Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "hitap"

Lernen Sie, wie man hitap in einem Türkisch Satz verwendet. Über 68 handverlesene Beispiele.

O, bana Tom olarak hitap ederdi.
Translate from Türkisch to Englisch

O, ciddi şekilde kalabalığa hitap etti.
Translate from Türkisch to Englisch

O bana hitap ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Sizin mevkiniz kediden hoşlanan insanlara hitap ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlar bana doktor olarak hitap ettiler.
Translate from Türkisch to Englisch

Annene nasıl hitap edersin?
Translate from Türkisch to Englisch

Onun müziği genç insanlara hitap ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Belediye başkanı genele hitap etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Belediye başkanı halka hitap etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Belediye başkanı büyük bir kitleye hitap etti.
Translate from Türkisch to Englisch

İzleyiciye yavaş yavaş hitap etmeye başladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Başkan büyük bir dinleyiciye hitap etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Bana öyle hitap ederek, ne yaptığını sanıyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch

Sana nasıl hitap edelim?
Translate from Türkisch to Englisch

Sana nasıl hitap edeceğimi bilmiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Size nasıl hitap etmemi istersiniz?
Translate from Türkisch to Englisch

Sen diye hitap edebilirsin!
Translate from Türkisch to Englisch

Size nasıl hitap etmem gerekiyor?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom halka hitap etmede iyidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Sana hitap etmem gereken özel bir tarz var mı?
Translate from Türkisch to Englisch

Önümüzdeki hafta kraliçe parlamentoya hitap edecek.
Translate from Türkisch to Englisch

Yabancı pirinç sert ve tatsızdır ve de Japon damak tadına hitap etmez.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom sinirlendi ve Mary'ye kaba lakaplar takarak hitap etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlara şişman domuzlar diye hitap ettim.
Translate from Türkisch to Englisch

Bize Rus diye hitap ediyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kalabalığa hitap etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Sana Tom diye hitap etsem olur mu?
Translate from Türkisch to Englisch

Bir daha bana öyle hitap etme.
Translate from Türkisch to Englisch

O seyirciye yumuşak bir sesle hitap etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Bana öyle hitap edemezsin.
Translate from Türkisch to Englisch

Ona şişman domuz diye hitap ettim.
Translate from Türkisch to Englisch

Şarkıda hitap edilen kişi oldukça güvensiz görünmektedir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bana mı hitap ediyordunuz?
Translate from Türkisch to Englisch

Bu tür resim bana hitap etmez.
Translate from Türkisch to Englisch

O büyük bir dinleyiciye hitap etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Bana rahatça sen diye hitap edebilirsin.
Translate from Türkisch to Englisch

Başkan öğrencilerine aşağıdaki gibi hitap etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Ona doktor olarak hitap etmek daha iyi olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir şişeden şarap içen kadınlar bana hitap etmezler.
Translate from Türkisch to Englisch

Mavi renk gibi, kakımlar da temel düzeyde bana hitap eden şeylerden biridir.
Translate from Türkisch to Englisch

O seyircilere yumuşak bir sesle hitap etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Sadece sana hitap edildiğinde konuş.
Translate from Türkisch to Englisch

Başkana hitap etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom, Ken'e hitap etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Sami'nin notu anneye hitap edilmişti.
Translate from Türkisch to Englisch

Bana ismimle hitap edebilirsin.
Translate from Türkisch to Englisch

Bana böyle hitap etme lütfen.
Translate from Türkisch to Englisch

Benim damak tadıma hitap etmedi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bana böyle hitap etmemeni söyledim.
Translate from Türkisch to Englisch

Bana böyle hitap etme.

Bana bir daha bu şekilde hitap etme.

Tom bana başka isimle hitap etti.

Bana ''Sen'' diye hitap etmenize müsaade etmiyorum.

Aynı sayılır. Tek fark, burada hitap edilen birden fazla kişi var, cümle çoğul.

Böyle durumlarda senli-benli bir üslup kullanılmaz, 'siz' diye hitap edilir.

Bana bayım diye hitap etmene gerek yok.

Sana Tom diye hitap etmeme ne dersin?

''Romantik akşam yemeği'' sözcük öbeğinin ''Romantik'' kısmı daha çok kadınlara hitap ediyor iken, erkekler için önem arz eden ''Akşam yemeği'' olmaktadır.

Papa; Aziz Petrus Meydanına bakan evinin penceresinden halka hitap etti.

Sınıfımda iki Ana, üç de María vardı. Bu yüzden öğretmenler karışıklık olmaması için onlara hitap ederken adlarının yanında soyadlarının baş harflerini de söylerlerdi.

Tom, Mary'ye yanlışlıkla eski adıyla hitap etti.

Cookie, Tom kendisine "kedicik" diye hitap edince yüzünü tırmaladı.

Şaşırtıcı bir şekilde, şarkım birçok gence hitap etti.

Tom Mary'ye ismi ile hitap etmez, ona komik lakaplar takarak seslenirdi.

Size, sen diye hitap edebilir miyim?

Size ilk adınızla hitap edebilir miyim?

Bu yenilik bana pek hitap etmedi.

Birine "sen" diye hitap etmek.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch