Lernen Sie, wie man içki in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.
Çok fazla içki içmek seni hasta eder.
Translate from Türkisch to Englisch
Boş mideyle içki içmek sağlığa zararlıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Benim babam ne sigara ne de içki içer.
Translate from Türkisch to Englisch
O içtiğinde farklı bir kişi oluyor, bu yüzden onunla içki içmeyi sevmiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Son zamanlarda, o çok fazla içki içiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Canım içki istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Canım içki içmek istiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben size bir içki ısmarlayabilir miyim?
Translate from Türkisch to Englisch
Sana bir içki ısmarlayacağım.
Translate from Türkisch to Englisch
Size bir içki ısmarlamama izin verin.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir içki ister misiniz?
Translate from Türkisch to Englisch
Tanıştığımızdan beri uzun zaman oldu, bir ya da iki içki içelim ve iyi eski günlerden konuşalım.
Translate from Türkisch to Englisch
Eve gitmeden önce, rahatlamak için birkaç içki içerim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir yerde içki içmek için dışarı çıkmak ister misiniz?
Translate from Türkisch to Englisch
Öncelikle o tembeldir, diğer taraftan içki içer.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom tezgaha gitti ve her ikimiz için bir içki aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'a sigara içmekten ve içki içmekten sakınması söylendi.
Translate from Türkisch to Englisch
Size bir içki önerebilir miyim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir içki ısmarladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir içki için dışarı çıkmayı öneriyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'yi içki içmede gölgede bırakır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un içki mahmurluğu var.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom reşit olmadığı için bu kulüpte bir içki içemez.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'yi aradı ve ofisinin karşısındaki barda bir içki için onunla buluşmasını rica etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Reşit olmadığı için, onlar Tom'a bir içki servisi yapmadılar.
Translate from Türkisch to Englisch
İşten sonra bir içki için dışarı çıkmak ister misin?
Translate from Türkisch to Englisch
Yıllarca süren aşırı içki John'da bir bira göbeği yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir içki hazırlayacağım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir içki ister misin?
Translate from Türkisch to Englisch
Kendinize bir içki alın.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir içki için uğrayalım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu içki şirkettendir.
Translate from Türkisch to Englisch
Ev sahibimiz bize bir içki önerdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben sigara ve içki içmekten vazgeçtim.
Translate from Türkisch to Englisch
Adam bir içki içmek istedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Sigara içmeyi ve içki içmeyi bıraktım.
Translate from Türkisch to Englisch
O, ona içki içmeyi bırakmasını tavsiye etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu gece birkaç içki içelim.
Translate from Türkisch to Englisch
Kalan işi çabucak bitirelim ve birkaç içki için dışarı gidelim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir içki içmeye gitmek ister misin?
Translate from Türkisch to Englisch
O, o günlerde hep içki içiyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun yardımı karşılığında ona bir içki ısmarladım.
Translate from Türkisch to Englisch
Babam içki içmeyi bıraktı.
Translate from Türkisch to Englisch
Herhangi bir alkollü içki içme.
Translate from Türkisch to Englisch
Bugün içki mahmurluğum var.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne içki içerim ne de sigara içerim.
Translate from Türkisch to Englisch
O, ne sigara ne de içki içer.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir içki daha isteyip istemediğini sorun.
Bana içki konusunda konferans verdi.
Sadece birkaç içki aldım.
Çok fazla içki içmek tehlikelidir.
Babam ne sigara ne de içki içer.
Polis memurlarının görevdeyken içki içmelerine izin verilmemektedir.
Sigara ve içki içmekten vazgeçmelisin.
Babam içki içmekten kaçınmaya çalışıyor.
Ona bir içki daha almak ister mi diye soracağım.
Arabayı süren adam içki içiyordu.
Baba, içki içmişsin gibi kokuyorsun.
Bir ara bir içki için buluşmalıyız.
En sevdiğin kafeinsiz içki nedir?
Kal ve bizimle bir içki al.
Hiçbir akıllı kişi içki içip sonra araba sürmez.
Akşam yemeğinden önce bir içki almak ister misiniz?
Yeni komşularımızı bir içki için eve davet ettik.
Yardımından dolayı ona teşekkür etmek için ona bir içki ısmarladım.
Bu parkta alkollü içki içilir mi?
Bir içki al.
Ben içki içmem.
Asla içki içmem.
Bana bir içki getir.
O içki içmez.
Bir içki alalım.
Lütfen bir içki iç.
Sana bir içki hazırlayabilir miyim?
22 yaşıma kadar içki içmeye başlamadım.
Buraya içki içmeye gelmedim.
Çok fazla içki içmedim.
Bence içki içme problemin olabilir.
Sana bir içki ısmarlayacağımı söyledim, işte.
Yaklaşık üç dakika önce sadece Tom'a bir içki verdim.
İşten sonra Tom'la bir içki içmeyi kabul ettim.
Bir içki istemem.
Tom zaten çok fazla içmesine rağmen, bir içki daha ısmarlıyor.
Birkaç içki için dışarı çıktık.
Sadece bir içki içtim.
Tom içki içiyor.
Tom'a bir içki ver.
Bir içki daha al.
Barda içki içiyorlar.
Tom içki içmemeli.
Tom içki içmiyor.
Asla yalnız içki içmem.
Tom, Mary'ye bir içki verdi.
Tom bir içki içmek için bara gitti.
Tom'a bir içki al.
Sana bir içki ısmarladım.
Sadece iki ya da üç içki içtim.
Bir içki daha istiyorum.
İşten sonra bir içki için Tom'la buluştum.
İşten sonra birkaç içki için Tom'la buluştum.