Lernen Sie, wie man hoşlanan in einem Türkisch Satz verwendet. Über 20 handverlesene Beispiele.
Beyzboldan hoşlanan tek kişi sen değilsin. Tom da ondan hoşlanıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Oğlum onun pişirdiklerini yemekten hoşlanan tek kişi değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Sizin mevkiniz kediden hoşlanan insanlara hitap ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un kampa gitmekten hoşlanan hiç arkadaşı yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Benim dışında orta çağ müziğinden hoşlanan bildiğim tek kişisin.
Translate from Türkisch to Englisch
Eğer sen şu çeviri yapmaktan hoşlanan kişilerden biriysen, Tatoeba senin için uygun bir yer.
Translate from Türkisch to Englisch
Omegle yabancı insanlarla sohbet etmekten hoşlanan kişiler için harika bir web sitesidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Meryem'in patronu, onun hazzetmeyeceği kadar temastan hoşlanan biri.
Translate from Türkisch to Englisch
Hamlet muhtemelen evlenmek istemiyordu.Sadece bir Hamlet vardı fakat ondan hoşlanan bir sürü insan var.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin tanıdığı operadan hoşlanan tek kişi.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben bu filmlerden hoşlanan kimseyi tanımıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Benim dışımda bunu yapmaktan hoşlanan tanıdığım tek kişisin.
Translate from Türkisch to Englisch
Operandan hoşlanan tek bir arkadaşım var.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunu yapmaktan hoşlanan tek kişi benim.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben onu yapmaktan hoşlanan tek kişiyim.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu yapmaktan hoşlanan tek kişi ben değilim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir çiçekten hoşlanan onu koparır.Bir çiçeği seven ise ona ihtiyacı olan şeyi verir .
Translate from Türkisch to Englisch
Tom omza çıkmaktan hoşlanan bir kedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Burada Tom'dan hoşlanan var mı ki?
Translate from Türkisch to Englisch
Robert dağlarda yürüyüş yapmaktan hoşlanan bir adamdır.
Translate from Türkisch to Englisch