Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Home
Apps
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
BlogHilfe-CenterKontakt
Apps

iPhone + iPad

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Mac + Safari

Hilfe-Center, Versionshinweise, Download

Google Chrome

Hilfe-Center, Download

Mozilla Firefox

Hilfe-Center, Download

Opera

Hilfe-Center, Download

Microsoft Edge

Hilfe-Center, Download
Kundendienst
DownloadHilfe-CenterUnterstützte SprachenEine Rückerstattung beantragenPasswort zurücksetzenLizenzschlüssel wiederherstellenDatenschutzrichtlinie
AUF DEM LAUFENDEN BLEIBEN
KontaktTwitterBlog
SPRACHE
Kostenlose Dienste
Web-ÜbersetzerVerb-KonjugatorDer Die Das nachschlagenUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Türkisch Beispielsätze mit "ileri"

Lernen Sie, wie man ileri in einem Türkisch Satz verwendet. Über 100 handverlesene Beispiele.

Saatim on dakika ileri.
Translate from Türkisch to Englisch

Odada ileri geri yürüdü.
Translate from Türkisch to Englisch

O, bana bir yalan söyleyecek kadar çok ileri gitti.
Translate from Türkisch to Englisch

O, ona vuracak kadar ileri gitti.
Translate from Türkisch to Englisch

Çalar saat on dakika ileri.
Translate from Türkisch to Englisch

Çok ileri gidiyorsun.
Translate from Türkisch to Englisch

Çok ileri gitmedin mi?
Translate from Türkisch to Englisch

O, şu ana kadar nerede yeni bir şube açma fikrini ileri sürdü?
Translate from Türkisch to Englisch

Öyle şeyler söyleyecek kadar ileri gitmem.
Translate from Türkisch to Englisch

Aslan bütün gün kafesinin içinde ileri geri yürüdü.
Translate from Türkisch to Englisch

Saatim günde beş saniye ileri gider.
Translate from Türkisch to Englisch

Saatim bir günde bir dakika ileri gider.
Translate from Türkisch to Englisch

Saatim bir ya da iki dakika ileri olabilir.
Translate from Türkisch to Englisch

Saatim bir ayda otuz saniye ileri gider.
Translate from Türkisch to Englisch

O, sana aptal diyecek kadar ileri gitti.
Translate from Türkisch to Englisch

Böyle bir bahaneyi nasıl ileri sürdünüz?
Translate from Türkisch to Englisch

Tom yeni bir çözüm ileri sürdü.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom iyi bir fikir ileri sürdü.
Translate from Türkisch to Englisch

Tam yol ileri!
Translate from Türkisch to Englisch

Jim ve Mike topu ileri ve geri attı.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom yeni bir sistem ileri sürdü.
Translate from Türkisch to Englisch

Tom işini nasıl daha başarılı yapacağına dair çeşitli fikirler ileri sürdü.
Translate from Türkisch to Englisch

Daha ileri gidemem.
Translate from Türkisch to Englisch

Daha ileri yürüyemem.
Translate from Türkisch to Englisch

Ben daha ileri yürüyemem.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz ileri geri koşuyorduk.
Translate from Türkisch to Englisch

Adamlar ileri doğru yürümeye başladılar.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu saat tamir edilmeli. O günde 20 dakika ileri gidiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

İki adım ileri.
Translate from Türkisch to Englisch

O saat bir dakika ileri.
Translate from Türkisch to Englisch

Fred benden nefret ettiğini söyleyecek kadar ileri gitti.
Translate from Türkisch to Englisch

Hepimiz insanlığın bir zamanlar inandığı tanrıların çoğuna karşı ateistiz. Bazıları sadece bir tanrı daha ileri gidiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Başını ileri geri salladı.
Translate from Türkisch to Englisch

Daha ileri yürüyemeyecek kadar çok yorgunum.
Translate from Türkisch to Englisch

Saatim günde beş dakika ileri gider.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu saat günde bir dakika ileri gider.
Translate from Türkisch to Englisch

