Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "ihtiyacı"

Lernen Sie, wie man ihtiyacı in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Çocukların daha çok uykuya ihtiyacı vardır.
Translate from Türkisch to Englisch

Her kimin ihtiyacı olursa ona yardım et.
Translate from Türkisch to Englisch

Bebeğin kendi annesine ihtiyacı vardır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir çocuğun sevgiye ihtiyacı vardır.
Translate from Türkisch to Englisch

Çiçeklerin ve ağaçların temiz havaya ve taze suya ihtiyacı vardır.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun yardımımıza ihtiyacı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu arabanın tamire ihtiyacı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu arabanın onarıma ihtiyacı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu kitabı tercüme etmek için ne kadar süreye ihtiyacı var?
Translate from Türkisch to Englisch

İçecek bir şeye ihtiyacı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Sana ihtiyacı olan insanlarla bile arkadaş olabilirsin.
Translate from Türkisch to Englisch

Bestenin bu bölümünün biraz gerçek beceriye ihtiyacı var.Bunun piyanoda nasıl çalınacağını öğrenmek uzun zamanımı aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Sağlık çalışanları ihtiyacı olan insanlara yardım eder.
Translate from Türkisch to Englisch

Görevi tamamlamak için daha fazla zamana ihtiyacı vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Ve aslında bu projenin herkese ihtiyacı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun bir merdivene ihtiyacı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Kritik anlarda en güçlülerin bile zayıflara ihtiyacı vardır.
Translate from Türkisch to Englisch

Çorbanın biraz tuza ihtiyacı olduğunu düşünüyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Evimin büyük onarımlara ihtiyacı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlardan kaç tanesinin yardıma ihtiyacı olduğunu bilmiyordum.
Translate from Türkisch to Englisch

O, üniversiteye gitmek için ihtiyacı olan parayı kazandı.
Translate from Türkisch to Englisch

O benden hoşlanmadığını fakat yardımıma ihtiyacı olduğunu söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir bebek olarak dört ayak üzerinde emekler, sonra iki bacak üstünde yürümeyi öğrenir, sonunda yaşlılıkta bir değneye ihtiyacı olur.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun en çok ihtiyacı olan iyi bir iştir.
Translate from Türkisch to Englisch

Onlara ihtiyacı olmasa bile kitapları ona iade edeceğim.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un yüzü pürüzlü, çünkü onun tıraş olmaya ihtiyacı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom evi bitirmek için ne kadar çok paraya ihtiyacı olacağını hesaplıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Ay'a ne zaman hareket edeceksin? Hepimizin sana ihtiyacı var.
Translate from Türkisch to Englisch

O ona o ilacı almayı durdurmasını tavsiye etti fakat o ihtiyacı olduğunu düşünüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom nefes nefese ve bir molaya ihtiyacı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un yardıma ihtiyacı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom Mary'ye yardıma ihtiyacı olup olmadığını sordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Napolyon'un, İngiltere ile bir savaş için paraya ihtiyacı vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Güney ordusunun adamlara ve malzemelere ihtiyacı vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu şirketlerin, ekipmana ve diğer malzemelere ihtiyacı vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Milletin daha fazla ve daha iyi öğretmenlere ihtiyacı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Çocuğun yemek yemeye ihtiyacı varsa, ona sağlıklı bir şey pişirin.
Translate from Türkisch to Englisch

Onların işlere ve eğitime ihtiyacı vardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un hemen yardımına ihtiyacı var.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom'un Boston'a iki bilete ihtiyacı var.

Tom'un hemen paraya ihtiyacı var.

Tom'un biraz uykuya ihtiyacı var.

Tom'un biraz dinlenmeye ihtiyacı var.

Tom'un biraz daha dinlenmeye ihtiyacı var.

Tom'un okuma gözlüklerine ihtiyacı var.

Tom'un bizim girdimize ihtiyacı var.

