Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "işine"

Lernen Sie, wie man işine in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Çeneni kapa ve işine devam et.
Translate from Türkisch to Englisch

Yuriko mobilya işine geçmeyi tasarlıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun işe genellikle geç gelmesi yeterince kötüydü fakat sarhoş gelmesi bardağı taşıran son damlaydı ve ben onun işine son verdireceğim.
Translate from Türkisch to Englisch

Yuriko mobilya işine geçmeyi planlıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Tamamen işine dalmıştı.
Translate from Türkisch to Englisch

Gençlik ve cinsiyetiyle ilgili bilgi işine karşı bir ön yargıya sebep olmasın diye Bayan Cockburn adını gizledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Diğer insanların işine burnunu sokmaktan vazgeç.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom işine o kadar daldı ki yemek yemeği unuttu.
Translate from Türkisch to Englisch

Keşke Tom ev işine yardım etmek zorunda olmasa.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom kendi işine başlamaya karar verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom işine yoğunlaşamadı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, kendini işine verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Rahibe Teresa neye ihtiyaç olduğunu görmek için etrafına bakarak işine başladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom işine yoğunlaştı.
Translate from Türkisch to Englisch

O işine sarıldı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, onun işine mal oldu.
Translate from Türkisch to Englisch

Kendi işine bak.
Translate from Türkisch to Englisch

O tüm dikkatini işine vermiş.
Translate from Türkisch to Englisch

O, tüm dikkatini işine verir.
Translate from Türkisch to Englisch

O, tüm dikkatini işine verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom işine karşı ilgisini kaybetti.
Translate from Türkisch to Englisch

Kendi işine başlamayı ciddi şekilde düşünüyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch

O, işine odaklandı.
Translate from Türkisch to Englisch

O, işine ilgisini kaybetti.
Translate from Türkisch to Englisch

O, işine daldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Fizyoterapistlerle birlikte işine geri döndü.
Translate from Türkisch to Englisch

Ev işine yardım etmek zorunda kaldım.
Translate from Türkisch to Englisch

Ona kendi işine bakmasını söyle.
Translate from Türkisch to Englisch

Sen kendi işine baksan daha iyi olur.
Translate from Türkisch to Englisch

Umarım bu veri işine yarar.
Translate from Türkisch to Englisch

Diğer insanların işine karışmayın.
Translate from Türkisch to Englisch

Sen kendi işine bakmalısın.
Translate from Türkisch to Englisch

Kısa bir moladan sonra işine kaldığı yerden devam etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Kırklı yaşlarının başlarında işine başladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ken Takakura yeni işine alışkın değildi.
Translate from Türkisch to Englisch

O, tamamen işine dalmış.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom başkalarının işine burnunu soktu.
Translate from Türkisch to Englisch

Telefona cevap vermek için işine ara verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Gelecekte gazetecilik işine girmek istiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

O, işine sarıldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Başkasının işine burnunu sokma!
Translate from Türkisch to Englisch

Tom çok kendini işine adamış.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu Tom'un işine yaradı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu kitap işine yarayabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Öğretmenlik işine girmeye karar verdim.
Translate from Türkisch to Englisch

Kendi işine bak!
Translate from Türkisch to Englisch

Senin işine ihtiyacım yok.
Translate from Türkisch to Englisch

Sen kendi işine bak lütfen.
Translate from Türkisch to Englisch

Eski işine döndürmek için firmasını ikna etti.
Translate from Türkisch to Englisch

Arabamın bir fren işine ihtiyacı olduğunu nasıl bilirim?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom işine konsantre olmaya çalıştı.

Tom Mary'nin işine hayran kaldı.

Arabamın bir fren işine ihtiyacı var.

Tom kendini işine adamış.

Tom tüm dikkatini işine verir.

Başka insanların işine karışmamalısın.

Ününe bakacak olursak, işine sadık biri gibi görünüyor.

Keşke senin işine sahip olsam.

Başka insanların işine burnunu sokma!

Tom işine bağlıydı.

Bu durum Tom'un işine gelir.

Sen kendi işine bak.

Şimdi, işine devam et.

Tıbbi izinden sonra işine devam etti.

Kendi işine bakmanı tavsiye ederim.

Kendi işine başlamayı planlıyor musun?

Bob kendi işine başladığından beri üç yıl oldu.

Tom işine bağlı görünüyor.

Her zaman gösteri işine girmek istedim.

Kendi işine bakar mısın?

Şimdi işine devam et.

Neden sadece işine konsantre olmuyorsun?

Bu bilgiler Tom'un işine yarar.

Davan bitene kadar işine odaklan.

Patron, işe zamanında gelmediği için Mike'ın işine son verdi.

Tom oldukça işine bağlı, değil mi?

Tom gerçekten kendini işine adamış, değil mi?

Tom işine odaklandı.

Tom yeni işine başlarken gergindi.

Tom yeni işine alışkın değil.

Senin işine sahip olmadığıma memnunum.

Artan işine rağmen, Tom' un çocuklar ve Maria için her zaman vakti vardır.

Lütfen kendi işine bak.

Kendi işine bakmalısın.

Neden kendi işine bakmıyorsun?

Tom işine geri dönebildi.

O yorgun olmasına rağmen işine devam etti.

Tom pazartesi günü yeni işine başlayacak.

Rakip bir şirket tarafından Tom'un işine son verildi.

Rakip bir şirket tarafından onun işine son verildi.

Neden kendi işine bakmayı denemiyorsun?

Kendi işine bakmayı öğrenmen gerekiyor.

Tom yeni işine başlamak için bekleyemedi.

Bay Ken Takakura sadece yeni işine alışkın değil.

Ben senin işine devam etmeyeceğim.

Tom işine bağlıdır.

"Ben sadece bir soru soruyordum." "Kendi işine bak."

O, metropol alanında işine odaklandı.

Onun senin işine karışmaya niyeti yok.

O, işine devam etti.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch