Lernen Sie, wie man iğne in einem Türkisch Satz verwendet. Über 40 handverlesene Beispiele.
Resim bir iğne ile tutturuldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Hemşire bana bir iğne yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir toplu iğne düşüşünü bile duyabilirdin.
Translate from Türkisch to Englisch
Baş parmağıma iğne batırdım.
Translate from Türkisch to Englisch
Odada bir iğne düşüşünü duyabilirdin.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom yerden bir iğne aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary'nin kedisi o kadar tatlı ki onun kucağımda kıvrılıp yatmasını gerçekten umursamıyorum fakat pençeleriyle bacaklarımı ovmakta ısrar etme tarzı bana iğne yastığı gibi hissettiriyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O balona iğne batırdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir ayakkabı kutusuyla, bir iğne deliği kamerası yapabilirsiniz.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana iğne şu kutusunu ver.
Translate from Türkisch to Englisch
Veterinerim köpeğimi iğne ile öldürmemi tavsiye etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Samanlıkta iğne arıyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch
O, bir iğne ile kendini deldi.
Translate from Türkisch to Englisch
Kancalı iğne ile yaptığımız ve bizim bulduğumuz teknikler var.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben iğne yaptırmaktan korkarım.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben iğne olmak yerine, ilaç almayı tercih ederim.
Translate from Türkisch to Englisch
Doktor bana iğne yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, hemşire onun koluna iğne yaparken gözlerini kapattı.
Translate from Türkisch to Englisch
Babaannem eğildi ve bir iğne ve iplik aldı.
Translate from Türkisch to Englisch
Babaannem bir iğne ve iplik almak için eğildi.
Translate from Türkisch to Englisch
O bir iğne ve iplik ile dikiş diker.
Translate from Türkisch to Englisch
Gezideyken her zaman yanımda bir iğne taşırım.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu, samanlıkta bir iğne bulmak gibidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Kimin iğne batması daha ağrılıdır: Bir arının mı yoksa bir yaban arısının mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Ahh! kendime iğne batırdım!
Translate from Türkisch to Englisch
Bir iğne ve biraz ipliğin yok mu?
Translate from Türkisch to Englisch
Nakış yaparken kendini bir iğne ile deldi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom balona iğne batırdı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami cebinden bir iğne çıkardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Eski kaçmış, iğne iplik geri getirmiş.
Translate from Türkisch to Englisch
Daha çok ye, yoksa iğne ipliğe dönersin!
Translate from Türkisch to Englisch
Akreplerin kuyruklarının ucunda iğne vardır.
Translate from Türkisch to Englisch
Kopan düğmeyi dikerken elime iğne battı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunu derinizin altına enjekte etmem için iğne kullanmam gerekiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Damar yoluyla uyuşturucu kullanırken başkalarıyla ortak iğne kullanmış mıydınız?
Translate from Türkisch to Englisch
Hastanede iğne atsan yere düşmüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Hemşire hastaya iğne yaptı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, hemşire ona bir iğne yaparken ürktü.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir iğne düşse duyarsınız.
Translate from Türkisch to Englisch
Şu iğne kutusunu uzatsana.
Translate from Türkisch to Englisch