Daha ileri gidemeyecek kadar çok yorgundu.
Translate from Türkisch to Englisch

Saatim ayda iki dakika ileri gider.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu saat günde iki dakika ileri gidiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Buluşma tarihini ileri aldık.
Translate from Türkisch to Englisch

Sana ikiyüzlü diyecek kadar ileri gitti.
Translate from Türkisch to Englisch

Onun evinin önünde bir ileri bir geri yürüdü.
Translate from Türkisch to Englisch

Saat ileri gidiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Biz çok ileri gittik.
Translate from Türkisch to Englisch

Her iki erkek kardeşin bekar kalmak için ileri sürdüğü neden onların hem uçaklara hem de bir eşe bakamayacaklarıydı.
Translate from Türkisch to Englisch

Diğer erkeklerin ve kadınların iş birliği, güveni ve dostluğu olmadan, asla ileri gidemezsin.
Translate from Türkisch to Englisch

Bu çok ileri gidiyor.
Translate from Türkisch to Englisch

Bir ileri bir geri yürüyordu.
Translate from Türkisch to Englisch

Saatimi bir saat ileri aldım.

Bu çılgın fikri nasıl ileri sürdün.

Bilim adamları gökyüzünün mavi olmasıyla ilgili birçok açıklama ileri sürmüştür.

Konuşman için alışılmamış bir konu ileri sürmek zorunda değilsin.

Konuşman için tuhaf bir konu ileri sürmek zorunda değilsin.

İyi bir fikir ileri süremiyorum.

Saatleri ayarlama enstitüsü saati 10 dakika ileri aldı.

Tom çok ileri gitmedi.

Çok ileri gitmeyeceğim.

Şimdi ileri git.

Doğru bir yol bulmadıkça bu alanda asla ileri gitmeyeceksin.

Finlandiya'ya cennet diyecek kadar ileri gitmezdim.

Hatta Tom onu daha ileri aldı.

O, nükleer silahların barış için bir tehdit olduğunu ileri sürdü.

Daha hızlı gitmek için yalnız gitsen iyi olur, daha ileri gitmek için biriyle gitsen iyi olur.

Tom daha ileri yürüyemedi.

O tam bir ileri öncelik değil.

Bu sefer, fazla ileri gittin!

Sen beni bile ihanetle suçlayacak kadar ileri gittin.

Daha ileri gitmeyi denemedim.

Ülkenin gelişimi, ileri görüşlülüğü reddeden bir lider tarafından kısıtlandı.

Toplantıda bir sürü yeni fikirler ileri sürdük.

Çok daha ileri değil.

Bana evlenme teklifi edecek kadar ileri gitti.

Şimdi çok ileri gidiyorsun.

Benim saatim günde on dakika ileri gider.

Bu saatin tamir edilmesi gerekiyor. O günde 20 dakika ileri gidiyor.

Bu saatin onarılması gerekiyor. O günde 20 dakika ileri gidiyor.

Biraz daha ileri gidelim.

Çok ileri gittin!

Mary çok ileri gitti.

Sen çok ileri gittin.

Çok ileri gittiğini düşünüyorum.

Bu defa çok ileri gittin.

Parlak bir fikir ileri sürdüm.

Bir plan ileri sürmeliyiz.

Bütün bunu nasıl ileri sürdün?

Bu planı nasıl ileri sürdün?

Başka bir plan ileri sürmemiz gerekecek.

Yeni bir plan ileri sürmeliyiz.

1920'de İngiliz astronom Arthur Eddington güneş ve diğer yıldızların nükleer reaksiyonlar tarafından desteklendiğini ileri sürdü.

Şimdi çok ileri gittin.

Bu çok ileri gitti.

Saatim iki dakika ileri.

Tom ileri geri adımlıyor.

Tom benden çok daha ileri yüzebilir.

Çok ileri gittiğimi mi düşünüyorsun.

Çok ileri gittin.

Tanımadığım bir adam evimin önünde ileri geri yürüyordu.

Bir şey ileri süreceğinden eminim.

Tom ileri gelen insandır.

Biz filmi hızlı ileri sardık.

Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch
Translate from Türkisch to Englisch