Lernen Sie, wie man işitme in einem Türkisch Satz verwendet. Über 24 handverlesene Beispiele.
Ben bu işitme cihazı için 20.000 yen ödedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom işitme cihazı olmadan neredeyse duyamıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un iyi işitme duyusu var.
Translate from Türkisch to Englisch
Görme engelli mi yoksa işitme engelli mi olmayı tercih edersiniz?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un işitme kaybı var.
Translate from Türkisch to Englisch
Kör bir insanın işitme duyusu genellikle çok keskindir.
Translate from Türkisch to Englisch
Sanırım bir işitme cihazına ihtiyacım var.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir işitme cihazı takıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un işitme güçlüğü var.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar işitme menzili içinde.
Translate from Türkisch to Englisch
O dönemde işitme engelliler için okul yoktu.
Translate from Türkisch to Englisch
Çocukların keskin bir işitme duyusu var.
Translate from Türkisch to Englisch
O evimin işitme menzilinde yaşıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
İnsanların beş duyusu vardır: görme, işitme, dokunma, tat ve koku.
Translate from Türkisch to Englisch
Bazı işitme engelli insanlar işaret dili kullanmamayı seçiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O bir işitme uzmanı.
Translate from Türkisch to Englisch
"Tom, sizin işitme cihazınızı kaybettiğiniz söyleniyor." "Hayır! Meksika yemeklerini sevmiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom işitme cihazını kaybetti.
Translate from Türkisch to Englisch
Yaprak üfleyiciler işitme kaybına neden olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom şimdi bir işitme cihazı takıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir kulağımda işitme problemi var.
Translate from Türkisch to Englisch
En son ne zaman işitme testi yaptırmıştınız?
Translate from Türkisch to Englisch
Maalesef işitme kaybım var.
Translate from Türkisch to Englisch
Görme ve işitme duyularının gerçeklik algısı oluşturmada öteki duyularımızdan daha büyük önem arz ettiği düşünülegelmiştir.
Translate from Türkisch to Englisch