Lernen Sie, wie man hoşça in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Hoşça kal, Sayoko.
Translate from Türkisch to Englisch
Hoşça kalın.
Translate from Türkisch to Englisch
Almancada nasıl "hoşça kal" denir?
Translate from Türkisch to Englisch
Almancada nasıl "hoşça kalın" denir?
Translate from Türkisch to Englisch
Hoşça kal.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne alışveriş yapacak ne de anneme hoşça kal diyecek vaktim vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Hoşça kal demeden odadan ayrıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne alışveriş etmek ne de anneme hoşça kal demek için zamanım vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Muayene odasından tam ayrılırken doktor hoşça kal diyerek elini salladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Hoşça kal dedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Hoşça kal demeden telefonu kapadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Hoşça kal demeden dışarı çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch
John hoşça kal bile demeden gitti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'ye hoşça kal dedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Gerçekten hoşça kal demeliyim.
Translate from Türkisch to Englisch
Hoşça kal demek için geldim.
Translate from Türkisch to Englisch
O, gülümsedi ve hoşça kal dedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Hoşça kal ve teşekkürler.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben sadece hoşça kal demek için uğradım.
Translate from Türkisch to Englisch
Sanırım hoşça kal dememin zamanıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar gitmeden önce onlara hoşça kal demeye git.
Translate from Türkisch to Englisch
O hoşça kal demeden evden ayrıldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Hoşça kal demeden nasıl kapıdan çıkıp gidebildin?
Translate from Türkisch to Englisch
Yarına kadar hoşça kalın.
Translate from Türkisch to Englisch
Esperanto dilinde "hoşça kal" ve "merhaba" demek istiyorum. Yardım edebilir misin?
Translate from Türkisch to Englisch
Hoşça kal demeden uzaklaştı.
Translate from Türkisch to Englisch
"Hoşça kalın." bile demeden evden çıktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Fransızcada nasıl hoşça kal diyeceğimi bilmiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Hoşça kal, çok yakında görüşmek üzere!
Translate from Türkisch to Englisch
Esperanto dilinde "hoşça kal" ve "merhaba" demek istiyorum. Yardım edebilir misiniz?
Translate from Türkisch to Englisch
Hoşça kal bile demedin.
Translate from Türkisch to Englisch
Hoşça kal, iyi yolculuklar.
Translate from Türkisch to Englisch
Hoşça kal demeden yürüdü gitti.
Translate from Türkisch to Englisch
Hoşça kal demeliyim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'ye hoşça kal demeyi unuttu.
Translate from Türkisch to Englisch
Şimdilik hoşça kal.
Translate from Türkisch to Englisch
Şimdiye kadar hoşça vakit geçirdim.
Translate from Türkisch to Englisch
Hoşça kal dememesi kabalıktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Hoşça kal. Yarın görüşürüz.
Translate from Türkisch to Englisch
Sessizce hoşça kal dedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'ye bir hoşça kal öpücüğü vermek istedi ama Mary geri çekildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Hoşça kal bile demedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Merhaba ve hoşça kal! Ben Nonong.
Translate from Türkisch to Englisch
Hoşça kal ve iyi şanslar.
Translate from Türkisch to Englisch
"Size hoşça kalın deme vaktidir." dedi birdenbire.
Translate from Türkisch to Englisch
Hoşça kal bebeğim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom hoşça kal dedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Neden hoşça kal demedin?
Translate from Türkisch to Englisch
"Hoşça kal!" dedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Hoşça kal! Ofisten nasıl çıkabilirim?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'a hoşça kal bile demedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Boston'da hoşça vakit geçirdi mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Sadece hoşça kal demeye gelmek istedim.
Hoşça kal diyecek kimsem yok.
Hoşça kal!
Hoşça kalın!
Sonsuza dek hoşça kal!
Sana hoşça kal demeliyim.
O ayrılırken her zaman insanlara hoşça kal demeyi unutur.
Hoşça kal bile demeden odayı terk etti.
İşçiler hoşça vakit geçirebilecekleri bir barda toplanmak istiyor.
Tom hoşça kal bile demedi hiç.
Şimdi gitmem gerek. Hoşça kal!
Hoşça vakit geçirmeye çalışalım.
Tom'un hoşça vakit geçirdiğini umuyorum.
Evi hoşça kal bile demeden terk etti.
O gitmek üzereyken, hoşça kal dedi.
Haydi, hoşça kal.
Hoşça kal de.
Bana bir hoşça kal öpücüğü ver.
Tom asla hoşça kal demedi.
Biz asla birbirimize hoşça kal demeyiz.
Hepiniz hoşça kalın!
Sanırım Tom hoşça vakit geçirdi.
Siz hoşça vakit geçirdiniz, değil mi?
Bu gece hoşça vakit geçirdim.
"Saate bak! Okula geç kalacağım! Hoşça kal!" "Görüşürüz. Dikkatli ol."
Şimdilik hoşça kal, pop!
Yatmaya gidiyorum, hoşça kal.
Bu konuşma bitti. Hoşça kal.
Tom gülümsedi ve hoşça kal dedi.
O zaman, hoşça kal.
Bob ve Nora, hoşça kalın.
Hoşça kal İan.
Tom hoşça kal bile demedi.
Teşekkür ederim ve hoşça kal!
Bir kafede hoşça vakit geçirdik.
Şimdilik hoşça kal, sonra görüşürüz.
Şimdi gitmeliyim, hoşça kal!
Burada hoşça vakit geçirmiyorsun gibi görünüyor.
O, hoşça kal demeden dışarı çıktı.
Hoşça kal, yarın geri geleceğim.
Tom hoşça kal dedi ve sonra ön kapıdan çıktı.
O, partide hoşça vakit geçirmiş gibi görünüyor.
Hoşça kal dede!
Neden hoşça kal diyorsun?
Onlar biraz daha sohbet ettiler ve sonra hoşça kal dediler.
İfadenin hoşça kal anlamına geldiğini düşündüm.
Hoşça kal ve tüm balıklar için teşekkürler!
O, hoşça kal demeden çekip gitti.