Tom'un bizim yardımımıza ihtiyacı var.

Tom'un bizim tavsiyemize ihtiyacı var.

Tom'un biraz daha zamana ihtiyacı var.

Tom'un bir tatile ihtiyacı var.

Tom'un yeni bir arabaya ihtiyacı var.

Tom'un bir manzara değişiklikliğine ihtiyacı var.

Tom'un hız değişikliğine ihtiyacı var.

Tom'un bir molaya ihtiyacı var.

Tom'un biraz taze yiyeceklere ihtiyacı vardı.

Tom'un sonunda bir ameliyata ihtiyacı olacak.

Tom onun hakkında düşünmek için bir ya da iki güne ihtiyacı olduğunu söyledi.

Tom'un onu düşünmek için zamana ihtiyacı var.

Tom'un biraz daha pratiğe ihtiyacı var.

Tom'un iyi bir avukata ihtiyacı var.

Tom'un biraz nakite ihtiyacı vardı.

Tom'un yardıma ihtiyacı vardı.

Tom neye ihtiyacı olduğunu oldukça netleştirdi.

Tom çeviri yaparken yardıma ihtiyacı olduğu gerçeğini kabul etmek istemiyor.

Tom o kadar şişman ki bir uçakta iki koltuğa ihtiyacı var.

Tom yerel bir indirimli mağazada ihtiyacı olan birçok şeyi satın alabilir.

Tom Mary'nin niçin yeni bir bisiklete ihtiyacı olduğunu anlamıyor.

Tom'un eğlenmek için paraya ihtiyacı yok.

Tom'un daha fazla sabuna ihtiyacı yok. Mary ona bir ömür boyu yetecek kadar sabun verdi.

Tom bir korumaya ihtiyacı olduğunu düşünmüyordu.

Tom herhangi bir yardıma ihtiyacı yoktu.

Tom ihtiyacı olan her şeye ellerini dokunduramıyordu.

Tom'un kesinlikle Mary'nin yardımına ihtiyacı yok.

Tom'un kesinlikle daha fazla paraya ihtiyacı yok.

Tom'un kesinlikle bir krediye ihtiyacı yok.

Tom Mary'nin yardıma ihtiyacı olup olmadığını anlamak için geldi.

Tom Mary'yi öğleden sonra geç saatlerde onun yardımına ihtiyacı olabileceğini söylemek için aradı.

Tom ihtiyacı olur diye bıçağını getirdi.

Sonunda, Tom yardıma ihtiyacı olduğunu fark edecek.

Yardıma ihtiyacı olmayan insanlara yardım etmek zordur.

Yardıma ihtiyacı olduğunu kabul edemeyen insanlara yardım etmek zordur.

Kısa sürede yeni elbiselere ihtiyacı oldu.

Niçin? Çünkü ailesinin paraya ihtiyacı vardı. Nedeni o.

Niçin böyle bir kitabı okuma ihtiyacı duyuyorsun?

Tom'un bir işe ihtiyacı var.

Babamın bir dinlenmeye ihtiyacı var. O üç saattir bahçede çalışmaktadır.

Tom'un kuru bir havluya ihtiyacı var.

Tom'un Mary'nin yardımına ihtiyacı var.

Onun yeni bataryalara ihtiyacı var.

Paraya ihtiyacı var.

Onun yardıma ihtiyacı var.

Onların ekstra yardıma ihtiyacı var.

Mary'nin bir düzine yumurtaya ihtiyacı vardır.

Tom'un keskin bir bıçağa ihtiyacı var.

Çorbanın daha çok tuza ihtiyacı var.

Bu kapının boyanmaya ihtiyacı var.

Bu lastiğin biraz havaya ihtiyacı var.

Onların bir yöne ihtiyacı var.

Bu çorbanın daha fazla tuza ihtiyacı var.

Tom'un Mary ile konuşmaya ihtiyacı var.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch