Lernen Sie, wie man hoşuna in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Bu renk hoşuna gidiyor mu?
Translate from Türkisch to Englisch
Cezalandırılmak hoşuna gitmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana çelme takmak her zaman hoşuna gidiyor, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Hoşuna gitsin ya da gitmesin, her durumda erken ayrılmak zorundasın.
Translate from Türkisch to Englisch
O hoşuna gidiyor mu?
Translate from Türkisch to Englisch
O, gerçekten hoşuna gider mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Tat bakalım bu şarap hoşuna gidecek mi.
Translate from Türkisch to Englisch
Fikir gittikçe hoşuna gitti.
Translate from Türkisch to Englisch
Hoşuna gitmesede, işi yapmalısın.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu tür müzik hoşuna giderse, dinlemek isteyebileceğin birkaç müzisyen daha tavsiye edeyim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana stres yüklemek senin hoşuna gidiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Beni tehlikeye atmak senin hoşuna gidiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Benimle zaman geçirmek hoşuna gitmiyor, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Oyun oynamak hoşuna gidiyorsa oynamaya devam edelim.
Translate from Türkisch to Englisch
Üzüm hoşafıyla beslenmek hoşuna gider miydi?
Translate from Türkisch to Englisch
Çay söylerken yıkıldığımı da göstermen hoşuna gitti mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Bekletilmek hoşuna mı gidiyor?
Translate from Türkisch to Englisch
Hoşuna gitti, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Hoşuna gidiyor, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Hemen sahilin oralarda hoşuna gideceğini düşündüğüm gerçekten güzel bir restoran var.
Translate from Türkisch to Englisch
Bence Boston'da olmak hoşuna gider.
Translate from Türkisch to Englisch
Bence hoşuna gidecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Saçımı değiştirdim ama onun hoşuna gitmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom her zaman hoşuna gittiği gibi yapar.
Translate from Türkisch to Englisch
Pohpohlanmak hoşuna gider, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Bunu yapsam hoşuna gider mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Hoşuna giderse kalabilirsin.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu hoşuna gidiyor, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Onu yaparsan Tom'un hoşuna gitmez.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu durum Tom'un hiç hoşuna gitmiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary'nin hikayesi Tom'un hoşuna gitti.
Translate from Türkisch to Englisch
Film hoşuna gitti mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Sanırım Tom'la zaman geçirmek hoşuna gidecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Belki de bu karar Tom'un hoşuna gitmemiştir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un hoşuna gideceğine eminim.
Translate from Türkisch to Englisch
Öyle yaşamak hoşuna gidiyor mu?
Translate from Türkisch to Englisch
Konser hoşuna gitti mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Performans hoşuna gitti mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Sana gönderdiğim güller hoşuna gitti mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu babamın hoşuna gidecek.
Translate from Türkisch to Englisch
O Tom'un hoşuna gidecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Merak etme, hoşuna gidecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Geçen yıl Floransa'da bir hafta geçirdim. Hoşuna gideceğine eminim.
Translate from Türkisch to Englisch
Hoşuna gitsin ya da gitmesin Dan sonsuza dek burada kalıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Hoşuna giderse burada kalabilirsin.
Translate from Türkisch to Englisch
Hoşuna gitse de gitmese de ev ödevini yapmak zorundasın.
Translate from Türkisch to Englisch
Böyle yaşamak hoşuna gidiyor mu?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un aslında hoşuna gitmişti.
Translate from Türkisch to Englisch
Hoşuna gitse de gitmese de onu yapmak zorunda kalacaksın.
Onun burada olduğunu bilmek birazcık bile annesinin hoşuna gitmeyecek.
Bu hemen Mary'nin hoşuna gitti.
Nasıl, erkek kardeşinle yaşamak hoşuna gidiyor mu?
Onu dene. O hoşuna gidecek.
Sence hoşuna gider mi?
Ev ödevini yapmak hoşuna gidiyor mu?
Bu hoşuna gider mi?
Ne hoşuna giderse seçebilirsin.
Bu İngiliz restoranındaki biftek hoşuna gitmiyor mu?
Bunun senin hoşuna gitmeyeceğinden eminim.
Tadına baktığın yemek hoşuna gitti mi?
Bu, Tom'un hiç hoşuna gitmedi.
İş hoşuna gidiyor mu?
Hoşuna gidiyorsa ona dokunabilirsin.
Onu sana yapsaydım hoşuna gider miydi?
Eğer bunu yaparsam Tom'un hoşuna gitmez.
Onu yapmak hoşuna gidiyor mu?
Basketbol oynamak hoşuna gidiyor mu?
Sence hediyem onun hoşuna gidecek mi?
Çikolata, Linda'nın hoşuna gitti.
Ben, Mary'nin hoşuna gidiyorum.
Eğer hoşuna gidiyorsa Tom bizimle kalabilir.
Siz Tom'un hoşuna gidiyorsunuz.
Tom'un hoşuna gidiyorsun.
Bira içmek hoşuna gidiyor mu?
Sence Mary onu yaparsa Tom'un hoşuna gider mi?
İşinle ilgili ne hoşuna gidiyor?
Caz dinlemek hoşuna gidiyor mu?
Klasik müzik hoşuna gidiyor mu?
Tom bunu hoşuna gittiği için yapıyor.
Erkeksi bir görünüme sahip olmak erkeklerin hoşuna gider.
Ölmeden önce ne yapmak hoşuna giderdi?
Eğer hoşuna giderse hemen onu satın al.
Tom'a bunu yapmanın hoşuna gitmeyeceğini söyledim.
Tom ismi hoşuna gidiyor mu?
Bu hoşuna gidebilir.
Bu hoşuna gitmeyebilir.
Bu kitap da hoşuna gidebilir.
Boston'un en hoşuna giden tarafı ne?
Söyleyeceklerim hoşuna gitmeyecek.
Aynısını sana yapsalar hoşuna gider mi?
Tam olarak onun nesi hoşuna gitmiyor?
Manzara hoşuna gitti mi?
Parti hoşuna gitti mi?
Yaptığın şey Tom'un hoşuna gitti.
Tom fransızca çalışmanın hoşuna gittiğini söyledi.
Saşa hoşuna gitmeyen kitabı okumakta ısrar ediyor.
Zamanda yolculuk ile ilgili komik bir şaka yapardım, ama kesin senin hoşuna gitmez şimdi.
Şöyle güzel bir bardak çay hepimizin hoşuna gider, eminim.
Savaş kimin hoşuna gider?
Origami hoşuna gidiyor mu?