Lernen Sie, wie man hukuk in einem Türkisch Satz verwendet. Über 96 handverlesene Beispiele.
Erkek kardeşim hukuk öğrenimi için Amerika'ya gitti.
Translate from Türkisch to Englisch
Su yasası bir kaynak olarak suya sahip olma, kontrolü ve kullanımı ile ilgili hukuk alanıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
O, üniversitede hukuk eğitimi alıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Kitap hukuk hakkında.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, hukuk fakültesine gitmeye karar verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Profesyonel çevirmenler çoğunlukla sadece tek bir alanda uzmanlaşırlar, örneğin hukuk ve tıp.
Translate from Türkisch to Englisch
O, Harvard'da hukuk okudu.
Translate from Türkisch to Englisch
O, hukuk alanında üstad derecesi aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Hukuk ve siyaset birbiriyle çelişir.
Translate from Türkisch to Englisch
O, Harvard'da hukuk eğitimi görüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Yale Üniversitesinde hukuk eğitimi aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Cincinnati'de bir hukuk bürosu açtı.
Translate from Türkisch to Englisch
Hukuk bürosunda altı yıl çalışmıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
O hukuk okumaya karar verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Hukuk öğrenimi yapan her öğrenci avukat olamaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom az önce hukuk fakültesinden mezun oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom hukuk fakültesine gidiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir hukuk öğrencisi.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen bir hukuk öğrencisi misin?
Translate from Türkisch to Englisch
O, Harvard'da hukuk okuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Hukuk sınavını geçti ve bir hukuk bürosu kurdu.
Translate from Türkisch to Englisch
Hâkim bey, ben para pul peşinde değilim, hak hukuk peşindeyim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Harvard'ta hukuk okudu.
Translate from Türkisch to Englisch
Hukuk fakültesine gideceğim.
Translate from Türkisch to Englisch
Hukuk önünde sorumluyuz.
Translate from Türkisch to Englisch
Hukuk önünde herkes eşittir.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar Yale Üniversitesinde hukuk eğitimi görüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Harvard'da hukuk okuyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana hukuk dersi vermeye mi kalkıyorsun?
Translate from Türkisch to Englisch
Ben hukuk fakültesine gitmedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom hukuk fakültesini yeni bitirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun hukuk kütüphanesinde bir işi var.
Translate from Türkisch to Englisch
Hukuk ve adalet aynı değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Gençken hukuk okuduğu söyleniyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom da hukuk okudu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom hukuk okumaya karar verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Hukuk fakültesine gitmek için kararını verdin, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
O, hukuk fakültesine gitmek için kararını verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Savaşta hukuk sessiz kalır.
Translate from Türkisch to Englisch
Hukuk, insan doğasının çaresizliğinden doğar.
Translate from Türkisch to Englisch
ABD'deki hukuk sistemi dünyanın en iyisidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Hukuk fakültesinden mezun oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Hukuk fakültesi nerede?
Translate from Türkisch to Englisch
Arkadaşlarım için her şey; düşmanlarım için hukuk.
Translate from Türkisch to Englisch
Panama Kağıtlar bir Panama hukuk firması müşterilerine dünya çapında vergi cennetlerinde paravan şirketleri kurmaları için nasıl yardımcı olduğunu göstermektedir.
Translate from Türkisch to Englisch
Hukuk terminolojisi uzman olmayanlar için genellikle anlaşılmazdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben küçük bir hukuk firmasının büro müdürüyüm.
Uzlaştırma hukuk meselesidir.
Amerika'daki hukuk sistemi dünyanın en iyisidir.
Hukuk ve siyaset iki farklı şeydir.
Bu bir hukuk ihlalidir.
Tom ve ben birlikte hukuk fakültesine gittik.
O, hukuk bölümünde bir üniversite öğrencisidir.
Biz birlikte hukuk fakültesine gittik.
Ben hukuk fakültesine gitmeye karar verdim.
O, hukuk fakültesine gitmeye karar verdi.
Mary hukuk fakültesine gitmeye karar verdi.
Biz hukuk fakültesine gitmeye karar verdik.
Onlar hukuk fakültesine gitmeye karar verdiler.
Newton okulda başarı göstermemesine rağmen hukuk okumak istediği Trinity College Cambridge'e katılma fırsatını kazandı.
Benim de hukuk okumamış olmam çok kötü.
Hukuk işkence altında itirafı kabul etmiyor.
Tom, Harvard Üniversitesinde hukuk dersi veriyor.
Sen bir hukuk öğrencisi değil misin?
Tom üçüncü sınıf hukuk öğrencisidir.
Tom, Harvard'da üçüncü sınıf hukuk öğrencisidir.
Hukuk öğrencisiyim.
O bir hukuk derecesi kazandı.
Sami, Kahire Üniversitesinde hukuk okudu.
Sami federal hukuk okudu.
Sami hukuk okuluna başvurdu.
Sami hukuk fakültesine başvurdu.
Mary hukuk fakültesine gitti.
Senin hukuk fakültesine gittiğini bilmiyordum.
Tom hukuk fakültesine gidiyordu.
Tom bir hukuk öğrencisi, değil mi?
Sami bir hukuk firmasında çalışmaya başladı.
O, hukuk üzerine mastır yaptı.
Hukuk bitmiş.
Hukuk guguk olmuş.
Tom hukuk fakültesine gitmeye karar verdi.
Kopernik, İtalya'daki Bologna, Padua ve Ferrara Üniversitelerinde hukuk ve tıp okudu.
Hukuk dilini bilmiyorum.
Eğitim gördüğü alan hukuk.
Hukuk fakültesine gitmeye karar verdi.
Hukuku devlet yapar ve devlet yaptırımıyla uygulanır. Hukuk, devletin program ve siyasetinin emrindedir.
Hukuk da, yargı da devlet bütünlüğünün ve yurtta barışın emrindedir. Devletin ve ülkenin bütünlüğüne muhalif bir hukuk ve yargı, dünyanın hiçbir yerinde olamaz.
Komisyon tamamen hukuk uzmanlarından oluşsa daha mı iyi olurdu?
Hukuk düzeninin doğası bu.
Balkanlar'da hukuk devleti ilkesi nihayet pekişiyor mu?
Yine de bir hukuk misyonuna ihtiyaç var.
Tartışmanın merkezinde hukuk sorunu yer alıyor.
İyi bir hukuk devletinde birinin başka birine baskı ve zorlamayla bir şeyler dayatması kanunsuz ve geçersiz sayılır, ama uluslararası ilişkilerde bunun adı diplomasidir.
Kendine hâkim olamadıktan sonra hukuk okusan ne olur?
Hukuk okuyorum.
Hukuk bölümünden mezun oldu.