yardım eder misin?
Translate from Türkisch to Englisch
Hey. Seni tanıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Hey, bu bütün gün yemek masasında mı duruyordu? O, buzdolabına gitmeli yoksa bozulacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Hey dostum, senin problemin nedir?
Translate from Türkisch to Englisch
Hey, şimdi durma.
Translate from Türkisch to Englisch
Hey, gitme.
Translate from Türkisch to Englisch
Hey, kötü hissetme.
Translate from Türkisch to Englisch
Hey, onu yapma!
Translate from Türkisch to Englisch
Hey, endişelenme.
Translate from Türkisch to Englisch
Hey,sen! Buraya gel
Translate from Türkisch to Englisch
Hey, eğer yemek yediye kadar hazır olmazsa restorana gideceğim.
Translate from Türkisch to Englisch
Hey, merhaba arkadaşım. Nasılsın?
Translate from Türkisch to Englisch
Hey millet, kulak verin!
Translate from Türkisch to Englisch
Hey, o benim.
Translate from Türkisch to Englisch
Hey, yarın ne yapacağız?
Translate from Türkisch to Englisch
Hey, nereye gidiyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch
Hey, nereye gidiyorsunuz?
Translate from Türkisch to Englisch
Hey sen, kapa çeneni!
Translate from Türkisch to Englisch
Hey, sen! N'apıyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch
Hey bayım, ceketini unuttun!
Translate from Türkisch to Englisch
Hey, Mimi! Nasılsın?
Translate from Türkisch to Englisch
Hey arkadaşlar, artık komik değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Hey, sen kimsin?
Translate from Türkisch to Englisch
Hey, Herhangi biri anahtarlarını kaybetti mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Hey, Tom nereye gitti?
Translate from Türkisch to Englisch
Hey, ne yapabildiğime bak!
Translate from Türkisch to Englisch
"Hey, ne yapabildiğime bak" " Çalışmaya uğraşıyorum, Tom."
Translate from Türkisch to Englisch
Hey, o gömleği dün giymedin mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Hey, yakışıklı.
Translate from Türkisch to Englisch
Hey, yardım eder misin bana? Ah, boşver! Meşgulsün galiba.
Translate from Türkisch to Englisch
Hey arkadaşlar, geç oluyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Hey, beyler, beni bekleyin!
Hey arkadaşlar, sanırım bir şey buldum.
Hey, arkadaşlar. Ne haber?
Hey? Ne kadar da akıllı biri!
Hey, bu bizim sorunumuz değil.
Hey. Işıkları kim kapattı?
Hey, bana bak.
Hey, beni bekle.
Hey, beni bekleyin.
Hey, buraya gel.
"Hey, bugün ne yapıyorsun?" "Oh, çok bir şey değil."
Hey, aptal olma!
Hey, onu duydum.
Hey, beni dinle.
Hey, arkadaşlar ne hakkında konuşuyorsunuz?
Hey, ne hakkında konuşuyorsun?
Hey özür dilemesi gereken kişi benim.
Hey, neye bakıyorsun?
Hey, arkadaşlar neye bakıyorsunuz?
Hey, neye gülüyorsunuz?
Hey, beni ilgilendirmez.
Hey, kampa gidelim.
Hey, mağaradan çıkan birisi var.
Hey, neden ağlıyorsun?
Hey, bu lezzetli.
Hey, kapıyı açın.
Hey, herkes nerede?
Hey, her şey için teşekkürler.
Hey, bana bir iyilik yapar mısın?
Hey, ben bir iyilik istiyorum.
Hey bana bir iyilik yapar mısın?
Hey, nasıl hissettiğini biliyorum.
Hey, arkadaşlar ne içindir?
Hey, bu gerçekten harikaydı.
Hey, harika görünüyorsun.
Hey, yardımına ihtiyacım var.
Hey, sadece yardım etmeye çalışıyorum.
Hey, yardım için teşekkürler.
Hey, biraz yardım ister misin?
Hey, yardımcı olabilir miyim?
Hey, yardımcı olabilirim.
Hey, ben buradayım.
Hey, burada ne oluyor.
Hey, ben bir doktor değilim.
Hey, ne yaptığını sanıyorsun?
Hey, nereye gittiğini sanıyorsun?
Hey, bir dakika bekle. Nereye gittiğini sanıyorsun?