Lernen Sie, wie man ihtimali in einem Türkisch Satz verwendet. Über 73 handverlesene Beispiele.
Uzlaşma ihtimali yok gibi görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir savaş ihtimali var.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun gelme ihtimali var mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Onun iyileşme ihtimali var mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Onun başarılı olma ihtimali var.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un tutuklanmasının pek ihtimali olmadığını düşünüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Ciddi bir şey olma ihtimali var.
Translate from Türkisch to Englisch
Her ihtimali göz önünde bulundurmalıyım.
Translate from Türkisch to Englisch
Her ihtimali göz önünde bulundurmak zorundayım.
Translate from Türkisch to Englisch
Her ihtimali göz önünde bulundurmam gerekiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun ne kadar olma ihtimali var?
Translate from Türkisch to Englisch
O ihtimali göz ardı etmemeliyiz.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunun gerçekleşme ihtimali yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Sence Tom'un haklı olma ihtimali var mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Acaba hiç ihtimali var mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Bence Tom'un buraya vaktinde gelme ihtimali hala var.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunun olma ihtimali yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunun tekrar gerçekleşme ihtimali nedir?
Translate from Türkisch to Englisch
Onun olma ihtimali yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunun olma ihtimali var mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Yağmurun yağma ihtimali zayıf.
Translate from Türkisch to Englisch
Yarın biz yağış ihtimali olan değişken bir hava bekliyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch
Vazgeçme ihtimali yok!
Translate from Türkisch to Englisch
O ihtimali değerlendireceğim.
Translate from Türkisch to Englisch
O ihtimali göz önünde bulunduracağım.
Translate from Türkisch to Englisch
O ihtimali dikkate alacağım.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un idam edilme ihtimali çok zayıf.
Translate from Türkisch to Englisch
O ihtimali göz ardı etme.
Translate from Türkisch to Englisch
Yaşıyor olma ihtimali yok denecek kadar az.
Translate from Türkisch to Englisch
Hiçbir ihtimali dışlama.
Translate from Türkisch to Englisch
O ihtimali dikkate almıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Tasarının geçme ihtimali yoktur.
Translate from Türkisch to Englisch
Sadece ihtimali düşün.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un bisikletimi kullanma ihtimali var.
Translate from Türkisch to Englisch
Kundaklanma ihtimali üzerinde duruluyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un parkta bir yerde olma ihtimali var.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunun bir daha olmasının ihtimali nedir?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un geç kalması ihtimali var.
Translate from Türkisch to Englisch
Bütün hafta sonu yağmur ihtimali var.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar yasayla bisiklet kaskı giymek zorunda kalma ihtimali ile karşı karşıyalar.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve Mary'nin bir daha birbirlerini görme ihtimali yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un başı dertte olma ihtimali var.
Translate from Türkisch to Englisch
Yarının toplantının bir saatten fazla süreceği ihtimali yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Bunun olma ihtimali nedir?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un cezalandırılma ihtimali çok düşüktür.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un artık bunu yapma ihtimali yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Yağmur yağması ihtimali var.
Translate from Türkisch to Englisch
Kar yağması ihtimali var.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben de bu ihtimali düşündüm.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu ihtimali düşündüm.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun olma ihtimali var.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un gerçekten işi alma ihtimali nedir?
Tom'un bunu yapması ihtimali Mary'yi endişelendirdi.
Tom'un ağlaması ihtimali var mı?
Tom'un bize yardım etme ihtimali sıfır.
Çalışma ihtimali yok.
Tom'un Boston'da olma ihtimali var.
Tom'un galip gelme ihtimali ne?
Tom'un iyileşme ihtimali düşük.
Ters gitme ihtimali olan her şey ters gidecektir.
Aslında virgülün böyle de bir hem kullanım şekli hem de şartı olduğundan haliyle bu tür bir noktalama kuralının mevcudiyetini göz ardı etmemek elzem niteliği taşısa bile günümüze kadar Türkçe Tatoeba'da bu şekilde bir kullanımda bulunulmadığı gibi buna ek olarak işbu kuralın uygulamaya konulması ise hiçbir suretle münazara edilmediği için bundan sonraki kullanımların yaratacağı durumdan ötürü kaynaklanacak kaçınılmaz kural bütünlüğünün sağlanamaması hadisesinin çok aşikar olacağı yadsınamaz bir gerçektir ve bu kategorideki binlerce cümleyi tek tek bulup analiz ettikten sonra hem pasif üyelerin hatalarının giderilmesi hem de diğer üyelerin cümlelerine uyarı mahiyetinde yorum bırakılarak bunun takibinin ardından aktif olmayan üyelerin cümlelerinin de minimum on beş gün bekleme süresinin ardından değiştirilmesi vuku bulacaktır ya da hiçbir değişikliğe gidilmeden mevcut düzenin sürdürülmesi de bazı kişilerin bunu haklı olarak kaçamak bir fikirmiş gibi görmesine yol açma ihtimali taşısa da tercih edilebilecek seçeneklerden biridir, dedi İlker.
Seçimi kazanma ihtimali çok ama çok zayıf.
Yaşı yüksek olanların koronadan ölme ihtimali daha yüksek.
Tom'un yakalanma ihtimali ne kadar yüksek?
Selin kontrol edilememesi ihtimali hakkındaki fikri sorulan cumhurbaşkanı, Allah korusun! dedi.
Peki bu durumda Kosova'nın ekonomisini düzeltme ihtimali nedir?
Bu Arnavutluk'taki ilk mali af ihtimali değil.
Bu hissedeki artışa pek güvenmiyorum. Halka gel gel yapılıyor olma ihtimali kuvvetli.
Kreşe giden çocukların hasta olma ihtimali evde duranlardan daha yüksektir.
Para kazandırma ihtimali olan her şeye karşı tetiktedir.
Müslüman çoğunluğa sahip bazı ülkelerde genç kızların genç erkeklere göre yüksek öğrenim ihtimali daha düşüktür.
Tom'un şu an bunu yapıyor olma ihtimali var mı?
Tom dedi ki Mary'nin kovulmuş olma ihtimali yok.