Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "ilaç"

Lernen Sie, wie man ilaç in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Bana ilaç gerek. Eczane nerede?
Translate from Türkisch to Englisch

Bana ilaç gerekiyor. Eczane nerede?
Translate from Türkisch to Englisch

O, eczanede ilaç satıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

İyi ilaç acıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Marketler ve süpermarketler, 2009'dan beri ilaç satabiliyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu ilaç ağrıyı giderecektir.
Translate from Türkisch to Englisch

Kanser için en iyi ilaç nedir?
Translate from Türkisch to Englisch

O ilaç satın alır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu ilaç hala eczanelerde satılmamaktadır.
Translate from Türkisch to Englisch

Ağabeyim bir ilaç fabrikasında çalışmayı planlıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Devlet ilaç politikalarında reform yapacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Hastaya hemen ilaç verin.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu ilaç eczanelerde hâlâ satılmamaktadır.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom ilaç şişesinden kapağı çıkardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun bir ilaç alerjisi var.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom biraz ilaç aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu ilaç baş ağrını geçirecek.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu ilaç acı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu ilaç size yardımcı olacaktır.
Translate from Türkisch to Englisch

Yeni ilaç onun hayatını kurtardı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu ilaç acıyı rahatlatacaktır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu ilaç ağrıyı dindirecektir.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu ilaç kas ağrısını rahatlatmaya yardım eder.
Translate from Türkisch to Englisch

İyi hissetmiyorum. Bana bir ilaç verir misiniz?
Translate from Türkisch to Englisch

Hiçbir ilaç bu hastalığı tedavi edemez.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu ilaç soğuk algınlığını tedavi edecek.
Translate from Türkisch to Englisch

Soğuk algınlıkları için en iyi ilaç nedir?
Translate from Türkisch to Englisch

Burada ishal için biraz ilaç var.
Translate from Türkisch to Englisch

Onu rahatlatmak için bir ilaç verdi.
Translate from Türkisch to Englisch

Annem bana biraz ilaç içirtti.
Translate from Türkisch to Englisch

Düzenli olarak herhangi bir ilaç alıyor musun?
Translate from Türkisch to Englisch

Bu ilaç ağrını azaltacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Bence bu ilaç size iyi gelecek.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu ilaç sizi daha iyi hissettirecek.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu ilaç baş ağrınızı yatıştıracaktır.
Translate from Türkisch to Englisch

Hasta iki doz ilaç aldı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom her üç saatte bir ilaç almak zorunda.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu ilaç sizi çok daha iyi hissettirecektir.
Translate from Türkisch to Englisch

Şimdi soğuk bir bira ilaç gibi gelirdi!
Translate from Türkisch to Englisch

Lütfen uçak tutması için bana ilaç getirin.
Translate from Türkisch to Englisch

O bir ilaç gibi.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu ilaç çok kötü tadıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu ilaç üç saatte bir alınmalıdır.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu ilaç üç saatte bir alınmalı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu ilaç daha iyi hissetmeni sağlayacak.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu ilaç günde üç defa alınmalı.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu ilaç iyi işe yarıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Beni bazen kızdırıyorsunuz, ben daha fazla ilaç kullanmak istemiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Hiçbir ilaç derman olmadı yarama. Onun sevgisi derman olacak, biliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch

Doktor bu hastalığa etki edecek bir ilaç arıyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu ilaç sana iyi bir gece uykusu sağlayacak.
Translate from Türkisch to Englisch

İçkime ilaç katıldığından oldukça eminim.

Bu ilaç gribe karşı korumaz.

Bu ilaç gece boyunca rahatça uyumanı sağlayacak.

Bu ilaç onu iyileştirebilir.

Dedem her gün ilaç alır.

Bu ilaç soğuk algınlığı için iyidir.

Tom masasının çekmecesine uzandı ve bir ilaç şişesi çıkardı.

Tom birkaç ilacı ilaç şişesinden döktü ve onları ağzına attı.

Tom'a ilaç verilmesi gerekiyor.

Annem için biraz ilaç almak zorundayım.

Tom ilaç kullanıyor mu?

Her gün ne kadar ilaç alırsın?

Soğuk algınlığı için en iyi ilaç uyumaktır.

Yeni ilaç, etkisini hemen gösterdi.

Hiç ilaç kullanmam.

Bu ilaç sana biraz rahatlık verecek.

Ağrı için sana ilaç verebilirim.

Babam için bir ilaç almam gerekiyor.

Doktor hasta için ilaç yazdı.

Kendimi iyi hissetmiyorum. Lütfen bana bir ilaç ver.

Bu ilaç baş ağrıları için iyidir.

Bu ilaç baş ağrına iyi gelecek.

Bu ilaç 90'larda yasal değildi.

O ilaç işe yaradı.

Doktora gidersen, sana ilaç yazar.

Bu ilaç gerçekten ağrıyı hafifletir mi?

Bu ilaç senin karın ağrını tedavi edecek.

Bu ilaç baş ağrısını tedavi eder.

Eczaneden ilaç gönderdin.

Kullanmadan önce ilaç şişesini çalkala!

Bu iki şişede aynı miktarda ilaç var.

Bu ilaç ağrıyı azaltacak.

Bu ilaç ağrıyı hafifletecek.

Neden ilaç almayı bıraktın?

Biraz ilaç almak istiyorum.

Sizin ilaç zamanı.

Bu ilaç nedir?

Tom herhangi bir ağrı kesici ilaç istemedi.

Bu ilaç senin daha iyi hissetmeni sağlayacak.

Kurdeşen için çok iyi bir ilaç buldum.

Ondan kaçınabilirsem herhangi bir ilaç almayı tercih etmiyorum.

Size bir ateş düşürücü ilaç yazacağım.

Bu ilaç gerçekten işe yarıyor mu?

Bu yeni ilaç, tedavine yardımcı olabilir.

Bu laboratuvar saygın ilaç şirketine aittir.

Doktor ona ilaç verdi.

Burada hiç ilaç yok.

O ne tür bir ilaç?

Şirket önümüzdeki ay yeni bir ilaç çıkartacak.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch