Lernen Sie, wie man ikram in einem Türkisch Satz verwendet. Über 35 handverlesene Beispiele.
Nagano bölgesindeki arkadaşımı ziyaret ettiğimde, bana lezzetli soba ikram edildi.
Translate from Türkisch to Englisch
O, her birimize bir dondurma ikram etti.
Translate from Türkisch to Englisch
En sevdiğin ikram hangisidir?
Translate from Türkisch to Englisch
Elmalar tatlı olarak ikram edildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Misafirlere elma, portakal falan ikram edin.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir fincan kahve doldurdu ve onu Mary'ye ikram etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Size çay ikram edebilir miyim?
Translate from Türkisch to Englisch
Sana bir içki ikram edeyim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bizim müşteri olduğumuzu anlayınca, bize çay ikram etmek istedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Sana bir şey ikram edebilir miyim?
Translate from Türkisch to Englisch
İçeri gelin, size kahve ikram edeyim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kendine büyük bir tabak dondurma ikram etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, Mary'ye bir fincan kahve bile ikram etmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Sana bir içki ikram edebilir miyim?
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar bana içecek bir şey ikram etmediler.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar bana yiyecek bir şey ikram etmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Onlar bana herhangi bir şey ikram etmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana bir içki ikram etmeyecek misin?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sandvicinin yarısını Mary'ye ikram etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, Mary'ye onun John'a bir fincan kahve ikram etmesini önerdi.
Translate from Türkisch to Englisch
İşte sizin için bir ikram.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben bir bardak ikram edebilir miyim?
Translate from Türkisch to Englisch
Sana bir parça daha pasta ikram edebilir miyim?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom sana ne ikram etti?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom size ne ikram etti?
Translate from Türkisch to Englisch
Hiçbir şeyin yoksa, tatlı söz ikram et!
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Maria'nın aç olduğunu bildiği halde ona yemek ikram etmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
Sami, Leyla'ya biraz meyve suyu ikram etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'a yiyecek bir şey ikram etmedim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom kendisine ikram edilen yemeği geri çevirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Eğer şarap ikram edeceksen baştan söyleyeyim, beni hiç darlama çünkü alkol almıyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir şey ikram edeyim size.
Translate from Türkisch to Englisch
Yanni bize biraz incir reçeli ikram etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Yalnızca celal ve ikram sahibi Rabb'inin yüzüdür baki kalacak olan.
Translate from Türkisch to Englisch
Saltuk herkese çikolata ikram etti.
Translate from Türkisch to Englisch