Lernen Sie, wie man ilham in einem Türkisch Satz verwendet. Über 63 handverlesene Beispiele.
Eğlence uyuşturucu kullanımı birçok şehir efsanelerine ilham veriyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun konuşması bütün erkeklere ilham kaynağı oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Kitabı bana ilham verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne ilham!
Translate from Türkisch to Englisch
Tom benim ilham kaynağım.
Translate from Türkisch to Englisch
Hepimiz için bir ilham kaynağısın.
Translate from Türkisch to Englisch
Tüm erkekler suçlu olabilirler, eğer kışkırtılırlarsa; tüm erkekler kahraman olabilirler, eğer ilham verilirse.
Translate from Türkisch to Englisch
Babam benim en büyük ilham kaynağımdır.
Translate from Türkisch to Englisch
En büyük ilham kaynağınız nedir?
Translate from Türkisch to Englisch
Her çeşit kadın bana ilham verir.
Translate from Türkisch to Englisch
O gerçekten ilham vericiydi.
Translate from Türkisch to Englisch
Fuji dağına tırmandıktan sonra bir şiir için ilham aldım.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un konuşması bana ilham verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu, ilham verici.
Translate from Türkisch to Englisch
Ben ilham bekliyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
O bir ilham.
Translate from Türkisch to Englisch
Gökyüzünde bir kuş gibi uçma arzusu uçağın icadına ilham oldu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom hepimize ilham verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom gerçekten bana ilham verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
O gerçekten ilham verendi.
Translate from Türkisch to Englisch
O animasyonlu karikatürden ilham almış olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
O hareketli çizgi filmden ilham almış olacak.
Translate from Türkisch to Englisch
Sana neyin en çok ilham verdiğini söyleyebilir misin?
Translate from Türkisch to Englisch
O benim ilham perim.
Translate from Türkisch to Englisch
Bugünkü toplantıda söylediklerin çok ilham vericiydi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bana ilham verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Değişim daha fazla değişikliğe ilham verir.
Translate from Türkisch to Englisch
O, güç ve güven duygularına ilham verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Kendini sana ilham veren insanlara yoğunlaştır, seni kızdıranlara değil.
Translate from Türkisch to Englisch
Ne ilham verici bir konuşmacı!
Translate from Türkisch to Englisch
Tom hepimiz için bir ilham.
Translate from Türkisch to Englisch
Kadınlar harika şeyler yapmamız için ilham verirler - ve sonra bizi onları yapmaktan alıkoyarlar.
Translate from Türkisch to Englisch
Sanırım Tom'a ilham verdim.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom gerçekten ilham vericiydi.
Translate from Türkisch to Englisch
Babam bana ilham verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bir sürü öğrenciye ilham verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Projenize ne ilham verdi?
Translate from Türkisch to Englisch
Bir ilham buldum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu gerçekten ilham vericidir.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom pek çok kişiye bir ilham kaynağıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Onu yapmana ne ilham verdi?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'a o resmi yapmak için neyin ilham kaynağı olduğunu merak ediyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Bana ilham verildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un onu yapması için ne ilham verdi?
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bana bunu yapmam için ilham verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bunu yapmamız için bize ilham verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom bana birçok yönden ilham verdi.
Translate from Türkisch to Englisch
Bir doktor olman için sana ne ilham verdi?
Translate from Türkisch to Englisch
O benim ilham kaynağım.
Translate from Türkisch to Englisch
O benim tek ilham kaynağım.
Onun Berberice şiirleri ilham verici.
Sana ilham veren neydi?
Nereden ilham aldın?
Hayatımız hayallerden, hayallerimiz de hayattan ilham alır.
Filmin ilham kaynağı da işte bu günlük oldu.
Sen benim ilham perimsin.
Siz benim ilham perimsiniz.
En büyük ilham kaynağın ne?
Ne ilham verici konuşmacı!
William, ekibine hedeflerine ulaşmaları için ilham veren doğuştan bir liderdir.
Bana ilham veriyorsun.
Sana ilham veren şey nedir?
Sana ilham veren bir şey var mı?