Lernen Sie, wie man ilişkisi in einem Türkisch Satz verwendet. Über 85 handverlesene Beispiele.
Onların ilişkisi hakkında bir şey bilmiyorum.
Translate from Türkisch to Englisch
Philip ve Tom'un birbirleriyle ilişkisi var.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un Mary ile ilişkisi var gibi görünüyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun bu grupla biraz ilişkisi var.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve Mary'nin iyi bir ilişkisi yoktur.
Translate from Türkisch to Englisch
O, uyuşturucu kullandığı için takımdan ilişkisi kesildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Aşk ilişkisi hakkında bana güvendi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve Mary'nin bir ilişkisi olduğunu düşündüm.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun patronuyla bir ilişkisi vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Sen hiç uzun mesafe ilişkisi yaşadın mı?
Translate from Türkisch to Englisch
Öğrencileriyle çok iyi bir ilişkisi var.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un Mary ile hiç herhangi bir ilişkisi oldu mu?
Translate from Türkisch to Englisch
Dan'ın Linda ile duygusuz bir ilişkisi vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Ailesi onun onunla olan ilişkisi onaylamadı.
Translate from Türkisch to Englisch
Bu çok kötü bir aşk ilişkisi.
Translate from Türkisch to Englisch
Hislerime en iyi tercüman olan hal sevgi-nefret ilişkisi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom, Mary'yle bir ilişkisi olduğunu yalanladı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un Mary'yle yakın ilişkisi vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un ve Mary'nin ilişkisi kötüleşmeye devam etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun, kız kardeşiyle çok oynak bir ilişkisi vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Onların ilişkisi platonik mi?
Translate from Türkisch to Englisch
Biz Tom ve Mary'nin ilişkisi hakkında konuştuk.
Translate from Türkisch to Englisch
Meryem ile Selime'nin yancılık üzerine kurulu bir ilişkisi var.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun hizmetçilerinden ikisi ile homoseksüel ilişkisi olduğu söyleniyor.
Translate from Türkisch to Englisch
Onların ilişkisi ivme kazanmaya başladı.
Translate from Türkisch to Englisch
O, onun bir ilişkisi olduğunu biliyordu.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve Miriam'ın ilişkisi sıkıntı yaşıyor gibi görünüyor ama biz gerçekten onların halledeceklerini umuyoruz.
Translate from Türkisch to Englisch
Dan'in Linda ile çok fırtınalı bir ilişkisi vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Dan, Linda ile olan ilişkisi hakkında konuştu.
Translate from Türkisch to Englisch
Dan bir ilişkisi olduğunu Linda'ya itiraf etti.
Translate from Türkisch to Englisch
Başkanın on yıldır örgüt ile ilişkisi vardır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un, babası ile çok zor bir ilişkisi vardır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un, babası ile uzak bir ilişkisi vardır.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun çok mutsuz bir ilişkisi vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
O aşk ilişkisi bir aile sırrıdır.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom ve Mary'nin çok iyi bir ilişkisi var.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un Mary ile ilişkisi onun en iyi arkadaşı ile yattığı andan itibaren mahkum edildi.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un bir ilişkisi vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Mary Tom'un gizli ilişkisi hakkında öğrendi.
Translate from Türkisch to Englisch
Onun konu ile hiçbir ilişkisi yok.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un evlilik dışı bir ilişkisi vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Tom'un karısının evlilik dışı bir ilişkisi vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Fadıl ve Leyla'nın çok yoğun bir ilişkisi vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Fadıl'ın baldızı ile bir ilişkisi vardı.
Translate from Türkisch to Englisch
Fadıl ve Leyla'nın yasadışı bir ilişkisi vardı.
Fadıl'ın Layla adında genç bir kızla uygunsuz ve yasadışı bir ilişkisi vardı.
Fadıl'ın Leyla'yla olan ilişkisi uzun süre gizli kalmayacak.
Fadıl'ın yedi yıldır Leyla ile ilişkisi vardı.
Tom'un annesiyle çok yakın ilişkisi var.
Mary'nin doğa ile güçlü bir ilişkisi vardır.
Leyla'nın Sami ile olan ilişkisi onun evliliğine mal oldu.
Sami'nin Leyla'yla olan ilişkisi karısının kulaklarına ulaştı.
"Baba." "Evet canım." "Sanırım annem ... Sanırım annemin bir ilişkisi var."
Sami'nin, sekreteri ile ilişkisi vardı.
Sami'nin yasak ilişkisi patladı.
Sami ve Leyla'nın mutlu bir ilişkisi vardı.
Sami'nin Leyla'yla olan kötü ilişkisi ona yük oluyordu.
Sami'nin Leyla'yla olan kötü ilişkisi ona dert oluyordu.
Babanın bu fahişe ile ilişkisi var.
Sami karısının bir ilişkisi olduğunu keşfetti.
Sami, karısının evli bir erkekle ilişkisi olduğunu biliyordu.
Sami'nin Leyla ile uzun zamanlı bir ilişkisi vardı.
Sami ve Leyla'nın aşk ilişkisi bir sır olarak kaldı.
Sami ve Leyla'nın ilişkisi romantikleşti.
Sami, Leyla'nın Ferit ile bir ilişkisi olduğuna inanıyordu.
Sami, Leyla ile ilişkisi olduğunu sürekli olarak reddetti.
Sami ve Leyla'nın yoğun bir ilişkisi vardı.
Sami çevrimiçi bir aşk ilişkisi yaşadı.
Sami'nin online bir aşk ilişkisi vardı.
Sami'nin ilişkisi düşündüğü kadar gizli değildi.
Sami ve Leyla'nın ilişkisi uzun, mutlu ve başarılıydı.
Sami'nin bir çocukla sonuçlanan bir ilişkisi vardı.
Sami'nin kendi kızı ile ensest ilişkisi vardı.
Sami'nin, ailesiyle iyi bir ilişkisi vardı.
Sami, Leyla'yı bir ilişkisi olmakla suçladı.
Sami, insanlara Leyla ile romantik bir ilişkisi olduğunu anlatıyordu.
Sami ve Leyla'nın çok kararsız bir ilişkisi vardı.
Sami'nin ilişkisi bitti.
Sami'nin o ilişkisi yoktu.
Tom ve Mary'nin tuhaf bir ilişkisi var.
Hiç uzun mesafe ilişkisi yaşadın mı?
Mary, Tom’un sekreteriyle bir ilişkisi olduğunu keşfetti.
Sami ve Leyla'nın istikrarlı bir ilişkisi vardı.
Karl, Rima ile olan ilişkisi hakkında bir hikaye yazmaya başladı.
Janos ve Martha'nın hiç sıcak bir ilişkisi olmadı.