Lernen Sie, wie man ibaret in einem Türkisch Satz verwendet. Über 30 handverlesene Beispiele.
Hayatın tümü eğlenceden ibaret değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Hayat eğlenceden ve oyundan ibaret değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Kimisi için bu dediklerim masaldan ibaret; kimisi için ise ibret.
Translate from Türkisch to Englisch
Hayatımızın, birtakım ehemmiyetsiz teferruatın oyuncağı olduğunu, çünkü asıl hayatın teferruattan ibaret bulunduğunu görüyordum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un söylediği bundan ibaret.
Translate from Türkisch to Englisch
Yaşam yalnızlıktan ibaret bir kabus.
Translate from Türkisch to Englisch
Gelecek nesiller, kuşaklar tarafından Yâd-ı Cemil olmak. Tek niyetim ve gayretim bundan ibaret.
Translate from Türkisch to Englisch
Yapmamız gerekenin bundan ibaret olduğuna inanıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Yapabileceklerim bunlardan ibaret.
Translate from Türkisch to Englisch
Tüm o olay, trajik bir yanlış anlaşılmadan ibaret.
Translate from Türkisch to Englisch
Her şey bir hayalden ibaret.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, aslında hepimizin Tanrı'nın büründüğü suretlerden ibaret olduğumuzu anlamıyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Gerçekten tarih tekerrürden ibaret midir?
Translate from Türkisch to Englisch
İnanması zor ama durum bundan ibaret.
Translate from Türkisch to Englisch
Bilgelik, yalnızca gerçekleri bilmekten ibaret değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Zaman kavramının sadece bir yanılsamadan ibaret olduğunu anlamak için sonsuzluk denizlerini geçtim.
Translate from Türkisch to Englisch
Sünnet, Kuran'ı açıklar. Sünnetin şeriattaki yerini inkar eden İslam şeriatının prensiplerinden birini inkar ettiği (Kuran'daki ve sünnetteki peygamberlere uymak, peygamberlere itaat etmek; peygamberleri örnek almaktan ibaret yüzlerce ayeti reddettiği) için kafirdir.
Translate from Türkisch to Englisch
Her şey yalnızca bir rüyadan ibaret.
Translate from Türkisch to Englisch
Üzgünüm ama durum bundan ibaret.
Translate from Türkisch to Englisch
Hayat sadece keyif ve eğlenceden ibaret değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Her şeyin bir kalpazanlıktan ibaret olabileceği hiç aklıma gelmemişti.
Translate from Türkisch to Englisch
Peki anlatılanlar yalnızca bir öyküden mi ibaret?
Translate from Türkisch to Englisch
Bu ürün, tanıtımlarında iddia edilen etkileri yaratıyor mu, yoksa bir aldatmacadan mı ibaret?
Translate from Türkisch to Englisch
Verilen vaatler bence seçim taktiğinden ibaret.
Translate from Türkisch to Englisch
Hayat bundan ibaret değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Hayat sadece bunlardan ibaret değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Etkiye tepki refleksinden ibaret kısa dönemli taktiksel adımları aşıp uzun dönemli bir strateji geliştirmemiz şart.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu konuda söyleyeceklerim bundan ibaret.
Translate from Türkisch to Englisch
Eğitim bolca kitabi bilgi öğrenmekten ibaret değildir.
Translate from Türkisch to Englisch
Sadece rüyadan ibaret.
Translate from Türkisch to Englisch