Lernen Sie, wie man ilgisini in einem Türkisch Satz verwendet. Über 47 handverlesene Beispiele.
Birisi müziğe olan ilgisini geliştirebilir.
Translate from Türkisch to Englisch
Nükleer güç tesisleri herkesin ilgisini çekmiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom televizyon izlemeye ilgisini kaybetti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve Mary'nin birlikte konuşmak için çok zamanı yok. Onların çocukları, her zaman onların ilgisini istiyorlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom işine karşı ilgisini kaybetti.
Translate from Türkisch to Englisch
Bob rock müziğe ilgisini kaybetti.
Translate from Türkisch to Englisch
Siyaset onun ilgisini çekmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
O, işine ilgisini kaybetti.
Translate from Türkisch to Englisch
Politikaya olan ilgisini kaybetti.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun ilgisini çekmeye çalıştım.
Translate from Türkisch to Englisch
Sanırım Tom'un ilgisini çektik.
Translate from Türkisch to Englisch
Bazı insanların ilgisini çekmeyebilir fakat maaşlı bir adam kalmayı tercih ediyorum; Geçinmek için çok fazla kaygılanmak zorunda değilim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tavus kuşunun güzel kuyruğu dişilerin ilgisini çekmeye yardım eder.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun ilgisini kazanmaya çalıştı.
Translate from Türkisch to Englisch
İşine olan ilgisini kaybetti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, ilgisini çabuk kaybetti.
Translate from Türkisch to Englisch
Başlıkların okuyucunun ilgisini çekmesi gerekiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Düştüğünde bir köpeğin ilgisini çekti.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu çıplak poster, görsel olarak gençlerin ilgisini çekiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Alfred bu projeye ilgisini kaybetti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un ilgisini çekmeyecek.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Fransızca okumaya ilgisini kaybetti.
Translate from Türkisch to Englisch
O erkeklerin ilgisini çekmeyi seviyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Konuşması seyircilerin ilgisini çekmişti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, Mary'ye ilgisini kaybetti.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir çocuk olmasına rağmen felsefe kitapları okumak ilgisini çekerdi.
Translate from Türkisch to Englisch
O hâlâ müziğe olan ilgisini devam ettiriyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Şirketimiz, çalışanlarının İngilizce eğitim kursuna olan ilgisini ölçmek için bir anket düzenledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu herkesin ilgisini çekti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom Mary'nin ilgisini çekti.
Translate from Türkisch to Englisch
Leyla, Fadıl'ın özel ilgisini çekti.
Translate from Türkisch to Englisch
Müzik herkesin ilgisini çekti.
Translate from Türkisch to Englisch
Leyla ona ilgisini kaybetti.
Translate from Türkisch to Englisch
Budizm ilgisini çekiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ilgisini çektiğini söyledi.
Translate from Türkisch to Englisch
Ramazan ayı Sami'nin ilgisini çekmişti.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bunu yapmada ilgisini kaybetti.
Translate from Türkisch to Englisch
Bence Tom'un ilgisini çekmeyecektir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un ilgisini çekmemiş gibiydi.
Translate from Türkisch to Englisch
Biyoloji Tom'un çok ilgisini çekiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
O, Tom'un ilgisini çekmedi.
Translate from Türkisch to Englisch
İşine olan ilgisini yitirdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Fas sahip olduğu çeşitlilikle turistlerin ilgisini çekiyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Kim demiş futbol yalnızca erkeklerin ilgisini çeker diye?
Translate from Türkisch to Englisch
Rojs'un iddiaları polisin de ilgisini çekti.
Translate from Türkisch to Englisch
Gazetenin spor sayfası Tom'un ilgisini çekmiyor.
Tıklanma sayıları, Hemen Tasarım ile hazırlanan sitenin görsel açıdan ziyaretçilerin ilgisini çekmeyip vasat bulunduğunun işaretiydi. Bunun üzerine site tasarımını komple yenilediler.