Lernen Sie, wie man ihmal in einem Türkisch Satz verwendet. Über 94 handverlesene Beispiele.
Fakat onun uyarısını ihmal edemem.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu ödemeyi ihmal etmeyecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Belirlenen zamanda buraya gelmeyi ihmal etme.
Translate from Türkisch to Englisch
O, bu günlerde yaptığı araştırmayı ihmal ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom görevini ihmal etmekle suçlandı.
Translate from Türkisch to Englisch
O, görevlerini ihmal etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom işini ihmal etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ailesini ihmal etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Yarın sabah bu mektubu postalamayı ihmal etme.
Translate from Türkisch to Englisch
Lütfen yarın sabah altıda beni uyandırmayı ihmal etme.
Translate from Türkisch to Englisch
Yarın akşam bizi görmek için uğramayı ihmal etme.
Translate from Türkisch to Englisch
O görevlerini ihmal etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana yazmayı ihmal etme.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana iki satır yazmayı ihmal etmeyin.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom biraz ihmal edildiğini hissetti.
Translate from Türkisch to Englisch
Kapıyı kilitlemeyi ihmal etmeyin.
Translate from Türkisch to Englisch
Sağlığımı ihmal ettiğim için pişmanım.
Translate from Türkisch to Englisch
Görevimi ihmal ettiğim için beni eleştirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Ebeveynlerim tarafından ihmal edilmeye alışkınım.
Translate from Türkisch to Englisch
Saat tam yedide burada olmayı ihmal etme.
Translate from Türkisch to Englisch
Seni asla ihmal etmeyeceğim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'yi ihmal ediyor gibi görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Seni ihmal etmeyeceğim.
Translate from Türkisch to Englisch
Beni ihmal etme, Tom.
Translate from Türkisch to Englisch
Tembel adam, görevlerini sık sık ihmal ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Aslında kameramı ihmal etmedim. Sadece fotoğraf çekmek istemedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu çocuklar aileleri tarafından ihmal edildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Görevini ihmal etmemelisin.
Translate from Türkisch to Englisch
Görevlerini ihmal etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Görevinizi ihmal etmeyiniz!
Translate from Türkisch to Englisch
Onları ihmal etmiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Sizi ihmal etmem.
Translate from Türkisch to Englisch
Görünüşünü ihmal ediyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bulundukları topluluğu gerçekten ihmal ediyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Kendimi ihmal ediyordum.
Translate from Türkisch to Englisch
Çocukların televizyon yüzünden yazmayı ihmal etme eğilimi var.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu takvimime not etmeyi ihmal ettim.
Translate from Türkisch to Englisch
Uzun zamandır evini ihmal ediyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Mektubum ihmal edildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Kendi işini sürekli fedakarlık olarak tanımlayan biri, sadece diğer birçok şeyi ihmal ederek sürdürülebilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom futbol takımının bir üyesi olduktan sonra çalışmalarını ihmal etmeye başladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bitkileri sulamayı bir haftadır ihmal etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Uyku ihtiyacını gidermek yerine ihmal edenler, sonrasında ciddi sağlık sorunlarıyla karşılaşacaklardır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom görevlerini ihmal etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar kendi görevlerini ihmal etmediler.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom çalışmalarını ihmal etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Onları ihmal ettim.
Translate from Türkisch to Englisch
O, görevini ihmal etmekle suçlandı.
Translate from Türkisch to Englisch
"Teşekkür ederim." demeyi ihmal ettin.
Onu ihmal ettim.
O eski ev yıllardır ihmal edildi.
O beni tamamen ihmal etti.
Onlar ihmal edilemezler.
Tom kendini ihmal edilmiş hissetmeye başlıyordu.
Katılıyorum. Ben de kısa cümlelerde virgülü ihmal etme eğilimindeyim.
Erkek çocuğu dişlerini fırçalamayı ihmal ettiği için kötü dişleri vardı.
Tom onları küçükken çok ihmal ettikleri için onun çocukları ile telafi etmeye çalıştı.
Tom son zamanlarda işini ihmal ediyor.
Onun başarısız olma nedeni işini ihmal etmesinden dolayı idi.
O sınıf toplantılarına katılmayı ihmal etmez.
Ben sorumluluklarımı ihmal ettiğimi itiraf ediyorum.
O grevlerini ihmal etti.
Bazı öğrenciler spor adına derslerini ihmal ederler.
O akşam yemeğinden önce çalışmayı ihmal etmez.
Mary çocuklarını ihmal ediyor.
O yatmaya gitmeden önce on şınav yapmayı ihmal etmez.
O, pazar günleri kiliseye gitmeyi ihmal etmez.
Bir babanın, çocuklarına karşı olan sorumluluklarını ihmal etmemesi gerekir.
Çalışmalarını ihmal etmen senin aptallığın.
İyi eski dostları ihmal etmemelisiniz.
Tom ihmal edilmiş hissetti.
Fadıl kendini ihmal edilmiş ve terk edilmiş hissetti.
O, kahvaltıdan önce duş yapmayı ihmal etmez.
Tom beni ihmal etmekle suçladı.
Tom ihmal edilmekten hoşlanmaz.
Yeni park, kentin en çok ihmal edilen yerlerinden birine dönüştü.
Sami yardım etmeyi ihmal ediyordu.
Sami çocukları ihmal etti.
Leyla öldüğü zaman Sami onu ihmal etti.
Sami, Leyla'yı ihmal etti.
Üzgünüm, sorunuzu tamamen ihmal ettim.
Tom kendini ihmal edilmiş hissettiğini söyledi.
Çocuk bitkileri sulamayı ihmal etti ve o azarlandı.
Tom öksürüğünü ihmal etti ve bronşit oldu.
Allah imhal eder, ihmal etmez.
Sami yükümlülüklerini ihmal etti.
Ailesini ihmal etti.
Görevini ihmal etmekle suçlanıyordu.
Günlük sorumluluklarını ihmal etme.
İnsanların çoğu, ihmal edilmiş bir kürtajın hazin sonucudur.
Fakat 'Baba Abdullah' ticarete ilgi göstermedi, ihmal etti ve hesapsızca para harcıyordu.
O çoğu zaman işini ihmal eder.
O sıklıkla işini ihmal ediyor.
Yazım kuralları ihmal edilebilir.