Lernen Sie, wie man huzur in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
İslam, mana itibarı ile zaten "Barış ve Huzur" demektir.
Translate from Türkisch to Englisch
O, uykusunda huzur içinde vefat etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun ayrılması evde huzur olacak anlamına gelir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sadece biraz huzur ve sessizlik istedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Büyükannem gece huzur içinde öldü.
Translate from Türkisch to Englisch
Büyükannem dün gece huzur içinde öldü.
Translate from Türkisch to Englisch
Huzur içinde yat.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir Anadolu köyünde yazın söğüt gölgesinin altında uyumak ne kadar huzur vericidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Bütün istediğim huzur ve sessizlik.
Translate from Türkisch to Englisch
Ormandaki sessizlik huzur verici.
Translate from Türkisch to Englisch
Dün gece huzur içinde öldü.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun gitmesini ve kendisini huzur içinde bırakmasını istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Huzur içinde yatsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun büyükbabası huzur içinde vefat etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Huzur içinde yaşıyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch
Huzur istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Senin kollarında ruhum huzur buluyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Dünya hala huzur bulamadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom uykusunda huzur içinde öldü.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un bütün istediği biraz huzur ve sessizlikti.
Translate from Türkisch to Englisch
Her insan huzur verir; kimileri gelince, kimileri gidince.
Translate from Türkisch to Englisch
Bize huzur verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Biraz huzur ver be!
Translate from Türkisch to Englisch
Ölürsem, yatağında huzur içinde ölen büyük babam gibi ölmek isterim. Arabasındaki tüm yolcular gibi çığlık atarak değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Gel itiraf et yoksa asla huzur bulamayacaksın.
Translate from Türkisch to Englisch
Huzur içinde öldü.
Translate from Türkisch to Englisch
Mutluluk ve huzur iyi bir kariyerden daha önemlidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Annen bir huzur evinde, değil mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Biraz huzur bulduğum bir yere gidiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Huzur içinde yat, baba!
Translate from Türkisch to Englisch
Şarkı sözleri yeterince masum görünüyor fakat onları yakından dinlersen onların gerçekten ne kadar huzur bozucu olduğunu fark edersin.
Translate from Türkisch to Englisch
Biraz huzur verir misin?
Translate from Türkisch to Englisch
Restoran oldukça boştu, bu yüzden yemek yerken huzur içinde okudum.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne yazık! O iyi bir profesördü. Huzur içinde yatsın.
Translate from Türkisch to Englisch
Hayvanların huzur ve sükunet içinde çekilen doğa resimleri gerçekten şaheserdir.
Translate from Türkisch to Englisch
Huzur ver!
Translate from Türkisch to Englisch
Tom huzur içinde uyudu.
Translate from Türkisch to Englisch
İstediğim biraz huzur ve sessizlik.
Translate from Türkisch to Englisch
Allah onlara huzur versin!
Translate from Türkisch to Englisch
Bize huzur ver!
Translate from Türkisch to Englisch
Huzur ver, Tanrım.
Translate from Türkisch to Englisch
Biraz huzur ve sessizlik isterim.
Translate from Türkisch to Englisch
Size selamlarımı sunuyor, aramızda dostluğa dayalı bir barış ve huzur ortamı olmasını temenni ediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sadece opera dinlediğinde iç huzur bulur.
Translate from Türkisch to Englisch
Orada yüksek bir dağın tepesinde kendilerine ait küçük bir kasaba inşa ettiler ve huzur içinde yaşadılar.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben sadece huzur istiyorum.
Hayalim bir köyde huzur içinde yaşamaktır.
Tom bir huzur evinde çalışıyor.
Sonunda huzur içinde ölebilirim.
Lütfen huzur içinde yiyeyim.
Huzur içinde yiyeyim.
Bu küçük köyde huzur buldum.
Hayalim köyde huzur içinde yaşamaktır.
Ben huzur ve sakinliği severim.
Burada huzur içinde yaşayabilirsin.
Bundan sonra huzur içinde uyuyabilirim.
İşteki yoğun bir günün ardından huzur ve sessizliğe ihtiyacım var.
Ruhun huzur içinde yatsın.
Yaşlı çift huzur içinde öldü.
Karar veren, huzur bulur.
Huzur içinde ölmeme izin ver.
Fadıl şimdi huzur içinde ölebilir.
İslam hayatıma çok fazla huzur getirdi.
Sami şimdi huzur içinde ölebilir.
O seksen altı yaşında yatakta huzur içinde öldü.
İnekler huzur içinde otluyor.
Tom şu anda huzur içinde yatabilir.
Bir kelebek bir kalbe: „Nerede huzur bulabilirim?“ diye sormuştu. Kalp: „Kendi içinde,“ diye cevap vermişti.
Hepimiz huzur için umut ediyoruz, değil mi?
Huzur içinde yatsın!
Sanırım, iki çeşit yorgun insan tipi var. Biri aşırı derecede uyku ihtiyacı olan, diğeri ise aşırı derecede huzur ihtiyacı olanlar.
Neden huzur içinde yemiyorsun?
Bu evde sadece huzur istiyorum.
Tom sabahın erken saatlerinde Boston'daki evinde huzur içinde öldü.
Bugün sukunetin ve içini dinlemenin günü. Bugün dünya dışarda kalabilir. Ben bugünü en değerlilerime geçireceğim. Bütün arkadaşlarıma sevdikleriyle huzur dolu bir gün diliyorum.
Neyin gerçekten önemli olduğu düşünüldüğünde yer ve zamanın ne anlamı var? Ruhunun huzur bulması için, sadece koşulsuz sevgiye ihtiyaç var!
Biraz huzur ve sessizlik istemiştim sadece.
Allah huzur versin.
Tom sadece huzur ve sessizlik istiyor.
İhtiyacım olan her şeye sahibim: bir koltuk,kahve,facebook ve huzur! Hayat çok güzel olabilir!
İslam'ın hayatıma en önemli kattığı en önemli şey huzur oldu.
Tom'un sesi huzur veriyor.
Bu evdeki sessizlik ve huzur ruhuma dinginlik veriyor.
Artık huzur içinde ölebiliriz.
Jackson hanedanından Kral I. Tom, Tatoeba'yı uzun yıllar huzur ve refah içinde yönetti.
Yağmur Mary'ye huzur ve mutluluk verir.
Eğer huzur ve tatmin için çabalıyorsan o zaman inan, eğer hakikatın peşindeysen, o zaman izini takip et!
Sizlere sağlık, tüm işlerinizde bol şans ve huzur diliyorum.
Aynı duyguyu paylaşan kederli ruhlar birbirleriyle karşılaştıklarında huzur bulurlar.
Birlikte yaşamak zor, yaşlılar huzur istiyor.
İnsanların huzur ve mutluluğu için dua ederim.
Ali huzur dolu gözlerle kediyi kucağına aldı.
En azından Tom şimdi huzur içinde.
Sana senden başka hiçbir şey huzur veremez.
Duyunca sana huzur veren bir ses var mı?
Nedendir bilmem, burası bana garip bir huzur veriyor.
Fakire ekmek yoksa zengine de huzur yok.
Tom sağken sana huzur yok.
Bazı yolları yürümek ruha huzur verir. O yolda yürürkenki soluduğu hava bile başka gelir insana.
Günün son ışıkları da çekilip akşam ezanı okunduğu sırada içimi tuhaf ama huzur verici bir boşluk hissi kaplar.