Lernen Sie, wie man iflas in einem Türkisch Satz verwendet. Über 48 handverlesene Beispiele.
O, iflas etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu koşullar altında, iflas kaçınılmazdır.
Translate from Türkisch to Englisch
O şirket iflas etti.
Translate from Türkisch to Englisch
O iflas etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun iflas ettiği doğrudur.
Translate from Türkisch to Englisch
Birçok küçük şirketler iflas etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Şirketin iflas edeceği hakkında dolaşan bir söylenti var.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana tavuk çiftliğinin er ya da geç iflas edeceğini bildiren bir mektup gönderdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Şirket iflas etti.
Translate from Türkisch to Englisch
O mağaza iflas etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Beni iflas ettireceksin.
Translate from Türkisch to Englisch
İşin doğrusu iflas kaçınılmaz.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz tepenin zirvesine ulaşmadan önce motor iflas etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Kumar borçları nedeniyle iflas etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz iflas ettik.
Translate from Türkisch to Englisch
Binlerce küçük işletme durgunluk sırasında iflas etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben şirketin iflas ilan etmesine kesin bir biçimde karşıyım.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun tavsiyesini uygulamadılar, sonuçta şirketleri iflas etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun şirketi kriz sırasında iflas etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Yunanistan iflas ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Biz erken bir iflas bilançosu bekliyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch
Yüksek vergi ve kötü satış şirketi iflas ettirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
O, kumar borçlarından dolayı iflas etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu şirket iflas etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom piyangoyu kazandı ama bir yıl sonra iflas etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom iflas başvurusunda bulundu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom iflas ettiğini açıkladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Firmanın iflas edeceğine dair başka bir söylenti var.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu büyük bankalar, iflas edemeyecek kadar büyük.
Translate from Türkisch to Englisch
Detroit iflas etti.
Translate from Türkisch to Englisch
50 sent iflas etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Şirketin iflas haberi hiç kimseye bir sürpriz gibi gelmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
O böbreklerimin iflas etmesine neden oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
O, karaciğerimin iflas etmesine neden oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom iflas etmek zorunda kaldı.
Translate from Türkisch to Englisch
İşletme yakında iflas edecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Şirketi iflas etti ve daha da kötüsü o bir trafik kazası geçirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom iflas davası açtı.
Translate from Türkisch to Englisch
Şirket yakında gerçekten iflas edecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Hava yolları iflas ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un iflas etmesi gerekir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, 2013 yılında iflas başvurusunda bulundu.
Translate from Türkisch to Englisch
Şirket iflas etmiş durumda.
Translate from Türkisch to Englisch
Belediyelerin çoğu iflas bayrağını çekti.
Translate from Türkisch to Englisch
Mallarınızı düşük fiyata mı satmak daha iyi, yoksa iflas etmek mi? diye soruyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Ekonomik durgunluk döneminde birçok şirket iflas bayrağını çekti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un çalıştığı şirket iflas bayrağını çekti.
Translate from Türkisch to Englisch
Devlet bütçesi denkleştirilmelidir. Kamu borcu azaltılmalıdır. Yetkililerin küstahlığı yumuşatılmalı ve kontrol edilmelidir. Devlet iflas etmek istemiyorsa, yabancı hükümetlere yapılan ödemeler azaltılmalıdır.