Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "iklim"

Lernen Sie, wie man iklim in einem Türkisch Satz verwendet. Über 62 handverlesene Beispiele.

Genel olarak konuşulursa İngiltere'de iklim yumuşaktır.
Translate from Türkisch to Englisch

Kara para skandalı, 11 Eylül, euronun yayılması, Eski Avrupa, IV. Hartz, Bayan Başbakan, vantilatör mili, iklim felaketi, mali kriz, enkaz primi ve kızgın vatandaş, Almanya'da yılın son 10 kelimesidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Japonya'da iklim İngiltere'dekinden daha ılımandır.
Translate from Türkisch to Englisch

Yakında iklim değişikliğine alışacaksın.
Translate from Türkisch to Englisch

Buradaki iklim ılımandır.
Translate from Türkisch to Englisch

Senin en sevdiğin iklim nedir?
Translate from Türkisch to Englisch

Bu iklim bana iyi gelmiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu ülkede iklim ılımandır.
Translate from Türkisch to Englisch

Soğuk iklim onun sağlığını etkiledi.
Translate from Türkisch to Englisch

Buradaki iklim bana iyi gelmiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Buradaki iklim bana yaramıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Buradaki iklim Hokkaido'daki gibidir.
Translate from Türkisch to Englisch

Buradaki iklim Tokyo'dakinden daha ılıman.
Translate from Türkisch to Englisch

Ülkenizde iklim nasıl?
Translate from Türkisch to Englisch

Abd'de birçok türde iklim var.
Translate from Türkisch to Englisch

Burada iklim değişkendir.
Translate from Türkisch to Englisch

Burada iklim genellikle ılımandır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu dünyanın genelindeki iklim değişikliği herkesi endişelendirdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Londra Tokyo'dan iklim olarak farklıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Fransa'nın güneyindeki iklim ideal.
Translate from Türkisch to Englisch

Küresel iklim değişikliği hakkında bir şeyi ne kadar erken yapmaya başlarsak o kadar iyi durumda olacağız.
Translate from Türkisch to Englisch

Buradaki iklim Moskova'dakinden daha ılımandır.
Translate from Türkisch to Englisch

Florida'da memurların "iklim değişikliği" ya da "deniz seviyesi yükselişi" kelimelerini kullanmalarına izin verilmiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir karbon ayakizi bizim faaliyetlerimizin bir sonucu olarak ürettiğimiz karbondioksit kirlenmesinin miktarıdır. Bazı insanlar iklim değişikliğinden endişeli olduğu için karbon ayakizlerini azaltmaya çalışıyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Karbon kirliliği, iklim değişikliğinin en büyük itici güçtür.
Translate from Türkisch to Englisch

Buradaki iklim yılın çoğu için sıcak.
Translate from Türkisch to Englisch

Burada iklim yılın büyük bölümünde sıcaktır.
Translate from Türkisch to Englisch

Mercan resifleri iklim değişikliği tarafından tehdit ediliyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Küresel iklim değişikliği herkesin sorunudur.
Translate from Türkisch to Englisch

Ülkemiz iklim değişikliğine karşı harekete geçmeli.
Translate from Türkisch to Englisch

O bir iklim değişikliği inkarcısıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Berbat bir iklim var.
Translate from Türkisch to Englisch

Buradaki iklim çok yumuşak olduğu için burada kışın bile nadiren kar yağar.
Translate from Türkisch to Englisch

Burada iklim ılımandır.
Translate from Türkisch to Englisch

Japonya'da ılıman bir iklim vardır.
Translate from Türkisch to Englisch

Burada iklim yumuşaktır.
Translate from Türkisch to Englisch

Senin ülkende iklim nasıl?
Translate from Türkisch to Englisch

Buradaki iklim Fransa'daki gibi.
Translate from Türkisch to Englisch

ABD Tarım Bakanlığı çiftçilerin ve çiftlik sahiplerinin işletmelerini değişen iklime uyarlamalarına yardımcı olmak için yedi yeni "bölgesel iklim merkezi kurdu.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu küçük Pasifik adası halkı iklim değişikliği tarafından tehdit edilmektedir.

Bu küçük Pasifik adası ulusu iklim değişikliği tehdidi altındadır.

Kiribati iklim değişikliği tehdidi altındadır.

Kiribati iklim değişikliği tarafından tehdit ediliyor.

Ormansızlaşmanın azaltılması, iklim değişikliğinin etkilerini azaltmak için tek yoldur.

Mary geleceğe gitti ve iklim değişikliğinin dünya üzerindeki tüm yaşamı tahrip ettiğini gördü.

Londra'daki iklim Tokyo'nunkinden farklıdır.

Küresel iklim değişikliği, insanlığın karşılaştığı en büyük tehditlerden biridir.

Burada iklim İngiltere'ninkinden daha hafif.

Zamanımızın en acil meydan okumalarından biri de iklim değişikliği.

Orada iklim nasıl?

Bu berbat bir iklim.

Eğer iklim sert ve şiddetli ise, insanlar da sert ve şiddetlidir.

Avustralya'nın Büyük Set Resif'i iklim değişikliği tarafından tehdit edilmektedir.

Sıcak iklim kuşaklarındaki insanların köri gibi baharatlı şeyler yemeleri garip.

Kutup ayıları iklim değişikliği tarafından tehdit ediliyorlar.

Tom bir iklim bilimcisidir.

Başkan, iklim değişikliğinin bir aldatmaca olduğuna mı inanıyor?

Feminizm erkekleri dışlamak anlamına gelmez, kadınlara daha çok dahil olmak ve - bu durumda - iklim değişikliğiyle mücadelede oynayabilecekleri rolü kabul etmektir.

Burada iklim nemli ve ılımandır.

Z kuşağında depresyon ve intihar oranlarının artışında etkili olan faktörler arasında sosyal medya kullanımı, haberlerde iklim değişikliği, göç ve toplu katliamlar gibi negatif olayların başrol oynaması ve ailelerin ve yetkililerin ölüm için intiharın bir seçenek olması yönündeki hoşgörüsü yer alıyor.

Bilinçsiz tarımsal sulama ve iklim değişimi birçok gölün kurumasına neden oluyor.

Mevcut siyasi iklim ve pandemi kısıtlamaları gençler arasında Kara Dörtleme'yi bir hayli popülerleştirdi.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch